Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 1,328
» Son Üye Florist
» Toplam Konular 952
» Toplam Yorumlar 6,001

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 72 aktif kullanıcı var.
» (0 Üye - 68 Ziyaretçi)
Applebot, Baidu, Bing, Google

Son Yazılanlar
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
07-10-2026, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 205
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,781
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,627
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 486
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 956
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 249
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 389
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,242
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 488
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 534
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,962
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 289
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 299
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,961

 
  Namlu Şahlanması
Yazar: Sabri - 26-03-2024, 09:35 - Forum: Genel Silah Sohbetleri - Yorum Yok

Saim Alper Erdem üstad'tan


Newton hazretlerinin halen içinde olduğumuz fizik kuramlarının bir gereği olarak, her etki bir karşı etki nedenidir. Namlu vibrasyonu; Birimi oluşturan malzemenin, patlama vakıasına, içinde gerçekleştiği nesnenin KENDİ bağlayıcı unsurları arasında karşı reaksiyonu ve yekdiğerine geçişinde atalet unsurunun ister istemez yer aldığı bir vakıadır.

Bu eylemin neden olduğu fraksiyonel namlu deviniminin, uzun ekseninden değişik yönlerde neden olduğu sapmalara verilen tanımın Amerikanca ismi; "Muzzle Flip"dir. Aynen domino taşları gibi vukuat merkezinden itiş yönüne gecikmeyle gerçekleşen bu olay, netice olarak, namlu uzun ekseni altında veya üstünde olabilir. En aza indirilebilir, ancak hiç bir zaman sıfırlanamaz. Önemli olan bunun, yalnızca olay birimine ait olmasıdır.  Yani Muzzle Flip vakıası NAMLU ya has bir oluşumdur.

Bu tanımı, Amerikanca "Muzzle Rise" veya "Muzzle Jump" denen, SİLAH a ait atış sırasında oluşan nişan hattından uzaklaşma olayından kesinlikle ayırmak gerekir. Zikredilen vakıa, bu kere, tüfek veya tabanca... Her ne silah ise, onu oluşturan öğelerin bağlayıcı unsurları
arasındaki eylemsizlik nedenli gecikmenin ortaya çıkardığı devinimdir.

Bizim bugün burada gündeme getirdiğimiz "Muzzle Flip" ve "Muzzle Rise" ayırımı ve nedenleri, geçen asrın başından da önce silah literatüründe yerini bulmuş, ancak sonradan günümüzün muğlak bilgi merkezi internet ortamındaki karmaşa nedeniyle biri diğerinin
yerine kullanılır olmuş farklı iki kavramdır. Bir NAMLU, diğeri onun üzerinde yer aldığı SİLAHIN nişan hattından sapma vakıasının tanımıdır.
 
Eh'...Hiç bir namlunun tek başına ateş ettiği görülmüş şey değildir.

Her ateşli silah, patlama anında, önce kendi ağırlık merkezi, ardından dayanma mevkii, daha sonra onun kendi unsurları, daha da sonra onun yer küre üzerinde konumlandığı mahal merkezli bir rotasyona neden olur. Burada geçerli olan yine, bütün bu kombinasyonu
oluşturan öğeler arasındaki eylemsizlik geçişleridir.

[Resim: Muzzle-rise.jpg]

Ateşlenen her silahın namlusu ve silahın kendisi yukarıda zikredilen öğeler sıralamasıyla nişan hattından aşağı veya yukarı bir devinimle, atılan nesnenin görülenden farklı bir noktaya vuruşuna neden olur. Birincisinin adı Muzzle Flip, ikincisininki Muzzle Rise'dır.

Diğer taraftan, yine Newton prensibleri gereği, etki ve tepki aynı anda başladığından, ateşli birim ne kadar muhkem tutulursa tutulsun, namlu ve silahın nişan hattından sapışı, atılan nesne tüfek veya tabancadan henüz çıkıp gitmeden başlar, ancak saniyenin bir kaç binde birinde verilen söylenen ivme, esas etkisini, atılan nesnenin uzaklaşmasından sonraki zaman içinde sürdürerek gözle görülen namlu şahlanmasını oluşturur.

Bu nedenle, hiç bir ateşli silahın mengene gibi muhkem bir ortamla serbest atış uygulamaları vuruşu, dahası, her elin, her atıcının aynı birimle atışı, nişan esasları tamamen aynı bile olsa, diğerini tutmaz.

Bu nedenle, namlu içine yerleştirilmiş bir lazer işaretleyicinin gördüğü nokta, silahın vuruş yeri değildir.

Bu sebepten normal revolverlerde arpacık her zaman gezden daha yukarı yüksekliktedir.

Bu nedenle çiftelerde namlu regülasyonu çok zordur. Bilfiil basit destekli atış gerektirir.

Silahçılık zor iştir vesselam...



Lucky Gunner sitesinde namlu şahlanması ile ilgili "Geri tepme tabanca isabetini nasıl etkiler" konulu  güzel bir video var. Namlu şahlanması ne zaman başlar, hangi tür silahta hedeften sapmayı arttırır anlatılıyor...
İyi seyirler:

Bu konuyu yazdır

  Yivsiz tüfek yasal namlu sınırı
Yazar: 1905sss - 25-03-2024, 11:43 - Forum: Hukuk Bölümü/Ruhsat İşlemleri - Yorum (4)

Sene 2016 eski forumda sohbet muhabbet takılıyoruz. Hatırlarsınız bir aralar furya olmuştu. Savunma amaçlı çifteler, tek kırmalar yaptırıyorduk..

Ben de 47cm slug namlu, 12ga Huğlu tek kırma tüfek yaptırmıştım fabrikaya. Aradan vakit geçti satmaya karar verdim. Fruktoz23  Furkan kardeşim ile buluştuk. İkimiz de İstanbul'dayız. Onun bağlı olduğu silah ruhsat şubeye gittik. Her şey tamam prosedürü halledeceğiz.

Silah ruhsata girdik. Tüfeği verdik. Ruhsatlarımızı verdik. Memur bey tüfeği inceledi baktı, kaşlarını çattı, ne kadar kısa tüfek dedi. Metre çıkardı ve tüfeği ölçtü. Bize döndü bu tüfeğe ruhsat veremem yasal değil dedi.

Kaldık öyle bir süre cevap veremedik. Sonra anlatmaya başladım. Yok efendim 47cm ye kadar serbest. Zaten tüm fabrikalar bunu bildiği için yapıyorlar dedim. Yok dedi 51 cm den aşağısı yasak. Memur Bey yasak olsa Kadıköy silah ruhsat şube bunu bana verir mi dedim.

Onlar yanlış yapmışlar diye ben yanlış yapmam dedi. Kaldık elimizde tüfek Smile Tüm saygı ve nezaketimiz ile açıklamaya çalışıyoruz, rica ediyoruz. En sonunda tamam bu işleri çok iyi bilen bir arkadaşıma soracağım dedi. Ohh dedim bir derin nefes aldım.


Telefon açtı konuştu tamam, evet, tabii dedi kapattı. Döndü bize; size söylemiştim 51cm den aşağısı yasakmış dedi. Hafızam iyi değildir ama o günü hatırlıyorum. Gücüm enerjim sanki çekilmişti.

Ne yapayım ne edeyim derken aklıma ceycey  Celal Bey geldi. İki adım uzaklaştım aradım hemen. Celal Beye aradım anlattım durumu. Beraber şaşırdık nasıl yani dedik. Celal Bey hem benimle konuşuyor hem ekranda birşeyler arıyor. O zaman fark ettik hemen memur beyi ikna edecek, sunacağımız resmi ve açık bir kanun maddesi bulunmuyor internette.

