Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 1,328
» Son Üye Florist
» Toplam Konular 952
» Toplam Yorumlar 6,001

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 54 aktif kullanıcı var.
» (0 Üye - 51 Ziyaretçi)
Baidu, Bing, Google

Son Yazılanlar
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
07-10-2026, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 205
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,781
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,627
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 486
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 955
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 249
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 389
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,242
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 488
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 534
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,961
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 289
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 299
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,961

 
  Özel Silah Resimleri
Yazar: ceycey - 22-03-2024, 22:55 - Forum: Galeri - Yorum (6)

Arkadaşlar, bu konuda çektiğimiz güzel silah resimlerini ya da internetten beğendiğimiz resimleri paylaşalım.
Arada sırada bu bölüme baktığımızda, gözümüz gönlümüz açılsın.

[Resim: tpk3w2y.jpg]


[Resim: ne8et6t.jpg]

Bu konuyu yazdır

  KENDİ FİŞEĞİMİZİ DOLDURMALIMIYIZ?
Yazar: Sabri - 21-03-2024, 22:59 - Forum: Mühimmat - Yorum (13)

Eski forumda bu konuyu Sn. Ahmet Özalp açmıştı. Bu kez ben konuyu tazelemek istedim. Tabii ki yivli fişekten söz edemiyoruz. Elin gavuru şakır şakır envai çeşit yivli fişek basarken bize YASSAH!
 
Fişek fiyatlarının alabildiğince uçtuğu bu dönemde, belki ilginizi çeker. Ekonomik boyutuna da elbette değineceğiz.
 
Kendi Yivsiz fişeğimizi doldurmamızın en önemli avantajı, ne olduğunu, nasıl etki yapacağını bildiğimiz TUTARLI ve İSABETLİ fişek elde etmek. Fişek doldurma işi aslında ciddiye alınması gereken, kurallara uyulmazsa tehlike yaratabilecek ama keyifli bir iş. Dolum işi biraz bilgi, biraz ilgi ve daha sonrası için tecrübe istiyor. Özellikle barut ile uğraşırken çok dikkat etmek gerekli. Barut miktarlarında tavsiye edilen dışında, denenmemiş miktarları kullanmak hayati risk taşır.  Dolum yapılacak ortamda ateş, kıvılcım yaratacak bir cihaz olmamalı. Havalandırması iyi ama hassas tartım yaparken rüzgâr da olmamalı. Dolum yaparken konsantrasyonumuzu bozacak şeyler de ortamda bulunmamalı.
 
Elbette dolum işine başlarken temel bazı malzeme ihtiyaçlarımız var. Dolum malzemeleri dışında, barut ölçü kaşığı, hassas terazi, kovan kapsül çıkartma, takma, yeniden çap ayarlama cihazları, kovan kıvırma aletlerine ihtiyaç var. Bunların türlü çeşitlisi piyasada mevcut. Biraz araştırma ile temin edilebilir.

[Resim: IMG-9528.jpg]

Ben dolum makinası olarak 7-8 yıl önce Almanyadan bir Lee Load All amıştım. Kendi dolumunuzu yaptığınızda, fişeklerinizi değerlendirmek için bir Kronograf’da almak iyi olur. O zamanlarda Procrono Digital almıştım. Şimdi bunları almak biraz maliyetli maalesef.
 
Tekrar konumuza dönelim. Kendi fişeğimizi doldurmanın en büyük avantajı tutarlı fişek elde etmek dedik. Tutarlılık rastgele zamanlardaki gözlem sonuçlarının hepsinin birbirine yakın olması hali.. olarak tanımlanabilir.  Yivsiz tek kurşun da olsa tutarlılık durumunda ayni fiziksel ve balistik koşullarda atılan her kurşunun aynı noktayı vurması gerekir.
 
Bir yivsiz tüfek fişeğinin hedefte hep aynı noktayı vurması için "Namlu Çıkış Hızı" nın tutarlı olması gerekir.  10 fps (3 m/s) den fazla namlu çıkış hızı farkı, hedefte değişik noktayı vurmaya sebep olacaktır.

Yivsiz tüfekte tek kurşunun tutarlılığı iç ve dış balistik etkenlere bağlıdır. İç balistik değişkenler kapsül (kapsül-barut uyumu= kapsül türü değişince farklılık yaratır), barut (hızlı veya yavaş yanışlı), tapa, tek kurşun türü ve ağırlığı, kıvırma türü ve miktarı iç balistiği ilgilendiren değişkenlerdir. Kendi dolumlarımızda bunları ayarlama imkanımız var. Tüm bu değişkenler namlu çıkış hızını etkiler.  Kurşun ağırlığındaki 1 grain (0,06 gram) ve barut miktarındaki 0,6 grain (0,03 gram) üzeri değişkenlik atım yatağı basıncı ve bununla bağlantılı namlu çıkış hızını değiştirir.

Fabrika dolumlarında barut volümetrik olarak doldurulur. El dolumun da ise hassas terazi ile ölçme imkânımız var. Kaliteli fabrika dolumlarında bile namlu çıkış hızlarında 20 fps (6 m/s) fark vardır. El dolumlarında 15 fps (4 m/s) altında bir farka kadar düşürülebilme imkanı vardır. Namlu çıkış hızlarında ne kadar az fark ve standart sapma varsa fişek o kadar isabetli olacaktır. Namlu çıkış hızlarındaki fark hedefe isabette düşey eksende farklı vurmaya neden olur. Atım yatağı basıncındaki değişkenlikler namlu salınımını değiştirerek hedefte hem düşey, hem de yatay eksende farklı vuruşlara sebep olur.

