| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 74 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 72 Ziyaretçi) Bing, Google
|
| Son Yazılanlar |
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
Dün, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 199
|
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,747
|
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,622
|
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 480
|
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 949
|
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 247
|
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
|
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 387
|
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,231
|
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 485
|
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 534
|
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,917
|
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 288
|
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 299
|
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,956
|
|
|
| ATEŞLİ SİLAHLAR SÖZLÜĞÜ ( S - Z ) |
|
Yazar: Sabri - 22-02-2024, 08:09 - Forum: Genel Silah Sohbetleri
- Yorum Yok
|
 |
BU SÖZLÜK (Rahmetli) ALİ KOZANOĞLU TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR. Önceki TT Forumda yer almaktaydı
( Osman Ortaç revizyonlu Sözlüğe .xls formatında şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: Ali Kozanoğlu Sözlüğü )
S
SAÇMA (Shot): Erimiş sıcak kurşunun yüksek kulelerden veya döner tablalardan damlacıklar halinde dökülmesi/savrulması sonucu
oluşan küçük kurşun bilyacıklar.
ÇELİK SAÇMA (Steel Shot): Su kuşlarında kurşun zehirlenmesini önlemek için imal edilen çelik saçma.
SAÇMA TÜFEĞİ (Shotgun): Bkz.; YİVSİZ AV TÜFEĞİ.
SAFETY: Bkz.; EMNİYET.
SAĞMAL TETİK (Double-Action): Bkz.; TETİK.
SARMA NAMLU (Damascus Barrel): Demir ve çelik şeritlerin veya tellerin bir malafa üzerine spiral bir şekilde (yay gibi) sarılıp
demirci ocağında dövülerek kaynaklanması ile yapılan namlu cinsi. Kaynak yerlerinin kimyasal işlem veya zamanla aldığı renkler namlu yüzeyinde çeşitli şekillerde görülebilir. Dumansız barutla kullanılması çok tehlikelidir.
SCATTERGUN: Bkz.; YİVSİZ AV TÜFEĞİ.
SCATTER LOAD: Bkz.; DİSPERSAN. Ayrıca; saçma doluları için genel tabir.
SCOPE: Bkz.; SİLAH NİŞAN DÜRBÜNÜ.
SCOPE BASES/MOUNTS: Bkz.; DÜRBÜN AYAKLARI
SCOPE RINGS: Bkz.; DÜRBÜN HALKALARI
SEAR: Bkz.; TETİK AYAĞI.
SEÇMELİ / TERCİHLİ TETİK: Bkz.; TETİK.
SEKME (Ricochet): Merminin her hangi bir yüzeye çarparak yön değiştirmesi.
SELECTIVE EJECTOR: Bkz.; EJEKTÖR.
SELECTOR: Bkz.; TETİK.
SELF LOADING/SELF LOADER: Bkz.; YARIM OTOMATİK.
SEMI-AUTOMATIC: Bkz.; YARIM OTOMATİK.
SERBEST TABANCA (Free Pistol): Bir tür müsabaka tabancası.
SERBEST TÜFEK (Free Rifle): Bir tür müsabaka tüfeği.
SERPANTİN (Serpentine): Yılankavi, "S" şekilli. Kavlı çakmaklarda kavı tutan ve aynı zamanda tetik görevi yapan aksam.
SET(LER): Bak; YİV/SET
SET ÇAPI: Bkz; NAMLU ÇAPI.
SET TRIGGER (DOUBLE/SINGLE): Bkz; KURULAN TETİK.
SHELL: Bkz.; FİŞEK.
SHOOTING GLASSES: Bkz.; ATIŞ GÖZLÜĞÜ
SHOOTING RANGE: Bkz.; POLİGON.
SHORT RECOIL*: Bkz; KISA TEPMELİ
SHORT STROKE GAS OPERATED*: Bkz; KISA GAZ BASINÇLI(?)
SHOT: Bkz.; SAÇMA
SHOTGUN: Bkz.; YİVSİZ AV TÜFEĞİ
SHOT PATTERN: Bkz.; PATERN
SHOTSHELL: Bkz.; AV FİŞEĞİ
SHOULDER: Bkz.; OMUZ.