Celal Bey bakarken ben de Kadıköy silah ruhsat şubeyi aradım. Şansıma hep evraklarımla ilgilenen memur bey çıktı karşıma. Anlattım gözünü seveyim yardım et çok garip bir durumda kaldık dedim. Allah razı olsun ilgilendi. 5 dakika sonra aradı bizim beklediğimiz şubeyi. Bizde kapının önünde bekliyoruz. Duyuyoruz konuşmayı. Tamam bekliyorum dedi. Kadıköy silah ruhsat Whatsapp tan ilgili maddeyi gönderdi ve ikna oldu memur bey.

Bu olaydan sonra lazım olur diye Cimere yazdım. EGM den gelen cevap ekte. Eski foruma koymuştum. İnanın gerekebiliyor tecrübe ile sabittir Smile





[Resim: bilgi2.jpg]

Bu konuyu yazdır

  YİVSİZLERDE KESİTSEL YOĞUNLUK (Sectional density) ve BALİSTİK KATSAYI
Yazar: Sabri - 25-03-2024, 09:48 - Forum: Mühimmat - Yorum (2)

Kesitsel yoğunluk (Sectional density= SD) özellikle avcılar için balistiğin önemli bir bölümüdür. Kulağa karmaşık, hesaplanması zor bir kavram olarak gelebilir, fakat oldukça basit kavramdır. SD merminin kitlesinin kesit alanına bölünmesi ile elde edilir. (  SD= M /  D2  ) (Kg/m2). SD merminin ne kadar derine işleyeceğinin göstergesidir. Bunu durdurucu güç ile karıştırmamalıdır.

Kesitsel yoğunluk hedefteki delicilik ilgili iken, balistik katsayı merminin hava içinde seyrederken havayı ne kadar iyi yarabildiğini ifade eder.
Kesitesel dansitenin nasıl bir etki gösterdiğini bir örnekle ifade edelim:
[Resim: SD1.webp]

Ayni boyda ahşap, çelik ve alüminyum çubuklar alalım. Ahşap ve çelik çubuklar ayni çapta, çelik ve alüminyum çubuklar ayni ağırlıkta olsun. (Örnek emperyal ölçülerle alınmıştır). Yoğunlukları nedeniyle aynı uzunluktaki ahşap çubuk 0,25 libre iken çelik çubuk 7 libredir. Yine boyutları ve ağırlıkları ayni olan alüminyum çubuğun çapı artacaktır.  Şimdi bunların kesitsel yoğunluğunu hesaplayalım. (Emperyal ölçüde ağırlık grain, çap inç olarak alınır ve çapın karesi 7000 ile çarpılır) SD= m/7000*d2

Elde edilen değerlere bakarsak:

[Resim: SD2.webp]

Aynı hızla fırlatıldıklarında karşıya konan kontrplak levhayı SD = 28 olan çelik çubuk deler. Aynı çaptaki ahşap, aynı ağırlıktaki alüminyum çubuk çok düşük SD leri nedeniyle delemezler.

Aynı çap, ayni yoğunluktaki cisimlerde ağır olanın daha yükse kesit yoğunluğu sağlayacağı anlaşılıyor.

Balistik Katsayı (Ballistic Coefficient = BC) Bir mermi çekirdeğinin hava direncini yenebilme yeteneğini belirten bir kat sayıdır. Bir mermi çekirdeğinin şekli, boyu, çapı, ağırlığı ve uç (Ogive=Ojiv) tasarımının hava sürtünmesine karşı sürat, menzil ve dengeyi etkilemesini gösteren katsayı. Örnek olarak avda kullanılan mermilerin BC (Ballistic Coefficent = Balistik Katsayı) değeri genelde mermi tipine bağlı olarak değişir. BC ayni samanda bir merminin hangi mesafede ne kadar hız ve yükseklik kaybettiğinin göstergesidir.

BC Merminin Kesitsel yoğunluğunun (SD) merminin şekline bağlı form faktörüne ( i ) bölünmesi ile hesaplanır.
BC= SD / i

Form faktörü hesaplamada işin incelikli tarafıdır. Normalde standart G1 merminin Form faktörüne bölünerek hesaplanır. Bir başka hesap şekli de aşağıdaki gibidir:

[Resim: BC1.webp]

Form faktörü yivsizler için genellikle 1 olarak kabul edilir. Bu durumda yivsizler için SD=BC olmaktadır.

12 Ga  28 Gram tek kurşun için SD = 0,081
12 Ga  32 Gram tek kurşun için SD= 0, 093 olarak hesaplanır

Ancak Balistik katsayının doğru ölçümü belli bir mesafeye atıp, namlu çıkış hızı ve hedefteki hızı üzerinden aşağıdaki formülle hesaplanır:

[Resim: BC2.webp]
Tapasız seyreden 28 gram Foster sluglar için için SD = 0,081 olarak hesaplamıştık. Form faktörü yivsiz tekkurşunlar için 1 kabul edildiği için BC = 0,081 olurdu. Oysaki atış yapılarak bulunan değerlerle hesaplandığında bu öyle çıkmıyor. Firmaların kendi sitelerindeki balistik tablolardaki değerlerle hesaplarsak:

[Resim: BC3.webp]

Tapası ile beraber seyreden Foster sluglarda ise BC nin arttığını görüyoruz:

[Resim: BC4.webp]

Bunun nedenini kısa silindir ve uzun silindir yapısında olan cisimlerin sürüklenme katsayılarında bulabiliriz:

[Resim: CD1.webp]

Yukarıdaki resimde cisimlerin şekillerine göre sürüklenme katsayıları (Cd) gösterilmiştir.  Cd bir cismin hava direncinden ne kadar etkilendiğini gösterir. Sürüklenme katsayısı ne kadar düşükse cisim hava içinde o kadar az dirence maruz kalır, daha iyi bir aerodinamik seyir gösterir. Resimde görüldüğü gibi Silindirin boyu uzayınca hava direncine daha az maruz kalmaktadır. Bu nedenle tapasız tek kurşunlar, tapa ile bütünlesik (boyu uzamış) tek kurşunlara göre daha az aerodinamiktir.

[Resim: CD2.webp]

Boy, çapın iki katına yaklaştıkça sürüklenme azalmakta ve BC artmaktadır. Ayrıca Fosterlerin daha yuvarlak uçları, künt uçlu olan tek kurşunlara göre hava direncini daha iyi yenebilmektedir.

Değerli arkadaşım Tonyukuk Bilge'nin youTube kanalından  bu konudaki bir çalışmasını aktarmak istiyorum:



4 farklı yivsiz tek kurşunun V1,5 ve V51,5 hızlarını ölçmüş sonuçları verdiği değerlerin ortalamalarını alarak değerlendirdim:

[Resim: BC5.webp]

Değerler biri birine yakın görünse de En düşük BC daha künt uçlu Brenneke, en iyi BC Fosterlerde hesaplandı. 

Sn. Tonyukuk Bilge uzun mesafeli yivsiz tek kurşun atışlarında en iyi isabet sonuçlarının Foster tipi kurşunlarla olduğunu ifade ediyor. Ayrıca daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Setleri mermi ucuna kadar uzanan rifled slug türü tek kurşunlarda (Brenneke) asimetrik ezilmeye bağlı Alfa açısı ve uzak hedeflerde geniş grup yapması bir sorun. Burada bütünleşik tapanın türü ve yapıldığı malzeme sonuçlarda fark yaratıyor.

Ayrıca düşük BC leri nedeniyle diğerlerinden daha kısa mesafede transsonik etkiye giriyorlar.