 
Namlu çıkış hızındaki değişiklikler vertikal (düşey) eksende farklılık yaratırlar:

[Resim: Hedef-dag-l-m.png]

Yukarıdaki resimde aralarında 40 ar fps farklı çıkış hızlarındaki tek kurşunların balistik eğrileri çizildiğinde 36,5 metrede  hedef üzerindeki vuruş noktalarını işaretledim. En yüksek ile en düşük namlu çıkış hızları arasında 120 fps farka rağmen vuruş noktalarının 3-4  cm’lik bir alanda üst üste dizildikleri görülüyor.  Gerçek atışlarda bu farkın daha fazla olduğunu görüyoruz. Tek sorun namlu çıkış hızı farkı değildir..
 
Piyasadan aldığım bir fişek kutusundan rastgele örnekler alıp kesip barut ve çekirdek ağırlıklarını tarttım:

[Resim: Resim1.png]

Barut miktarları arasında 60 miligram, kurşun ağırlıkları arasında ise 550 (beşyüzelli) miligram fark var. Daha fazla fişek kessem bu farkların artacağını düşünüyorum. Bu ciddi farklar hedefte dağınık bir grupmana sebep olacaktır. Bu sadece namlu çıkış hızındaki farklılıktan olmayacaktır.

Ağırlık değişince Atım yatağı basıncı değişir. Yük arttıkça basınç da artar. Yukarıda söz ettiğim gibi farklı basınç ve namlu çıkış hızı farklı namlu şahlanması yaratır. Bunun yanı sıra farklı basınçlar namludaki titreşimi farklı frekansta yaratacağından, namlu salınımının farklı anlarında çıkan mermiler vuruş noktalarının farklılaşmasına neden olur.

 
Yivsiz av tüfeği fişeği bir sistemdir. Kovan, kapsül, barut, tapa, yük, kıvırma her biri hem atım yatağı basıncı, hem namlu çıkış hızı üzerine etkilidir. Kendi dolumlarınızda tecrübeniz arttıkça her biri için modifikasyon yaparak uyumlu ve tutarlı bir fişek elde edebilirsiniz.
 
Piyasadaki fişekler yukarıda açıkladığım nedenlerle ayni kutuda bile biri birinin tıpa tıp aynısı değil. Üstelik çoğu fişek kutusunda ne içindeki barut cinsi, ne test namlusu çıkış hızı yazmaz.
Örneği standart bir hazır fişek, çok soğuk bir havada ava gittiğinizde pufff diye sizi ortada bırakabilir. Oysaki fişeği kendiniz hazırlasanız hava şartlarına göre fişeğinizin barut cinsini ve miktarını ayarlama imkanınız var.
 
Diyelim ki trap ya da skeet atıcısısınız. Düşük geri tepmeli (Low recoil) diye satılan subsonik fişekler, daha uzun namlu boylu tüfek kulandığınızda transsonik olup grubu dağıtabilir, başarınızı ciddi düşürür. Diyelim ki 48 cm namlu tüfeğiniz için hazırladığınız subsonik fişek, 61 cm namlulu tüfekte transsonik, 71 namlulu tüfeğinizde süpersonik namlu çıkış hızı yaratacaktır. Bu da isabet ve grupmanı cidden etkiler.  Kendi dolumunuzu yapıyorsanız barut miktarını ayarlayarak, tüfeğinize uygun bir namlu çıkış hızı yakalayabilirsiniz.
 
“Her tüfeğin sevdiği bir fişek vardır” diye bir söz var. Evet, her tüfeğin namlu boyu ve namlu et kalınlığına göre bir namlu salınımı (harmonic) var. Diyelim ki tek kurşun atıyorsunuz. Fişeğinizin basınç ve namlu çıkış hızı bu salınımda ortadan çıkışı sağlıyorsa isabetli, harmoniğin tepe noktalarında çıkıyorsa dağınık bir grupman elde edeceksiniz demektir. Tüfeğinizin uyumuna göre test ederek size uygun basınç ve çıkış hızını kendi dolumlarınızda yakalayabilirsiniz.
 
“Hız saçmanın düşmanıdır” diye bir söylem var. Kurşun saçma için doğrudur. Örneğin 1200-1350 fps namlu çıkış hızınının üstünde basınçla, daha atım yatağındayken saçmalar ezilerek deforme olacak, balistiği bozularak kötü grupman yapacaktır. Ancak çelik veya tungsten saçmaları, ezilmeden, balistiği bozulmadan daha uzak mesafelere göndermek mümkün, burada barut cinsi ve miktarı farklılaşacaktır.
 
Dolum yaparken denenmiş dolum verilerini kullanmakta, barut miktarlarını hesapsız arttırmamak şarttır. İnternette ulaşılabilecek birçok sitede dolum verileri mevcuttur. Sonuçta kendi dolumlarınızda hassas ölçümlerle piyasadakilerden daha tutarlı fişekler elde edersiniz.
 
KENDİ DOLUMLARIMIZ DAHA MI EKONOMİK?
 
Dolum malzemelerinin pahalanması sadece bizde değil A.B.D de de sorun. Sizin için kendi dolumlarını yapmak ekonomik mi değil mi bir piyasa araştırması yaptım.
 