SIDE ARM*: Kemerde taşınmak üzere tasarlanmış silâhlar (Kılıç, kasatura, kama, tabanca, vb.).
SIDE-BY-SIDE*: Klâsik çifte (Yan yana).
SIGHT: Bkz.; NİŞANGÂH.
SIGHTING-IN: Bkz.; SIFIRLAMA.
SIGNAL GUN: Bkz; İŞARET TABANCASI.
SIFIRLAMA (Sighting-in/Zero/Zeroing): Belirli bir mesafede nişan ve vuruş noktalarının bir araya getirilmesi için yapılan ayar.
SINAMA: Bkz.; DENEME.
SINGLE ACTION: Bkz.; TEK HAREKETLİ.
SINGLE SELECTIVE TRIGGER: Bkz.; TETİK.
SINGLE SHOT: Bkz.; TEK ATIŞLI.
SINGLE SET TRIGGER: Bkz.; TEK KURMALI TETİK.
SINGLE TRIGGER: Bkz.; TETİK
SIRT: Kundağın İBİK (Comb) ile TOPUK (Heel) arasında bulunan ve elmacık kemiğinin değdiği üst hattı.
SIZING: Bkz.; MERMİ HADDELEME.
SİLAH KILIFI/KUTUSU (Gun Case): Çanta, torba, kutu veya kılıf tarzında sert veya yumuşak muhafaza.
SİLAH NİŞAN DÜRBÜNÜ (Scope): Silâha monte edilen ve içinde nişan çizgileri bulunan mercekli nişangâh.
SIMPLE BLOWBACK: Bkz; BASİT GERİ FIRLATMALI(?)
SLACK: Bkz.; BOŞLUK(TETİK).
SLIDE ACTION: Bkz.; POMPALI MEKANİZMA.
SLING: Bkz.; KAYIŞ.
SLING SWIVEL: Bkz; KAYIŞ HALKASI.
SLUG: Bkz.; TEK KURŞUN.
SLUG GUN*: Tek kurşun atılacak şekilde nişangâh takılmış (bazıları kısmen/tamamen yivli namlulu) av tüfeği.
SMALL BORE: Bkz.; KÜÇÜK ÇAP.
SMOOTHBORE: Bkz.; KAVAL.
SMOKELESS POWDER: Bkz.; DUMANSIZ BARUT.
SNAP CAP: Bkz.; TETİK DÜŞÜRME FİŞEĞİ.
SNAP SHOOTING: Bkz.; ÖNLEME.
SOLID: Bkz.; TAM GÖMLEKLİ.
SPANNER: Bkz; KURMA ANAHTARI.
SPIN: Bkz; DÖNÜŞ, YİV/SET.
SPREADER LOAD: Bkz.; DİSPERSAN.
SPITZER* : Uçuş sırasında daha iyi bir dengeleme sağlayan ve mermi hızı azalmasını yavaşlatan sivri uçlu
mermi.
STAR CRIMP: Bkz.; KIVIRMA(YILDIZ).
STEEL SHOT: Bkz.; SAÇMA
STOCK: Bkz.; KUNDAK.
SUPERPOSED*: Browning tasarımı “FN” yapısı üst üste namlulu kırma tüfek için “superimposed” sözcüğünden türeme model
ismi. Zamanla tüm üst üste namlulu kırma tüfeklerin genel adı. Bkz.; SÜPERPOZE.
SÜPERPOZE (Superposed)(Over/Under): Üstüste iki namlusu olan av tüfeği/silâh.
SÜPÜRME ÖNLEME: Bkz.; ÖNLEME
SÜRGÜ (Bolt): Silâh mekanizmalarında, ileri geri oynayarak fişek doldurma ve boşaltma işlemini yapan, namlu kuyruğunu kilitleyen ve genellikle ateşleme iğnesi,yayı, kilit kulakları ve fişek tırnağını da içeren uzunca çelik parça.