Bu konuyu yazdır

  YİVSİZ TEK KURŞUNLAR UZUN MESAFEDE NASIL DAVRANIRLAR?
Yazar: Sabri - 24-03-2024, 19:05 - Forum: Mühimmat - Yorum (8)

XV. yüzyıl ile XVIII. Yüzyıl arasında arkebüz tüfeklerinden sonra ortaya çıkan misket (musket) tüfekleri kullanıldı:

[Resim: image-10.png]

Uzun yıllar ağızdan dolma bu tüfekler uzun mesafede isabetsizlikleri ile bilinmekteydi. Attıkları gülle tarzındaki kurşunların bu isabetsizliklerinin nedeni Alman fizikçi Gustav Magnus tarafından 1852 yılında ortaya kondu. Küre tarzındaki cisimler fırlatıldıklarında kendi etrafında dönerken etrafındaki haya akımlarının dönme tarafında sıkışması sonucu bu tarafa doğu bir çekme gücü oluşmasına sebep oluyor, bir süre doğru gittikten sonra bir yöne doğru aniden yön değiştirmeye sebep oluyordu:

[Resim: image-11.png]

Günümüzde topla oynanan futbol, golf, tenis, ping pong, badminton gibi bütün oyunlarda Magnus etkisinin kullanımı hep görüyoruz. Tapa içinde atılsa bile hala Magnus etkisinden kaçınmak mümkün değil. Yakın mesafede misket atışları güçlü ve etkili olsa bile uzun mesafede güllenin nereye gideceğini kestirmek zor.

Değerli arkadaşım Sn Tonyukuk Bilge  yaptığı çalışmalarda bunu göstermişti. Aşağıdaki videosunda 91 metre gülle atışında Magnus etkisini izleyebilirsiniz.



Magnus etkisi sadece gülle türü tek kurşunlara özgü değildir. Kendi etrafında dönen jiroskobik denge sağlayan diğer mermilerde de görülebilen bir durumdur.

Bu durumu aşmak için Wilhelm Brenneke 1898 yılında kaval namlulu tüfekler için kendi adıyla anılan Brenneke kurşununu icat etti.  Brenneke üzerinde kanatçıkları olan solid bir kurşun ve buna ekli ateşlemeden sonra bitişik kalan plastik, keçe veya mantar tapadan yapılıdır.

[Resim: image-12.png?w=274]

Bu tapa hem bir gaz tamponu hem de sürüklenme stabilitesi sağlayan bir yapıdadır. Ağırlık merkezi önde oluşu nedeniyle badminton topu gibi hareket eder.

1931 yılında Karl Foster kaval namlulu tüfeler için bir tek kurşun icat etti. Üzerinde yine kanatçıkları olan, arkasında derin bir oyuk olan, ağırlık merkezinin önde olduğu dikiş yüzüğü gibi bu tek kurşun da tıpkı badminton topu gibi bir sürüklenme dengesi sağlıyordu. Bu yapısı ile 70 metreye kadar dengeli bir seyir gösteriyordu

Her iki tek kurşundaki kanatçıklar namluya iyi oturmayı, belirli orana kadar şoklar içerisisinden ezilerek geçişi mümkün kılıyordu.
Brenneke ve Foster tipi tek kurşunlar Sürüklenme dengesi ile hareket ederler. Pelet stabilitesi ve Slug stabilitesinin aynı fenomenin farklı formları olduğunu anlamak önemlidir. Tipik Diabolo (waisted) peletler öncelikle, ağırlık merkezinin (CG) arkasında bulunan açılmış eteğin sürüklenmesinden kaynaklanan basınç merkezinden (CP) stabilite alırlar. Bu, onları bir dart, OK veya Badminton topu davranışı gibi uçuşta doğal olarak kararlı hale getirir.

İşte bunun nasıl gerçekleştiğine dair bir grafik gösterimi:

[Resim: pellet-stability.jpg]

Pelet düz hareket etmiyorsa, bir tarafta diğer taraftan daha fazla basınç veya sürüklenme vardır (soldaki resim) ve CP (basınç merkezi) merkezden kayıktır, bu da CG (ağırlık merkezi) üzerinde bir tork veya büküm momentine neden olur.

CP doğrudan CG arkasında (sağdaki resim) ve pelet düz seyahat edene kadar pelet daha az yaw eğiliminde olacaktır. Buna “Shuttlecock Stabilite” denir ve pelet genellikle “Drag Stabilize” olarak adlandırılır. Bu kesinlikle doğru değildir, pelette  “etek Stabilizasyonu” vardır, ama etkisi aynıdır.
Yivsiz tek kurşunların ayni namlu çıkış hızında atıldıklarında başka faktörler olmasa teorik olarak hep aynı noktayı vurması gerektiğini bu blogdaki bir başka yazımızda ifade etmiştik:

Yivsiz tek kurşunların tutarsızlığı 

Bu yazımızda gerek namlu salınımı, gerekse transsonik etkileşimin nişan noktası (POA) ile Vuruş noktası (POI) arasında fark yarattığını aktarmıştık.  
Bunların dışındaki bir durum kurşunun namluya tam oturmaması, tapa tarafından asimetrik olarak ittirilmesi durumudur:

[Resim: image-13.png]

Amerikan patent dairesinin 4587905 no.lu patent başvurusunda bu durum dile getirilmiş, kurşunun namluyu alfa açısı kadar bir sapmayla çıkacağını öngörmüştür. YouTube da Tonyukuk Bilge adıyla yayın yapan Tevfik gün arkadaşımın arşivinden aldığım sağdaki resim, hedeften toplanan bir Brenneke kurşundaki bu asimetrik ezilmeyi göstermektedir.

Benim atışlarımdaki bir hedef görünümünü paylaşıyorum:

[Resim: image-14.png]

Ortadaki üst üste düzgün desenli dik gelmiş üç delik Brennekenin sadece namlu çıkış hızı farkına bağlı dizilimini gösteriyor. Oysaki soldaki iki delikte asimetrik gelişin kurşunla birleşik tapa izleri seçiliyor. Bunun kurşun namludayken tapanın ittirmesi esnasında yukarıda açıkladığım alfa açısı nedeniyle oluştuğunu düşünüyorum. Bunu engellemenin yolu, tapası ile bütünleşik seyreden tek kurşunlarda kurşunun namluya tam oturması ve asimetrik bükülmeyecek tapa tasarımıdır.

Transsonik bölgeye girişte olan sapmalar bu bölgedeki sıçrayıcı hareketlere bağlı sapma nedeniyle biraz daha farklı konuma yerleşiyor:

Tonyukuk bilge Transsonik etkilenme videosu

Taofledermaus transsonik etkilenme videosu

Yivsiz tek kurşunların etkili menzili 100 metre içinde transsonik bölgeden etkilenmemenin yolu namlu çıkış hızını 1600 fps (487 m/s) üzerinde bir hızda sağlamaktır. BC si 0,107 olan Foster slug, BC si 0,086 olan Brenneke, BC si 0,047 olan gülleden daha iyi sonuç verecektir.

Bu konuyu yazdır

  ATEŞLİ SİLAHLARIN ÇALIŞMA ŞEKİLLERİ
Yazar: Sabri - 24-03-2024, 17:24 - Forum: Genel Silah Sohbetleri - Yorum (2)

Saim Alper Erdem üstad'tan alıntıdır

I N E R T I A

Geri tepen tüfek içinde yüzer durumda, yani pim, vida ve sair tesbit unsurlarıyla bir yere zaptedilmemiş aksamın yerlerini muhafaza ile adeta ileri giderek ürettikleri iş yapabilme gücünü kilit devrelerini açmakta kullanan ilk yapılanma 1900 yılında İsveç'li Sjögren tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu tüfek önce yivli olarak yapılmış, başarısızlığı üzerine yivsize çevrilerek on bin kadar satılabilmiştir.