[Resim: Ekran-Resmi-2024-03-21-20-36-22.png]
(Barut piyasa fiyatları türüne göre yarı kilosu 1600 ile 2700 TL arasında değişiyor)

 
Şimdi bunlar üzerinden bir değerlendirme yapalım:

[Resim: Ekran-Resmi-2024-03-21-20-36-43.png]
Saçma sıkıları bir fişek için ilk dolum yerli piyasa ortalamasının üstünde, mükerrer dolum piyasa ile aynı fiyata geliyor ama yabancı saçma sıkılarının ortalamasından ucuz.

 
Tek kurşun dolumu piyasa ortalamasının altında, en ucuzu ile denk. Yabancı fişeklere göre olukça ucuz.
 
Eğer hurda kurşundan kendi tek kurşun, gülle, şevrotin döküyorsanız o zaman fişek başına düşen maaliyet cidden düşüyor. Elimde eskiden kalma 1000-1500 fişek dolduracak malzeme var. Yani eskileriniz varsa, maliyet neredeyse bedava…
 
[Resim: Ekran-Resmi-2024-03-21-20-49-05.png]

Bence iyi dolumlar yapıyorsanız, maliyetten çok; kaliteli, tutarlı, isabetli fişek elde etmek ve hobi olarak verdiği keyif daha önemli.
 

Bu konuyu yazdır

  Gunskins
Yazar: Achilles - 21-03-2024, 19:20 - Forum: Aksesuarlar - Yorum Yok

İnternette dolaşırken karşıma çıkdı,bende merak edip sipariş ettim,malesef  henüz vakit bulup uygulayamadım,ama mantık çok hoşuma gitti,sıradan silahlarınız bu stickerlar ile bambaşka hale getirebiliyorsunuz ,hatta sonra sıkılıp söküp başka bir sticker kullanabilirsiniz,yasal olarak bu stickerlar için bir manide yok,fakat sitede bence ürün yalpazesi az,çok farklı modeller denenebilir,hatta Türkiye de de bu iş yapılabilir bir ara niyetlenmişdimde,site linkini aşağıya bırakıyorum,ilgilenen forumdaşlar olursa bakabilirler, Türkiye gönderimleri tuzluda olsa mevcuttur.
Saygılarımla
www.gunskins.com

Bu konuyu yazdır

  Sig P210 Legend Tanıtımı
Yazar: ceycey - 21-03-2024, 02:18 - Forum: SIG Sauer - Yorum (6)

2013 Yılı başında yaptığım eski usul bir paylaşım.

Sig P210 Legend Tanıtımı:

2005 yılından beri aradığım tabancaya sonunda kavuştum. İsviçre’de yapılmış klasik bir Sig P210 için çok para istendiğinden, fiyatı uygun olanların ise yıpranmış olmaları nedeniyle bugüne kadar alamamıştım.

Sig P210’un  Almanya’da “Sig P210 Legend” adıyla tekrar üretime başlamasından sonra, bu tabancalar permi ile ülkemizde de satılmaya başladılar. Fiyatları 7.500-10.000 Dolar arasında değişiyor. Ayarlı gezli versiyonu ayarsızından 1.000 Dolar daha pahalıya satılıyor.

Forum arkadaşımız Bekçihurşit’in tabancasını almak bana kısmetmiş. Kendisi 2011 Temmuz ayında almış ve tabancaya çok iyi bakmış.100 Civarında atış yapılmış. Hiç kullanılmamış gibi.

Resimlerde görüleceği üzere, tabanca büyük değil. BHP’den biraz daha uzun ve biraz daha yüksek.

[Resim: l7ew259.jpg]

[Resim: ebwn0mq.jpg]

Tabancanın sağ tarafında iki kez seri numarası yazılı. Bunlar gövde ve kapakta aynı hizada. Yine gövde ve kapakta aynı hizaya fabrika onay kodu basılmış. Yazılar çok küçük, gösterişli değil. Seri numarası namlunun kovan penceresinden görülen kısmına da yazılmış

[Resim: 7efe7gc.jpg]

Sol tarafta sürgünün namlu ucuna yakın kısmına P210 yazılmış. Baskı kaliteli ve lazerle yazılmamış. En büyük yazı bu.
Tetik korkuluğunun üst tarafına denk gelen sürgü kısmına küçük bir “Sig Sauer” markası basılmış.

[Resim: mgap697.jpg]


Sürgünün  sol arka kısmında çok küçük italik bir “Made İn Germany” yazısı var .Emniyet mandalı klasik yerinde.

[Resim: g265ocq.jpg]

Tabanca ayarsız gezli. Taşıma amacıyla aldığımdan özellikle ayarsız gez istedim. Sürgü tutma çentikleri bence yeterli.

[Resim: 47h81ak.jpg]

Kunduz kuyruğu tabancanın klasikliğini azaltan etkenlerden biri. Ama bence çok gerekli bir parça.
Horoz ısırıklarını ortadan kaldıran yerinde bir değişiklik.

[Resim: rwi5gl5.jpg]

Tetik ve sürgü yakalama-bırakma manivelası beyaz renkte ve klasik şekildeler.

[Resim: cvy48b7.jpg]

Yine horoz da beyaz renkte ve klasik şekilde. Şarjör mandalı tetik korkuluğunun hemen yanında ve emniyet mandalının altında.
Klasik şeklinden farklı bir yerde. Bence yine yerinde ve pratik bir değişiklik olmuş.

[Resim: 9stl0vn.jpg]

Nill Griffe ahşap kabza kapakları takılmış. Tabancanın hatlarına son derecede uyumlu ve mükemmel yapılmış.
Kabzanın arka taraftaki birleşme yerinde en ufak bir seviye farkı yok.
 
[Resim: iubg4oq.jpg]
 
Ahşabın rengi ne çok koyu ne çok açık. İtiraf etmeliyim ki çok beğendim.
 
[Resim: s190srd.jpg]

[Resim: elrbvgj.jpg]

Kovan tahliye penceresi gördüğüm kadarıyla(emin değilim) biraz genişletilmiş gibi. Pencereye denk gelen namlu
kısmında “9mm Para” yazılı ve altında seri numarası basılı.

[Resim: 80mzg8l.jpg]


Sürgü arkası ve horoz bölümünün arkadan görünüşü. Sürgü BHP’nin aksine gövdenin içine giriyor.

[Resim: 4aeop10.jpg]

Bu konuyu yazdır

  Ülkemizde tabancalara verilen isimler
Yazar: blacksea - 21-03-2024, 02:04 - Forum: Genel Silah Sohbetleri - Yorum (14)

Eski forumda yerel silah isimleri ile ilgili eğlenceli bir konu vardı.
 
Mevzu eğlenceli ama benim konuyu açmamdaki maksat ülkemizdeki silah kültürü ile dalga geçmek değil, bu konuda bir rehber oluşturabilmek.
 
Bazı tabancaların ülkemizdeki adlandırmaları bildiğim kadarıyla aşağıdaki şekilde.
Eksiğini, fazlasını hep beraber tamamlayabilirsek en azından elde bir kaynak olur.
 
Walther P38: Gestapo, Göstep, Göztepe. Bizim Karadeniz’de Gestapo nun telaffuzu Göstep olarak kullanılmış, Göstep tanımlaması da İstanbul taraflarında Göztepe’ye evrilmiş olmalı (bunlar benim tahminlerim tabii ki. Ama Göstep ile bahsedilmeye çalışılan mevzunun Gestapo olduğu kesin  Shy ).
 
[Resim: 53599546672_0b60fd4115_o.jpg]
 
Mauser Model 1914: Alaman çıplağı  Rolleyes .
 
[Resim: 53600563887_b208511b4b_o.jpg]

Mauser C96: Kasalı. Kasalı onlu.
 
[Resim: 53599546682_3bdf908c02_o.jpg]
 
Luger P08: Barabelli, Barabilli, Parabellum.
 
[Resim: 53599546662_af040917dd_o.jpg]
 
Browning 1900: Yassı Belçika.
 
[Resim: 53601775764_64bca68eff_o.jpg]

Browning 1903: Büyük Polis. Tuğralı Polis.
 
[Resim: 53599546642_c740bfca69_o.jpg]
 
Browning 1910: Belçika. Kısa Belçika.
 
[Resim: 53599546592_f1bda77916_o.jpg]

Browning 1922: Yüzüklü veya yüksüklü Belçika. Uzun Belçika.
 
[Resim: 53600880355_914fa88e36_o.jpg]
 
Browning HP35: Ondörtlü.
 
[Resim: 53600756999_28118d60c5_o.jpg]
 
Beretta M34: Çerçeveli Baretta.
 
[Resim: 53600417851_70294695a7_o.jpg]
 
Beretta M70 veya M71: Düğmeli Baretta.
 
[Resim: 53600880310_7e39003140_o.jpg]
 
CZ 75: Çek onaltılı.
 
[Resim: 53600756979_c0837e15c6_o.jpg]
 
Smith & Wesson 5906: Jarjörlü Simit.
 
[Resim: 53600947555_dbc0f29cbe_o.jpg]
 
Unique Model 66: Fransız onlusu (açık).
Unique Model 51: Fransız onlusu (kapalı).
 
[Resim: 53601850849_95c9f1e7d5_o.jpg]
 
Colt 1911: Golt.

Sig Sauer: Zigzaver.

CZ Mod 50 & Mod 70: Çek Vizör.
 
Adı, modeli bilinmeyen veya telaffuzu zor gelen ya da yapma tabancaların genel adı: 7.65.
 
Saygılar
 
blacksea

Bu konuyu yazdır

Lightbulb Polimer tabancanın temizliği nasıl yapılır? Çelikten farklı mıdır?
Yazar: AliGalip - 19-03-2024, 22:54 - Forum: Bakım-Onarım - Yorum (17)

Selamlar, polimer tabancaların hangi sıklıkta ve hangi temizleme araçları ile temizlenip, yağlanması gerektiğine dair akıllarda bir kaç soru var. Bunu buradan sorarak, polimer silahı olanların veya alacak olanların bilgilerinden yararlanıp; bilgilenmelerine vesile olabiliriz. 

1- Polimer silahın atış sonrası temizliğinde BALATA TEMİZLEYİCİ mi, WD-40 mı, GAZ YAĞI mı yoksa bir başka temizleyici mi kullanılmalı? Bunlardan polimere zarar verebilecek olan var mı?

2 - Namlu temizliğini TEL harbi ile yapmak, çelik de olsa namlu içine zarar verir mi?

3 - Tabanca atıştan sonra en geç ne kadar bir süreye kadar temizlenmeli?

Bu konuyu yazdır

  GLOCK 19 Gen4 ve GLOCK 21 Gen4
Yazar: blacksea - 19-03-2024, 18:22 - Forum: Silah Karşılaştırmaları - Yorum (1)

2024
 
17.02.2014 tarihli eski bir yazım…
 
GLOCK 19 Gen4 ve GLOCK 21 Gen4
 
Bir tanesi  compact diğeri tam boy olan iki tabanca aynı sınıfta yer almasalar da yan yana fotoğraflarının enteresan olabileceğini düşündüm.
 