Sjögren tüfeği, günümüzün ataletli sisteminin çok benzeridir. Geri tepme enerisini önce bir yayda toplar, ardından onu kapak açma mekanik devrelerine boşaltır. İki safhalıdır ve ilk safhada kazanılan hareket enerjisi, kısmi olarak dağılıp ısı, ses sürtünme gibi kanallara aktarıldığından ikinci safhada azalmış seviyede gerçekleşir.  Sistemin ana zaafiyeti buradan gelmektedir.

Geçen asrın başlarında Mauser, ortalarına doğru Browning ve Winchester tanım olarak "Ataletli" sayılabilecek karma yakmaşımlar sergilemişlerse de başarı hiç birinde yeterli seviyede  olamamıştır.

Sjögren tüfeğini tetkik edip hayran olan bir İtalyan teknisyen, Bruno Civolani, 1968 yılında bir şekilde Benelli kuruluşuna uyarlanan günümüzün ilk "Ataletli Sistem" yivsizlerini yapmıştır.  SL80 serisi olarak adlandırılan bu tüfekler yirmi yıla yakın pazarda kalmış, Winchester patentinde bulunan döner başlıklı kilit yapılanması tekelinin son ermesi ile, tamamen Benelli bünyesinde, Civolani ile ilgisi olmaksızın "Döner Başlıklı" düzene çevrilmişlerdir. Prensip ve çalışma sistemi aynı, "Benelli İnertial Operation" tanımlıdır.

Daha sonraları, "Beretta USA" kurulunca, genel anlamda "Inertia Operation" kavramını Benelli sisteminden ayırmak için 2005 senesinde "Inertia Driven" ticari markası tescil etti.

Inertia Driven çalışma sisteminde, arkada irca, önde zorlu, mekanikteki yay kavramını aşan formuyla kinetik güç toplama birimi arasında sandviç olan yüzer durumdaki "Esas Kapak Taşıyıcı/Bolt Carrier",  geri tepmeyle beriye giden tüm tüfek gövdesi içinde ataletiyle yerinimuhafaza ederek İZAFİ BİÇİMDE ÖNE GİDER ve ezdiği kinetik yay üzerine, kazandığı tüm hareket erenjisini yükler. Bu arada namlu ardını örten kapak ister döner başlık ister düşey salınımlı olsun halen hiç kımıldamadan yerini muhafaza etmektedir. Vaktaki geri tepmesademesi silahın omza vuruşuyla sonlanır, işte o zaman kinetik yay topladığı enerjiyi bir kısmı sürtünmeyle telef olmuş, sese gitmiş, ısıya verilmiş biçimde azalmış seviyede boşalarak kilit açma devrelerine aktarır ve ancak bu safhada namlu arkasını  kapatan bloğu yerinden etme işlemine girişir.

[Resim: inertia.jpeg?w=245]

Görüldüğü gibi süreç iki safhalı ve belli bir yükseklikten bırakılan topun hiç bir zaman aynı seviyeye çıkamıyacağı misalinden hareketle diğer çalışma sistemleri, gazlı ve geri tepmeliye kıyasla daha az güçle cereyan etmektedir. Her tür doluda düzenin çalışmama nedenlerinden en ağırlıklısı budur. Öte taraftan geri tepen tüfek devinimi omza çarparak veya kavranan uzva vurararak sonlandırımazsa silahın arkaya hareketi azalan süratle de olsa devam edeceğinden bu hız bizim mekanizma dediğimiz kapak taşıyıcının öne izafi gidişinde olumsuz etkileşim yapacağından çalışmada aksama yaratabilir.

Bunun yanında,
Uzun Geri Tepmeli ve Uzun Piston Vuruşlu çalışma sistemleri dışında, her ateşli silahta, mekanizmanın kurma, boşaltma işlevlerini veren, geri tepen mekanik aksamın kazandığı moment, yani yönlendirilmiş yük ve namlu içinde kalan gaz basıncıdır. Benelli sistemi de bundan azade değildir.

Böyle olunca ve hafif doluların namlu içinde kalma süresinin diğerlerine göre en kısa olduğu bilindiğine göre...

Kinetik tüfeklerde, çalıştırma gücü yukarıda sözü edildiği gibi eksilmiş olarak yansıdığından ve bunu temin eden enerji toplama biriminin cevap verme süresinde çok hafif doluların kısa namlu içi konukluğu nedeniyle gereken zaman içinde yeterli gaz basıncınamlu içinde kalamıyacağı gerçeğinden... Ataletli sistem tüfeklerin hafif dolularda neden kötü çalışacağı gerçeği daha iyi kavranılmış olacaktır.
Bu nedenlerle...

Geri giden mekanizma grubunu daha az yorma, gücü ve hızını azaltmamak gayesiyle doldurmayı mümkün kılan İRCA yayları nisbeten zayıf kuvvette seçilir. Hafif silkelemeler, yere vurmalarla açılan, aynı zamanda yerine tam gelemeyen kapak takımı vukuatının (Benelli Click) nedeni genelde budur.


“RECOIL OPERATION” NE DEMEK?..
Bu iş biraz karışık…

Lugat karşılığına bakılsa… “Geri tepmeyle çalışan” demek…
E… Tüm otomatik dolum yapan ateşli silah taifesi geri tepmeyle çalışıyor bilader…
Uzun lafın kısası… Kendi kendine dolum yapan ateşli silah gruplarından birinin adı bu…
Aslında… “Locked Breech” tanımlı… Ateşlemede… “Namlu ve arkasındaki bloğu mekanik olarak kilitli tutan” ana sınıfın… 
Alt sınıflarından biri… “Recoil Operation”…

Neden kilitli?…
E… Kullanılan danenin… Kovan şekli… Namludan attığı… Basınç veren barut hacmi… Özelliği… Öyle sadece… Atım yatağı arkasını sırf ağırlığıyla örten “Blowback” çalışmaya imkan vermiyor da ondan… 
“Kilit” dediğin… Açılır… Kapanır… 

Hadi… Elle ilk dolum yapıldı… Kilit kapandı… Bu silah kendinden boşaltma… Kurma… Doldurma yapacak… Nasıl olacak bu iş?..
Kim açacak kilidi kardişim?..

Şu meşhur “Silah alimleri” taifesi… Düşünmüş… Düşünmüş…
”Ya… Ateş edildiğinde… Bu meret geri tepiyor… Şimdi biz… Silah üzerinde… Namluyla beraber arkada mekanizmayı… Kapağı… Her ne isim veriliyorsa… O bloğu… Silah üzerinde… Birbirine kilitli olarak geri teptirsek… Bu geri teptirmeyi öyle bir mesafede uzatsak ki… Atılan nesne o sırada namludan çıkıp gitse… Hareketten aldığımız iş becerebilme gücünü de kilit açmada kullansak”…

“Buna bi de isim versek… Geri tepmeyle çalışan mealinde”… RECOIL OPERATION desek mesela… Nasıl olur” demişler…
”İyi olur iyi” deyip… İşi noktalamışlar…

Şimdi…
Tabanca… Tüfek… Makinalı tüfek… Uçaksavar… Top… Hangi ateşli otomatik silah olursa olsun…
Namlusu… Arkasını örten blokla beraber kilitli olarak… Gövde üzerinde… Belli bir aralık geri gittikten sonra… Kilit açılıp… Namlu ve kapak blok birbirinden ayrılıyorsa…

O silah…

”Recoil Operation” sınıfıdır…
[Resim: Recoil-operation.png]

Yukarıdaki (Alıntı) grafik… Durumu… Safha safha… Pek güzel anlatmış…
-Normalde… Atım yatağı dolu… Arkasını örten blok… Namluya kilitli…

-Ateşleme yapılmış… Çekirdek namluda öne ilerlerken… Namlu ve kilitli blok da arkaya tepiyor…

-Çekirdek namluyu terketmiş… Kilitli aksam durumu geri harekete berdevam…

-Kilitli ahbaplar biraz daha geri gidiyor… Kilit açılıyor…

-Sonrası… Rutinden… Boşaltma… Kurma… Doldurma… Bunlar grafikte yok…

Şimdi…

Bu “Locked Breech” ana sınıfının… “Recoil Operation”dan maada…
- “Gas Operation”…
- “Inertia Operation”…

Alt sınıfları daha var… Ve de… Onlarda da Namlu arkası kilitli…

Üstelik… Bazı… Terazi kaşlı( Hani şu kaşlarının biri inip biri kalkan) eksper taifesi…
”Inertia Operation”u da… O da geri tepme gücüyle kilit açtığından…
”Recoil Operation” alt sınıfına dahil eder…

Uymayın onlara…”Recoil Operation” denince… Tarif edilen…Silah gövdesi üzerinde…Kilitli olarak… Belli bir mesafe hareket ettikten sonra açılan…
“Namlu ve arkasını kapatan blok”… Tanımıdır…

Saygılar.

Saim Alper Erdem

“BLOWBACK” NE DEMEK ?

Temel bilgi bunlar …

Malum… Silah kültürü… Şimdi… Doğrudan Amerikan kökenli ya…

Lugatta aransa… Blowback karşılığı…. “Geri tepme” yazar…

Uymayın onlara…

Her ilmin bi lisanı var…

Bu da öyle…

Neden?..

E… Şimdi…

“Recoil Operated” sözlük anlamı ne…

”Geri tepmeyle mesai veren” demek…

İki tabir de “Geri Tepmeli”…

Ne farkı var…

Var… “İngilizce biliyorum” demekle olmuyor bu işler…

Şimdi…

Silah alimleri…

Toplanmışlar…

”Her atışta… Barut gazı gücünü kullanarak kendinden atım yatağını boşaltan… Ateşleme düzenini kurabilen… Tekrardan dolum yapan düzenekler çeşit çeşit” demişler… “Bunları yapan bizleriz… Farkları kelimelere kısaca dökerken öyle tanımlar kullanalım ki” diye devam etmişler… “Karşıdaki ne demek istediğimizi… Şıpın işi anlasın”…

”Ahanda… Şu en basit olanı”

”Bi namlu… Arkada bi kapak… Tümü topu bu… Namlu yerinde sabit… Ardını örten kapak… Hareketli… Arada bağlantı ney yok… E… Bu kapak yerinde dursun… Boşaltıp doldurma için yerine dönsün diye bi de yay konmuş o kadar… Ateşleme ıvır zıvırını geçiniz… O başka iş”…

”Buna… BLOWBACK” diyelim…

Ve de… Öyle yapmışlar…

Demek ki… Genel geçerli ateşli silah lisanında “Blowback” neymiş…

”Ateşleme yapıldığında… SABİT namlu arkasını… KİLİTSİZ OLARAK… Sadece ve sadece… İçi basınç dolu boş kovanın arkasını kapatan bloğun ataletiyle örten…

Çekirdek çıkıp gidinceye kadar… Kovanın az biraz geri hareketine izin verecek kapak ağırlığındaki düzeneklerin adıymış”…

[Resim: blowback.png]

Yukarıdaki (Alıntı) grafikte vaziyet ayan beyan ortada…

Tabancada ateşleme yapılmış… Çekirdek namludan çıktı çıkacak… Buna mukabil… Sürgü… Şöyle bi kaç milim falan geri gidebilmiş…

Neden?..

E… barut gazının öne… Arkaya itişi aynı… Çekirdek hafif… Sürgü ağır… Aldıkları itişle iki kütlenin ulaşabildikler hız… O hızla gidebildikleri yol bu kadar olmuş…

En bi mühim özellikleriyle tekrar edilirse…

“Blowback… Atış sırasında yerinde duran… SABİT namlulu… Bu namluyla hiç bir bağlantısı olmayan… KİLİTSİZ sürgülü… Yahut mekanizmalı… Ya da kapaklı otomatik besleme düzeneklerinin” adıymış…

Sakın ola ki…

”Recoil Operated” denilenlerle karıştırılmasın…

O… Çok farklı iş…

Saygılar.

Bu konuyu yazdır

  İDEF' 2023 GİRSAN
Yazar: Osman Ortaç - 24-03-2024, 15:47 - Forum: Girsan - Yorum Yok

Bu konuyu yazdır

  3D YAZICIDAN SİLAH
Yazar: Sabri - 23-03-2024, 21:24 - Forum: Genel Silah Sohbetleri - Yorum Yok

3 D  Y a z ı c ı d a n   S i l a h

Baştan söyleyeyim. “Bizde yasak”. Ülkemizde silah üretimi 6136 sayılı kanun, 5201 sayılı kanun ve   2007/11994 Sayılı “Harp Araç ve Gereçleri ile Silah, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır.  Bu kanunlar ve yönetmelik dışında silah üretimi yapılamaz. Dolayısı ile bizim 3D Yazıcı ile silah üretebilmemiz olası görünmüyor.

Güvenlik bariyerlerinde İzlenebilirliğinin olmaması nedeniyle çoğu ülkede yasak. ABD’de ise hem serbest hem yasak. Bununla ilgili okuduğum bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedim.

https://www.thetrace.org/2021/02/3d-prin...dispensed/

3B Basılı silah nedir ve ne çelişkiler vardır?
Onlarca yıldır silah üretimi, silah endüstrisi ağır toplarının alanı olmuştur: Glock, Sig Sauer, Remington, Sturm, Ruger & Co. Evde sıfırdan bir silah yapmak zor bir iştir, binlerce dolarlık işleme ekipmanı ve yıllarca süren mühendislik uzmanlığı gerektiriyordu.
Ama son yıllarda bu değişmeye başladı. 3D baskı teknolojisindeki gelişmeler, birçoğunun çalışması için federal olarak düzenlenmiş hiçbir yasa gerektirmeyen, giderek daha güvenilir 3D baskılı ateşli silahlar üretimine yol açtı. Aşağıda, plastik, 3D baskılı ateşli silahların temellerini ve onları kitlelere ulaştırmak için giderek artan hareketliliğin yarattığı tartışmaları aktaracağız.

3D baskılı silah nedir?
En basit ifadeyle, 3D yazıcı ile üretilen bileşenleri içeren herhangi bir ateşli silahtır.
Ancak 3D baskılı silahlar çok çeşitlidir. 3D baskılı silah şirketi Defence Distributed'in “Liberator” gibi bazı modelleri neredeyse tamamen 3D yazıcıda yapılabilir. 