G19 Gen4: 9x19 kalibre, 174 mm boyunda, 127 mm yüksekliğinde, boş ağrılığı 595 gr, namlu boyu 102 mm olan bir tabanca. Standart şarjör kapasitesi 15 mermi.
 
G21 Gen4: .45 ACP kalibre, 193 mm boyunda, 139 mm yüksekliğinde, boş ağırlığı 745 gr, namlu boyu 117 mm olan bir tabanca. Şarjör kapasitesi 13 mermi.
 
[Resim: 53597671638_38d5d435bd_o.jpg]
 
Her ne kadar resimlerde pek belli olmuyor ise de; G19'un tetiği tırtıklı, G21'in tetik önü düz yapıda.
 
[Resim: 53597789399_d880753f59_o.jpg]
 
[Resim: 53597789389_f557690021_o.jpg]
 
Şarjör çıkartıldığında G19 güdük kabzesi nedeniyle görüntüden kaybediyor.

G19'un resimde görülen sürgü salma manivelası, gene orjinal olan ve extended denilen uzatılmış versiyonu ile değiştirilmiştir. Aynı değişimin G21 de de yapılmasında fayda olabilir, zira G21 Gen4'de son mermiden sonra sürgü geride kilitlendikten sonra, sürgüyü manivela ile salmak epey zor oluyor.

 
[Resim: 53597461406_814b4bcbf6_o.jpg]

[Resim: 53597789384_61a6be47c1_o.jpg]
 
SÜRGÜLER:
 
[Resim: 53597918110_bcca3a0548_o.jpg]
 
[Resim: 53597789409_882986e9d6_o.jpg]
 
[Resim: 53597671693_3f1b01c25e_o.jpg]
 
[Resim: 53596582667_23a310b2f7_o.jpg]
 
[Resim: 53597671613_4e2de1984a_o.jpg]
 
Tespit edebildiğim kadarıyla sürgüdeki ortak parçalar; iğne sabitleme plastik kelepçeleri, iğnenin içinde çalıştığı gömme plastik gömlek, plastik iğne taşıyıcı, iğne yayı, tırnak yayı, parça sabitleme plakası.
 
[Resim: 53596582617_b2a3ea0eb4_o.jpg]
 
G19 gezi 6,5 mm (sağda), G21 gezi 6,9 mm.
 
[Resim: 53597918010_ebeae91ccc_o.jpg]
 
İrca yayı markalama işaretleri.
Sağda G19 Gen4 (0-4-3) yayı. Solda G21 Gen4 (0-7-2) yayı:
 
[Resim: 53597789349_91f7e0dac7_o.jpg]

Bu konuyu yazdır

  Yivsiz Tüfeklerde Kaşık ve dolum sistemi
Yazar: Sabri - 19-03-2024, 10:22 - Forum: Genel Konular - Yorum (1)

Saim Alper Erdem üstad'tan alıntıdır

KAŞIK

Tüm alemi saran bu sıkıntılı günlerde tüfek sahiplerin vaktini değerlendirebilecek bazı paylaşımların faydalı olacağını sanıyorum.

Fişeği hazneden alıp atım yatağı hizasına yükselten, bizim "Kaşık" dediğimiz maniveladan başlayalım...

Bu kaşık genelde tetik grubuna bağlı, önde uzanan boylu bir kepçe gibidir ve kendini sürekli kapanmaya zorlayan bir yayın cebri altındadır. Umumiyetle arka kısmında bizim "Atbaşı" yabancıların "İtbaşı" dedikleri bir ikinci levyeyle bağlantı halindedir... Ekseriyetle
atbaşının arkasına konulmuş bir yay hem onu hem de kaşığı ileri, kapanma yönüne iter... Mekanizmanın arkaya hareketi belli bir safhasından sonra söylenen yayın itişi sadece atbaşına münhasır kalır.

[Resim: Ekran-Resmi-2024-03-19-09-12-54.png]

Atbaşının üst ön kısmı, mekanizmanın geri konumunda içine oturacağı bir yuvaya  uyacak çıkıntıyı ve arkasında mahmuz  gibi uzantıyı taşır... Her iki uç, mekanizma altıyla onun  belirli bir geri hareketinden sonra devamlı sürtünme halindedir ve güçlü irca yaylı gazlı tüfeklerde bir mahzur olmasa da, zayıf yaylı kinetik türlerde bu, çalışmayı etkileyen önemli bir faktördür. Atbaşını iten yay gücü ona göre belirlenmelidir.

Atbaşı, küçük boyuna rağmen tüfek çalışmasında büyük ölçüde etkilidir... Bir kere yerinde çok az toleranslarla ancak büyük alanda hareket zorunluğundadır ve bu devinimi sırasında özellikle yandan gövdeyle teması ya hiç ya da minimum ölçüde olmalıdır. Kötü temas,
kaşığın aşağı yukarı seyahatini yavaşlatarak kendini belli eder... Böyle durumlarda yapılacak olan, tetik grubunu söküp, küçük taşlama aletiyle yandan atbaşını biraz traşlamaktır. Tabii ehil ellerde...

Öte yandan atbaşının yüksekliği, mekanizmanın ne kadar geride duracağının belirleyicisidir. İstenen, onun mümkün olduğunca en arkada tutulup fişeğin yükselmesi ve atım yatağı hizasına sağlıkla ulaşması için gerekli zamanı sağlaması ise de aşağı hareketinde alt kısmının
tetik grubu tabanıyla teması olgusu her zaman bu rahatlığı vermez. İyi yapılmış ölçülü, standart parçalarla bu bir sorun değildir. Ancak, her bir parçanın eğeyle yontularak tüfeğe uydurulduğu imalat türünde başlangıçta olmasa da silah kirlendikçe problem yaratır. Filvaki,
periyodik bakımı ihmal edilmiş iyi markalarda dahi aynı sorun ilerleyen zamanda ortaya çıkabilir.

İyi bir temizlik ve bakım, çoğu problemin en uygun çözümüdür...

Kaşık, işlevini tüfeğin sağı veya solunda mekanizma salma düğmesini taşıyan içteki "Şarjör mandalı" ile yürütür... Bu mandalın arka kısmı taşıdığı yay zoruyla içe dönerek kaşığın yukarı hareket yolunu kapatırken ön kısmı tamamen gövde yan duvarına gömülerek hazne
çıkışını açar ve eğer varsa, bir fişeğin kaşık üzerine itilişini sağlar... Fişek yoksa, şarjör mandalının arka kısmı kaşığın üst hareketine izin vermeyeceğnden ve de atbaşı mekanizma altındaki yerini terk etmeyeceğinden mekanizma arkada takılı kalır. Aslında mekanizmanın
geride tutulmuş hali fişek olsa da gerçekleşecektir ancak, hızla kaşık üzerine itilen fişeğin tablası şarjör mandalının içe dönen arka ucuna çarpıp onu kaşık üst hareketine açacağından, sıkışık irca yayı tarafından öne zorlanan mekanizma ileri giderken atbaşının arkadaki
takılma ucunu da sürükleyip onunla bağlantılı arka uzantısı merkezli bir rotasyonla aşağı, salma yönüne ittiğinden kaşığı yükselterek
üzerindeki fişeği  sürüp atım yatağını yükler...

Şimdi...

Ülkemizde halen imal edilen tüfeklerde üç tür hazneden atım yatağına yükleme vardır...

Armsan, Akkar gibi markalarda şarjör mandalı, bir üst uzantısı vasıtasıyla mekanizma kızağı kollarından biriyle sürekli temas halindedir ve onun geri hareketinde bu uzantı yayı vasıtasıyla önden dışarı döndürerek şarjör mandalının hazne cıkışını açmasına ve bir fişeğin
kaşık üzerine salınmasına otomatik olarak izin verir... Tamamı gazlı olan güçlü irca yaylı bu modellerde mandal ve mekanizmanın devamlı sürtünme hali önemli bir mahzur değildir. Ancak kinetik türlerde, kullanılan zayıf irca yayı nedeniyle tatbik edilemez... Bu tüfeklerde hazneye atım yatağına  dolum her zaman ve hiç bir mandal, pim etkinleştirilmeden yapılabilir.

Benelli yapılanmasına sadık kalan Stoeger, şimdiki Huğlu ve benzer markalarda, tetik grubu yanında yer alan bir mandal, horozun inik halinde yayının kovanı itişiyle aşağı hareket eden, horoz kurulduğunda kendi yayıyla yukarı devinimle şarjör mandalının kaşık yoluna
çıkacak ucunun önüne geçerek şarjör mandalını kaşık yukarı hareketine izin verecek, ancak şarjör çıkışını da yeterince kapalı tutacak şekilde onun devinimini sınırlar. Bu özellik sadece horozun kurulu haline has olduğundan ve de düşen horozla şarjör mandalının kaşık
tutma işlevi açılacağından horoz kurulu olmadan hazneye dolum yapılamaz.  Kinetik tüfekler için geliştirilen bu düzenek bizde bazı gazlı örneklerde de kullanılmıştır.

Beretta 1200 klonu tetik grubu ve Benelli M3 benzeri irca yayı şarjör borusu etrafında konumlu hem gazlı hem kinetik diğer bütün tek pimle gövdeye tespitli tetik grubu taşıyan markalarda, horoz inik durumda onun alt önündeki bir çıkıntıyla içeri itilen, kurulu olduğu
zaman kendi yayıyla ileri çıkan tetik grubu ön ucunda konumlu bir basit pim, şarjör mandalının kaşık tutma halini, kaşığın en alttan biraz yukarıda durumuyla engeller. Zira bu vaziyette şarjör mandalının arka ucunun içeri devinimi, dayandığı kaşık yan duvarı blokajıyla, daha içe, onu tutacak seviyeden menedilmektedir. Akdaş da böyle bir yapılanmadadır.  Ve lakin, bir şekilde paslanıp kirlenerek veya yayı zayıflayarak ileri hareketini çıkartamayan fişek salma pimi hazneden atım yatağına yüklemeyi engellemez. Tüfek, şarjördeki tüm fişekler
bitinceye kadar normal çalışmasını sürdürerek sonunda mekanizmayı geride takılı bırakır.  Salma düğmesi mekanizmayı serbest bırakır ancak, hazneye yükleme yapılamaz... Bunun için salma düğmesine sürekli basıp  kaşığı içeride tutarak tüm fişekleri şarjöre sürmek
gerekir... Kaşığın bırakılmasıyla bir fişek hemen üzerine düşer ve mekanizma geri ileri hareketiyle atım yatağına yüklenebilir...