[Resim: ekran-resmi-2023-03-18-16-53-05-kopyas.png]

Diğerleri, genellikle metal olan birçok ek parça gerektirir. Örneğin, birçok 3D baskılı silah planı, temelde bir ateşli silahın şasisi olan bir silahın alt gövdesine odaklanır. ABD Federal yasalarına göre, lisanslı bir satıcıdan satın almak için, federal bir kontrolü gerektiren tek silah parçası alt gövdedir (Receiver). Yasal düzenlemeleri aşmak için, bazı insanlar evde daha alt gövde  basar ve kontrolü yapılmadan satın alınabilecek parçaları kullanarak silahlarını bitirir - örneğin metal namlu veya fabrika dipçikleri. Birçok silah perakendecisi, evde bir silah monte etmek için gerekli tüm bileşenleri içeren kitler satar.(Bizim ülkemizde balistik parça dendi mi maazallah)

Baskı teknolojisindeki ilerlemeler, 3D yazıcılarının fiyatını düşürdü (şu anda Amazon'da 200 dolar civarında işe yarar 3D yazıcı bulmak mümkün) ve internet ortamında silah grupları başlangıç için kılavuzlar, planlar sunuyor. Bu gelişmeler, son birkaç yılda suç mahallerinde, giderek artan sıklıkta ortaya çıkan, izi sürülemeyen silahları arayanların, bu sitelere giriş engellerini de azalttı.

Yine de süreç, ateşli silah elde etmenin çoğu yönteminden daha fazla sorunlu olmaya devam ediyor. Örneğin, 3D yazıcılar titiz bir kurulum gerektirir - plastiği ekstrüde eden bileşenin kalibre edilmesi, tasarımları 3D yazdırılabilir dilimlere dönüştürmek için yazılımın indirilmesi ve yazıcının silah parçalarını güvenilir bir şekilde basması için bir silah atışından kaynaklanan patlamayı kontrol altına alabilmelerini sağlamak için bir dizi yükseltmeden geçmesi gerekir;

[Resim: 3d-tufek.png]

Pek çok kolluk kuvveti için özellikle endişe verici olan, evde metal bileşenler olmadan tamamen 3D olarak basılabilen silahlardır. Politikacılar ve kolluk kuvvetleri uzmanları, bu tür silahların metal dedektörlerinden kaçabileceğinden ve dolayısıyla havaalanları veya hükümet binaları gibi ateşli silahların yasak olduğu yerlere girebileceğinden korkuyor. Şu anda, bu korkular büyük ölçüde asılsızdır - 3D baskılı silah tasarımcıları henüz metal mermilere bir alternatif geliştirmediler ve güvenlik yetkilileri, çoğu metal dedektörünün yanında X-ışını algılamasının 3D baskılı ateşli silahların ana hatlarını kolaylıkla tanımlayabileceğini söylüyor. . Gerçekten de, ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi memurları, havaalanlarında birkaç kez 3D baskılı ateşli silahlara el koydu.
Yine de, Adalet Bakanlığı Ulusal Güvenlik Bölümü'nde eski bir ABD avukatı ve savcısı olan Mary McCord'a göre, silahların izlenebilirlik eksikliği, terör gruplarının dikkatini çoktan çekti. Terörle mücadele perspektifinden, terör örgütlerinin çalışabilir, kullanılabilir, verimli, işleyen 3D yazıcılarla üretilmiş silahlara sahip olma konusunda büyük bir ilgisi olduğunu biliyoruz” dedi.

ABD de 3D yazıcı kullanarak silah yapmak yasal mı?
Federal düzenlemenin yokluğunda, bir avuç eyalet, ev yapımı silahların yaratılmasını engellemek için kendi adımlarını attı. Kaliforniya'da, ateşli silah üreten herkesin, nasıl yapıldığına bakılmaksızın, silah için eyaletten bir seri numarası alması yasal olarak zorunludur. New Jersey'de, bir silahı 3D yazdırmadan önce federal bir üretim lisansı almanız gerekiyor. Devlet ayrıca, tespit edilemeyen ateşli silahların üretimini, satışını veya bulundurulmasını suç sayıyor ve seri numarası olmayan bir silah yapmak için parça satın almayı yasa dışı kılıyor. New Mexico ve Virginia dahil olmak üzere birçok eyalet, benzer kısıtlamaları yürürlüğe koyacak düzenlemeleri düşünüyor.
Çoğu durumda, evet. Federal yasa, metal bileşenler içermeleri koşuluyla, 3D yazıcı kullanılarak yapılanlar da dahil olmak üzere, ruhsatsız ateşli silah üretimine izin verir.



Planları çevrimiçi paylaşmak sorunlu mu?
Silahları ve silah bileşenlerini basmak için gereken dosyaları paylaşmanın yasallığı daha karanlık bir alandır. ABD’de hiçbir federal yasa bu uygulamayı yasaklamaz. Ancak 2013'te Dışişleri Bakanlığı, planları çevrimiçi yayınlamanın, silah ihracatı yasalarını ihlal ettiğine karar verdi. 2018'de, Defence Distributed ile rehberlik konusunda uzun bir mahkeme savaşından sonra, Dışişleri Bakanlığı karar verdi ve dosyaların serbest bırakılmasına izin vermeyi kabul etti. Ancak yasak kaldırılmadan önce, bir devletler koalisyonu yasağı yürürlükte tutmak için dava açtı ve kazandı. Şimdi, dosyaları çevrimiçi paylaşmaya niyetli silah grupları, Dışişleri Bakanlığı'nın politikasında, planların yalnızca ABD sakinlerine dağıtılmasına izin veren bir boşluktan yararlandı. Defence Distributed, yalnızca ABD'de ikamet edenlerin bunları indirebilmesini sağlamak için bir inceleme prosedürü oluşturduğunu iddia ediyor.

Silahları kim basıyor - ve neden?
Popüler bilinçte bir sıçrama yapan ilk 3D baskılı ateşli silah, Cody Wilson adında kendi kendini tanımlayan, bir anarşist ve hayalet silah savunucusu tarafından tasarlanan neredeyse tamamen plastik bir silah olan “Liberator” idi. (Liberator için yapılan tasarımlar, federal yasalara uymak için plastiğin içine mühürlenecek küçük bir çelik blok gerektirir). Wilson, teknolojiyi geliştirmek ve paylaşmak için Defense Distributed'ı kurdu ve grubun en yüksek profilli yasal savaşlarının çoğunu başlattı. 2019'da Wilson, reşit olmayan bir kişiden cinsel ilişki talep ettikten sonra denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı ve cinsel suçlu olarak kaydolması emredildi.

Wilson en iyi bilinen ve resmi olarak tanınan silah baskı "şirketi" olmasına rağmen, uygulama çoğunlukla internet üzerinden gayri resmi kolektifler tarafından geliştirilmektedir. Deterrence Dispensed ve Fosscad gibi bu gruplar, sohbet odalarında ve sosyal medya platformlarında isimsiz olarak bir araya gelerek yeni silah tasarımlarının geliştirilmesini kitle kaynaklı olarak yapıyor ve bunları web de yayıyor. Binlerce üyeye sahipler, ancak çoğunlukla ademi merkeziyetçi kalıyorlar, bu da teknoloji şirketlerinin veya kolluk kuvvetlerinin onları denetlemesini zorlaştırıyor.

Bununla birlikte, son iki yılda gruplar, çoğu silah içeriğini yasaklayan büyük teknoloji platformlarında sansür politikalarına karşı çıktılar. Sonuç olarak, internetin giderek daha belirsiz köşelerini kullanmaya zorlandılar. Son zamanlarda, 3D baskılı silah gruplarının çoğunun operasyon merkezi – Keybase adlı şifreli bir sohbet ve dosya paylaşım platformu – silahlarla ilgili tüm içeriği kaldırma sözü verdi ve gruplara yasaklanacaklarını söyledi.


Bu gruplar aşırılık yanlılarıyla uyumlu mu?
Politikacılar ve kolluk kuvvetleri, 3D baskılı ateşli silahların savunucularını aşırılık yanlıları olarak adlandırırken, aslında hareketin birleştirici bir siyasi ideolojisi yok. Jstark, Halk Cephesi röportajında kendi adına, Deterrence Dispensed'in başkalarına zarar vermek isteyen insanlara tolerans göstermediğini söyledi: "Eğer [eylemleriyle] aşırılıkçı, ırkçı, dinci terörist olduklarını gösterirlerse - o zaman biz onları hemen kovuyoruz” dedi. Birden fazla yorum talebine yanıt vermedi.

Hükümet tiranlığının baş gösterdiğiyle ilgili alarm, özellikle ABD'de hükümet çatışmasını ateşlemeye istekli grupları cezbetti Şiddetli bir iç savaşı savunan hükümet karşıtı aşırılık yanlılarından oluşan gevşek bir koalisyon olan boogaloo'ya bağlı grupların üyeleri, 3D baskı silahlarla, örtüşen bir mücadelede müttefikler olarak savunuyor. Geçen yaz, Elon Üniversitesi'nde profesör olan Megan Squire, sosyal medya platformlarından gelen baskılarda gezinirken çevrimiçi boogaloo bağlantılı grupları izledi. Birçoğu, büyük ve büyüyen 3D baskılı silah topluluğu tarafından çizilen Keybase sitesine ulaştı.

Nisan ayının başlarında, Deterrence Dispensed, yarı otomatik bir tüfeği yasa dışı, tam otomatik bir ateşli silaha dönüştürmek için kullanılabilecek bir bileşen olan yazdırılabilir bir otomatik sears için planları yayınladı - "Yankee Boogle" olarak adlandırılan, bariz bir boogaloo referansı. Eylül ayında, iki boogaloo taraftarı, İslamcı aşırılık yanlısı grup Hamas'ın temsilcilerine otomobil satmaya teşebbüs ettikleri iddiasıyla suçlandı. Mahkeme belgelerinde savcılar, bu davadaki sanıklardan birinin oto kaplamalarını, onları 3D yazdıran bir tedarikçiden aldığını söylediğini iddia etti. Ayrı bir davada, federal savcılar Batı Virjinya'dan bir adamı 3D yazıcı ile otomatik silaha çevirme ile suçladı. Birkaç boogaloo taraftarı da dahil olmak üzere 600'den fazla kişiye otomatik silaha çeviren sears i çevrimiçi sattığı belirlendi. 3D yazıcıyla basılan otomobilleri satın alan bir adam, California'da bir polis memurunu ve bir güvenlik görevlisini öldürmekle suçlanıyor. Bu suçlarda kullanılan otomatik silah çeviricilerinden herhangi birinin Deterrence Dispensed tarafından tasarlanıp tasarlanmadığı belli değil.

Bu konuyu yazdır

  Yasak Bıçak vs Aletler
Yazar: ceycey - 23-03-2024, 20:36 - Forum: Hukuk Bölümü/Ruhsat İşlemleri - Yorum (2)

6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 15.maddesi bu konuyu düzenlemiş ve cezaları belirlemiştir.

“Madde 15 - 

Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunur.
Bu madde kapsamına giren bıçak veya  diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkraya göre hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre yapımına izin verilen bıçakları veya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birinci fıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelik bakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.”

-15/1  fıkradaki suçun oluşabilmesi için ön koşul, suça konu olan bıçak veya diğer aletler ile benzerlerinin 4. maddede sayılan nitelikte olmasıdır.

-4.Maddede sayılanlar” kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletler” dir.

-Bu suçun oluşabilmesi için diğer koşul, bu sayılan aletleri ruhsatsız olarak satmak, satmaya aracılık etmek, satın almak, taşımak veya bulundurmaktır.

-Suça konu aletin 4.maddedeki alt vb. olup olmadığı konusunda mahkemelerce EGM Merkez Kriminal Polis Laboratuvarı’ndan veya Adli Tıp Kurumu’ndan görüş alınmaktadır.

-2.Fıkrada  sayılan aletlerin sayı ve nitelik olarak vahim olması halinde,1.fıkradaki cezaların yarıdan bir katına kadar arttırılacağı yazılıdır. Yargıtay uygulamasına göre, bıçak, muşta vs. sayısının 100 adedi geçmesi halinde vahim sayılmaktadır. Nitelik yönünden vahamet konusunda da yakalanan bıçak vs aletlerle ilgili olarak aldırılacak bilirkişi raporlarına göre bu husus belirlenecektir. Adli Tıp Kurumu birden fazla özelliği olan aletleri vahim olarak nitelemektedir. Örneğin sustalı muştalı birleşik aleti adli tıp vahim olarak nitelemektedir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Maddenin 3. fıkrasında farklı bir suç vardır. Kanunun 4.maddesinin 3.fıkrasında  yapımına izin verilen (Yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin) bıçak ve diğer aletler ile benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar ve bulunduranların cezalandırılacağı yazılıdır.

- Maddenin 4.fıkrasında ,kanunun 4.madde 3.fıkrasında sayılan silah, bıçak ve aletleri(Yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin) hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanların cezalandırılacağı öngörülmüştür. Mahkemece hal ve şartlar değerlendirilerek  sonuca varılacaktır.
-Bu maddedeki suçlar yönünden dava zamanaşımı 8 yıl olup, takibi şikayete bağlı değildir.
-Suç oluşmuşsa  bıçak vs aletler müsadere edilir.


Bu konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bir kaç Yargıtay kararından bahsedelim:
-Ceza verilmesi için suça konu aletin(aletlerin) sağlam olması gerekiyor .Gerekirse bu konuda bilirkişiden raporu alınıyor.
Örneğin, sustalı çakının açılması yeterli olmayıp, açıldıktan sonra sabit durmasını sağlayan tertibatın da çalışıyor olması gerekiyor.
-Kelebek bıçaklar, 6136 Sayılı Yasa kapsamına girmeyen 2521 Sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan sayıldığı için yakalanması halinde ceza verilmemektedir.
-Assisted Opening özelliği olan bıçaklar, sustalı çakı olarak değerlendirilmediğinden ceza verilmemektedir.
-Spyderco, Victorinox gibi bıçaklar günlük ihtiyaçları gidermek için kullanılan resmi ithalatı yapılmış bıçaklar olup, İçişleri Bakanlığınca, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca ithaline izin verildiği ve serbestçe alınıp satıldığı için yakalanması haline suç oluşmayacağı kabul edilmektedir.
-Köstebek tabancasının bu maddedeki yasak aletlerden olmadığı kabul ediliyor.

Bu konuyu yazdır

  SW Model 66-3 ve Model 65-5
Yazar: ceycey - 23-03-2024, 11:14 - Forum: Silah Karşılaştırmaları - Yorum Yok

Eski forumda yaptığım ilk silah karşılaştırması.2009 Yılı olmalı. Resimler silnmiş.Bir kaç resim ekledim.

Model 65-5 ve 66-3:

Arkadaşlar silah piyasasında sıkça rastladığımız 2 revolveri karşılaştırmak istiyorum.
Smith Wesson Model 65-5 ve Model 66-3.
Eksik olan bilgileri arkadaşlarımın tamamlamasını bekliyorum.
Model 65, 1972-2004 yılları arasında çeşitli namlu boylarında üretilmiştir.
En sık rastlananı namlu boyu 3 inç olanıdır.

[Resim: po5onew.jpg]

[Resim: s0558b1.jpg]

Model 66 ise 1970-2005 yılları arasında üretilmiştir.
Ülkemizde en sık rastlanılan versiyonu 2.5 inç namlulu olanıdır.