Son iki besleme şeklinin ilkinde horoz yayı kovanı, ikincisinde horozun alt çıkıntısı hemen hemen aynı güçle kaşığın hazne açma görevini sağlama işlevindedirler... Birinin diğerine vuruşun gücünü azaltma yönünde bir farklılığı yoktur. Filvaki, hemen hemen yayın açılma son
safhasında vukubulan böyle bir blokajın olumsuz etkisini belirten vukuat da mevcut değildir.
 
Kişiler kendini eğiterek zorluk gibi görünen engelleri aşabilirler. Öte yandan mekanik alternatifler de tercihe bağlıdır.  Uygun olan, herkese, her zevke karşılïk veren yaklaşımları ayrı ayrı sunabilmek.

Bakın Ruslar, bildiğimiz Benelli ve benzeri tüfeklerde sistemin -onlara göre -yavaşlığını  aşmak için nasıl bir uygulama yapıyorlar;

- Mekanizma salma düğmesine basarak kaşığı içeri itip bir elleriyle itili olarak tutuyorlar,

- O vaziyette fişeklerin tamamını şarjöre sürüyorlar,

- Kaşığı bırakıyorlar, bir fişek hazneden onun üzerine düşüyor...

- İstedikleri zaman sadece kurma kolunu çekip bırakarak fişeği atım yatağına sürüyorlar...

Bu kolaylığı sağlayan bir mekanik düzen olsa onu tercih edecekler, yani talep var.

Öte taraftan, Benelli otomatik şarjör kesme devresi iki el kullanımını gerektiriyor ve taktikal kullanımda bu, çoğu kişi için bir dezavantaj.

Bu konuyu yazdır

  ATIŞLARDA GÖZ KORUMASININ ÖNEMİ
Yazar: Sabri - 19-03-2024, 09:27 - Forum: Genel Silah Sohbetleri - Yorum (1)

Hiç şüphe yok ki silah atışları esnasında yaşamımızın en önemli hediyesi gözlerimizin, görmemizin korunması çok önemlidir. Atışlar esnasında gözlerimizin korunması, beklenmeyen kazaların ne zaman olacağının bilinmemesi ve geri dönüşü olmayan sonuçları nedeniyle olmazsa olmaz şartlardan biridir. Atış gözlükleri fırlayan metal parçacıkları, gazlar ve tozlardan gözlerimizi koruyacaktır. Atışa başlamadan önce mutlaka kulaklık ve gözlüklerimiz takılı olmalıdır.

[Resim: VS-top-main-banner-Sunglasses-Department...lasses.jpg]

Sadece bir atış gözlüğü alıp, kazalardan yeterli koruma sağlamasını beklemek  yanlış olur.  Üç şey atış gözlüğünü etkili kılar:

Balistik (Fiziksel darbe koruması)
Elementler (Çevresel faktörlerden koruması)
Duruş ve Konfor (Yeterli bir kapsama)

FİZİKSEL (BALİSTİK) KORUMA
Atış esnasında fırlayabilecek künt veya keskin,  sert veya parçalı ve yüksek hızlı cisimlerin çarpmasından koruyacak şekil ve dayanıklılıkta olması gereklidir. Etkili bir koruma gözlüğü yaralanmayı ortadan kaldıracak ya da en asgariye indirecek standartlarda olmalıdır. Aşağıda bu standartları okuyabilirsiniz

ÇEVRESEL KORUNMA
Atış gözlüğü sadece gözlerin balistik korumasından öte, gündüz aşırı güneş ışığı ve UV ışınlarından da korunma sağlamalıdır. Gözü olduğu kadar göz çevresini de kapsamalıdır. Hatta kapalı poligon gibi ortamlarda toz parçacıklarından, beklenmeyen barut artıklarından ve hatta göze fışkırabilecek sıvı atıklarından koruma sağlamalıdır. 

DURUŞ ve KONFOR
Atış gözlüğünün yeterli koruma sağlayacak kadar yüzü kapsaması, koşma, atlama, sürünme, dönme hareketlerinde yüzden çıkmaması gerekir. Aşırı sıkı olması da rahatsızlık ve cild tahrişlerine neden olabilir. Silahın çapına göre geri tepmesi esnasında, yüze iyi oturması ve çıkmaması gerekir.

GÖZ KORUMA STANDARTLARI
Balistik göz korunması şüphesiz ki koruyucu gözlük alırken en önemli konudur. Koruyuculuğu için belirlenmiş standartlar mevcuttur. Atış gözlüğü alırken bu standartlardan birine sahip olup olmadığını incelememiz gerekir:

. S. MİL-PRF-31013 (Askeri Balistik Standart)
. ANSI Z87.1-2010 (AMerikan Sivil Standartları)
. EN 166, 169, 170 ve 172 (Avrupa Standartları)

Bir çok kullanıcı ANZI ve EN standartlarına bakarken, en yüksek koruma standartları Askeri standartlardır.

Bu standartların nasıl test edildiğini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz:



ANSI Z87.1 STANDARTLARI
Bu standarttaki gözlükler toz parçacıkları, buğulanma, optik radyasyon, sıvı sıçramalarına karşı test edilmiş olup çarpma testleri uygulanmamıştır. Yani atış gözlüğü olarak koruyucu değildir. Çarpma testleri uygulanmış ise Z87+ olarak gösterilmektedir. Satın alırken buna dikkat etmek gerekir

Amerikan Ordu Standartı MIL-PRF-31013
Amerikan askeri standartlarını minimum tutturabilmek için 5.8 grain, 0.15 kalibre T37 şekilli, 639 ve 661 fps hızdaki bir cismin gözlüğü delmemesi gerekir. Buna ilave olarak UV ışınları ve güneş ışınlarına karşı korunma da sağlamalıdır. Ayrıca yüze iyi oturması kimyasallara karşıda değişik ısı ve rutubet derecelerinde koruyucu olmalıdır.  Yani Amerikan malı bir gözlük alıyorsanız bakmanız gereken Ordu standartlarına uygun olup olmadığıdır.