[Resim: Foto-raf-1.jpg]

[Resim: Foto-raf-2.jpg]

Her ikisi de paslanmaz çelikten yapılmış,
6 adet 3.57 magnum mermi kapasiteli,
K gövdeli ve tek/çift hareketli ,
Round Butt, yuvarlak kabza tabanlı revolverlerdir.

Model 66-3, 2.5 inç namluya,65-5 ise 3 inç namluya sahiptir.
66'nın namlusu daha etli görünmektedir. Tabancaları ilk görüşte birbirinden ayıran da budur.

Top kapanınca 66'nın ejektörü ejektör yuvasına girer.
65'in ejektör yuvası yoktur.

Ayrıca 3 inç namlulu 65 ' in ejektörü bir tam kovan boyu kadardır.
Bu sayede boş kovan tahliyesinde 2.5 inç namlulu 66 'dan biraz daha hızlıdır.

[Resim: Foto-raf4.jpg]

66-3'de horoz ve tetik beyaz renkte ve krom kaplıdır.

[Resim: Foto-raf-3.jpg]

65-5'de ise horoz ve tetik siyah meneviştir.
[Resim: 2nh1ix5.jpg]

66'nın gezi ayarlı olup ayrı bir parça halinde takılmaktadır.
65'in gezi sabit olup, arpacık kısmının tırtıklı bir yapısı var.

66-3'ün arpacığında turuncu renkte plastik bir parça vardır.
Nişan alırken büyük kolaylık sağlamaktadır.

[Resim: Foto-raf7.jpg]

66'nın nişan hattı 65'e oranla yüksektedir.
Bu da atışı olumlu olarak etkilemektedir.

Tabancalar söküldüğünde iç tasarımın ve mekaniğin aynı olduğunu görüyorsunuz.
Her iki tabancanın parçaları ( gez dışında ) birbirine uymaktadır.

Namlusunun daha kısa olması nedeniyle 66-3'ün etkili mesafesi daha kısa ve çıkış hızı daha düşüktür.
Yine aynı nedenle 65-5'e oranla daha fazla geri tepmektedir.

65-5'in ejektörü mermi kovan boyunda olduğundan, daha çabuk doldurulmakta ve boşaltılabilmektedir.
65-5'in namlu boyunun uzun olması taşımada 66-3'e göre dezavantaj oluşturmaktadır.
Ancak 66-3'ün ayarlı gezinin kılıfa takılma olasılığı bulunduğundan, takılmasını önleyecek kaliteli bir kılıfla taşınmalıdır.

Her iki tabanca da kişisel savunma ve taşıma için idealdir.
Artık birer klasik olmuşlardır.
Benim tercihimi sorarsanız, daha estetik olması nedeniyle 66-3.


Lupus Üstat bu konuya bir mesaj yazmış:

357 magnum kalibredeki K gövdeli SW revolverleri, .38 SPL için tasarlanıp geliştirilmiş olan modellerin özel ısıl işlem ve alaşımla .357 magnum fişekleri atabilir hale getirilmesi ile ortaya çıkmıştır. K gövdeli SW revolverlerinde silindir ve taşıyıcısını daha dar bir gövdeye yerleştirebilmek için namlu giriş ağzında saat altı yönünde dümdüz bir traş vardır. Bu alan namlu giriş ağzının ( forcing cone ) nisbeten zayıfladığı bir alandır ve aşırı miktarda yüksek basınç ve çıkış hızında magnum fişek atılması durumunda aşağıdaki hadise ve benzerleri meydana gelmektedir;

SW K gövdeli .357 magnumları, ağırlıklı olarak .38 SPL ile atış yapılıp, .357 magnum ile taşınmak üzere tasarlanmışlardır. K gövdeli SW revolverlerinde genel olarak 1 / 10 gibi bir .357 magnum / .38 SPL oranı benimsenmiştir. Bu düstur ve oran, Colt Python için de aynen geçerlidir. Eğer belirli miktarın üzerinde .357 magnum fişek atılacaksa da, mümkün olduğu kadar yüksek çekirdek ağırlığı olan, çekirdek namlu çıkış hızı daha düşük olan fişekler tercih edilmelidir. K gövdeli bir SW revolverinde zaruret dışında 125 gr ve altı çekirdeği olan, çok yüksek çıkış hızlı mühimmat kullanılmamalıdır. Allahtan MKEK sürekli olarak en az 145 grain ve üzeri mühimmat ithal ediyor da, bu ayrıntılardan haberi olmayan vatandaşların K gövdeli SW revolverleri gereğinden fazla zorlanmıyor...

L gövdeli revolverlerde ise namlu giriş ağzı çepeçevre tam kalınlıktadır. Gerek silindir çeperleri, gerekse de silindir taşıyıcı unsurları sürekli olarak .357 magnum mühimmatla atış yapılabilecek şekilde tasarlanıp , üretilmiştir. Eğer sürekli olarak magnum basınçlı ve yüksek çıkış hızlı fişek atılacaksa L veya N gövdeli SW revolverleri veya yeni nesil Ruger revolverleri tercih edilmelidir.

Bu konuyu yazdır

  Kılıf Neden Gereklidir?
Yazar: ceycey - 23-03-2024, 00:07 - Forum: Aksesuarlar - Yorum Yok

Sn.Lupus'un 30.3.2008 tarihli yazısı:

Kılıf Neden Gereklidir?

Arkadaşlar, bu konuda yazma ihtiyacını, CZ başlığında devam eden bir konu nedeni ile duydum. 
Ülkemizde maalesef kılıf gereksiz bir aksesuar gibi görülmektedir. Bu nedenle de doğru dürüst atım 
yapılmamış silahlar zamanla hurdaya dönmektedir.

Kılıfsız silah taşıyan kişiler genelde silahı bellerinden çıkardıklarında, en fazla şöyle bir dışını silip ki onu 
da yaparlarsa, namluyu olduğu gibi bırakmaktadırlar. Özellikle yazın kılıfsız belde taşınan tabancaların, 
sadece dışı değil, namlu içleri de inanılmaz derecede terlemektedir. Bu ter öylece bırakılmaya devam 
edilirse zaman içerisinde küçük noktalanmalara, giderilemeyecek korozyon ve pasa neden olmaktadır.

Aynı etki küçük dış ve iç parçalarda da gözlenmektedir. Bu kötü alışkanlık devam ettirilirse zamanla silahın 
tüm aksamında korozyon ve pas oluşmaktadır. Tabii bunun doğal sonucu olarak da ehil olmayan ellerde 
kromlama vs, yazıların ve sanayi kodlarının tarumar edilmesi, buna rağmen namlu içlerinin düzeltilememesi 
gibi bir sonuç ortaya çıkıyor.

Silahınızı soğuk bir odadan, sıcak bir ortama getirdiğinizde bile üzerinde oluşan terlemeye dikkat edin. 
Bunun kemer içindeki bir silaha sürekli olduğunu düşünürseniz, olayın vahametini daha rahat anlayabilirsiniz.

Bundan başka bir de silahların sürekli olarak düşürülmesi sonucu, nişangah takımlarının ezilmesi, çeşitli 
yerlerinde giderilmesi son derece güç ezik ve vurukların oluşması kaçınılmaz oluyor. Şimdiye kadar taşıma 
ruhsatlı olup da, namlu yüksükleri, nişangahları, emniyet manivelaları ezilmemiş bir tane BHP görmedim.

Arkadaşlar silah mutlaka amacına uygun bir şekilde kılıf ile taşınmalıdır.
Bu hem silahınızın her zaman sizinle kalması, hem de giderilmesi çok zor olan hasarların önlenmesi için şarttır.

Saygılarımla.

Bu konuyu yazdır