EN166 STANDARTLARI
Avrupada üretilen gözlükler için belirlenmiş bir standarttır. EN166 standartı bi r atış gözlüğününü yeterli bir kapsama ve koruma sağladığını gösteren yüksek bir standarttır. EN166 standart testlerinde 0,86 gram , 6 mm çelik bilye, 190 m/s hızla çarptırıldığında delinme olmaması şekllnde test edilir.  Düşük, orta , yüksek enerji sevilerinde testlerde En yüksek koruma seviyesinde ayrıca "A" harfi eklenir. 

ATIŞ GÖZLÜĞÜ ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

. Yüzünüze rahatsız etmeyecek şekilde oturması
. Burun parçasının darbe koruyacak kalınlıkta ama yumuşak kaplaması olması
. Ani hareketlerde ve geri tepme ile yerinden oynamaması
. UV korumasının olması
. EN ÖNEMLİSİ MIL-PRF-31013 veya EN standartlarında darbe koruyucu özelliklerde olması gerekir.

Bu konuyu yazdır

  Browning HP 7.65 x 21 (.30 luger)
Yazar: alpSaral - 18-03-2024, 17:17 - Forum: Browning/FN - Yorum (1)

Alıntı:Eski TT forumda son açtığım konu bu idi. Bundan sonra açtığım konu çok uzun ve detaylı bir inceleme idi, taslaklarda beklerken forum kapanmış oldu.

Browning HP (BHP) MKI,MKII ve MKIII varyasyonlarını biliyoruz. Biz de umumen 9x19 çapları bulunmakla birlikte özellikle ABD'de .40 S&W kalibre olarak da yaygındır.

Ancak kısa bir süreliğine 7.65 parabellum şeklinde bildiğimiz (kovan çapı 9mm çekirdek çapı 7.65 olan genelde lugerlerin kullandığı bir mermi) mermi atan bir versiyonu da yapılmış. Bunu daha öncelerden görmüş ancak üzerinde durmamıştım tesadüfen bu akşam bir yabancı satış sitesinde görünce internetten resimlerini toplayarak buradan paylaşmayı uygun gördüm, Sn.Lupus üstadın bu kadar katkı yaptığı BHP arşivinde bu eksik kalmasın istedim Smile

Böylelikle şu bilgiyi doğrulayabiliriz. Browning HP tarihi boyunca 9*19 - 7,65*21 - 9*21 - .40 S&W şeklinde 4 farklı çapta üretim yapmıştır.

Öncelikle bilmeyenler için mermiyi gösterelim, MKE'de bu fişek satılmaktadır ve sanırım bunu dünyada Fiochiden başka üretende yok(!)
[Resim: 7-65para.jpg]

Namlusuna yakından bakalım. Gördüğünüz gibi namlu MKIII öncesi tipindedir.
[Resim: wm-2017375-1.jpg]

Namlu üzerinde balığımız, sineğimiz mebzûl miktarda bulunmaktadır.
[Resim: wm-2017374-1.jpg]

Paket içeriği
[Resim: zzhp765-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Kitapçığı
[Resim: img-2510-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Silahın üstten görünümü tüm nişangah ve nişan hattı klasik BHP modellerinden farklılıklar içeriyor. MKI ve MKIII'lerde klasik nişan hattı bulunur MKII'lerde ise bir kambur vardır. Ancak bu BHP modelinde nişangah hattının oyuk şeklinde kazılmış olduğunu fark edeceksiniz. Ayrıca garip bir arpacığa sahiptir.

[Resim: img-2482-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Silahımızın sol taraftan görünümü, emniyet manivelası sizi yanıltmasın bu silahta değiştirilerek çift taraflı konulmuş silahın orijinal üretiminde klasik tek taraflı emniyet manivelası vardır.


[Resim: img-2481-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Silahımızın sağdan görünümü "Made In Belgium" alttaki satırda "By Fabrique Nationale Herstal" ifadeleri bulunuyor aslında bu yazılar ABD pazarındaki o dönem BHP'lerin hepsinde aynıdır.
[Resim: img-2480-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Sol taraf yakın. Tetik korkuluğundaki amblemi bilmiyorum.
[Resim: img-2483-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Sağdan görünüm, namlu çıkıntısına dikkat edelim, sadece MKII'lerde bulunduğu gibi dikkat çekici bir çıkıntı mevcut. Normalde BHP'lerde burada bir çıkıntı bulunur ancak bu çok daha düşük profillidir. Ayrıca arpacığın yandan görüntüsü de dikkatini çekmiş olacaktır.
[Resim: img-2489-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Sağ yanın arka taraf görüntüsü, gez MKI.
[Resim: img-2490-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Sırttan bir bakış.
[Resim: img-2500-jpg-thumbnail0-1.jpg]

Üst arkadan görünüm, gezin durumuna ve nişan hattındaki çukura daha yakından bakalım.
[Resim: img-2501-jpg-thumbnail0-1.jpg]

--- Forum bir mesajda en fazla 16 resim olduğu uyarısı verdiği için mesajı 2 parça haline getirdim. Devamı altta ---

Bu konuyu yazdır