SÜRGÜLÜ MEKANİZMA (Bolt Action): Bazı kapı sürgüleri gibi ileri itip sapını aşağıya döndürerek fişek sürüp kuyruğu kilitleyen,
sapını yukarı döndürüp geri çekerek kuyruğu açıp boş kovanı dışarı çıkartan ateşli silâh kilitleme düzeni. Günümüzde
kullanılan bütün sürgülü mekanizmalar ateşleme düzenini de içerdiği gibi bir çokları emniyet düzenini de bünyesinde taşır. (Mauser Tipi)
SÜRGÜ KOLU (Bolt Handle): Mekanizma sürgüsüne kumanda etmeyi sağlayan kol.
SÜRGÜ MANDALI (Bolt Release/Bolt Stop): Sürgünün mekanizmadan sökülmesini veya açık kalmasını sağlayan mandal.
SÜRGÜ YÜZÜ : Sürgünün, fişek kovanı dibine dayanan ön sathı. (Ateşleme pimi deliği ve fişek çıkartma tırnağı bu yüzde olur).
SÜRTÜNME (Creep): Tetik ayağının horoz çentiğinde sürtünerek ilerlemesi.
SWING THROUGH LEAD: Bkz.; ÖNLEME
SWIVEL: Bkz.; ASKI
Ş
ŞARJÖR (Magazine): Bir miktar fişeği bir arada tutan, bilhassa tabancalarda genelde silâhtan ayrılabilen, metal kutu/hazne.
ŞARJÖR KİLİDİ/MANDALI (Magazine Catch/Release): Kutu şarjörleri çıkartmak veya sabit şarjörleri boşaltmak için kullanılan
mandal/düğme/vb.
ŞARJÖR KESİCİ)AYIRICI (Magazine Cut-Off/Disconnector): Şarjörü devreden çıkartıp silâhın her atış için tek tek
doldurulmasını sağlayan düzen.
ŞARJÖRLÜ SİLAH (Magazine Gun): Her hangi bir tür şarjör kullanımı ile mükerrer, yarım veya tam otomatik atış yapabilen silâh.
ŞARJÖR TABANI (Floor Plate): Mekanizmalı tüfeklerin şarjörünün altındaki sökülebilir metal tabla.
ŞARJÖR TAKOZU (Magazine Plug): Yüksek kapasiteli şarjörleri yasal kapasiteye indiren parça.
ŞERİT (Rib): Namlu üstü veya namlular arası bandı.
AYAKLI ŞERİT ((Ventilated Rib): Özel ayaklar üzerinde namludan yükseltilmiş bant/şerit.
YÜKSEK ŞERİT (Raised Rib): Yüksek ayaksız şerit.
ŞEV (Cant): Nişan alınırken silâhın sağ veya sol tarafa meyli.
ŞEVROTİN (Buckshot): Çok iri Saçma.
ŞOK (Choke): Av tüfeği namlularının uç kısmında, saçma kitlesinin dağılmasını kontrol eden daralma.
Cylinder Choke: Şoksuz, hiç daralmayan namlu ucu.
Improved-Cylinder Choke: Çeyrek (1/4) şok.
Modified Choke: Yarım (1/2) şok.
Full Choke: Tam (4/4) şok.
Extra-Full Choke: Tam (4/4) şoktan daha toplu saçma atan şok.
ŞOK TÜPÜ (Choke Tube): Namlu ucuna vidalanarak takılan tüplerle değişebilir şok.
T
TABAK: Bkz.; PLÂKA
TABANCA (Handgun): Genelde bir elle kullanılan ateşli silâh.
TABANCA KABZA (Pistol Grip): Tüfek kundaklarında tetik gerisinde tabanca kabzasına benzer el çıkıntısı.
TABANCA KILIFI (Holster): Tabancaların kişi üzerinde taşınması için doğal veya sentetik malzemeden yapılmış kılıf.
TABANCA TOPU (Cylinder): Toplu tabancaların “top”u (Genelde 5 veya 6 fişek yatağı olup bu sayı daha az veya daha çok da
olabilir).
TABLA (Rim): Fişek kovanı dip çevresinde, fişek yatağı dibine dayanarak kovanın daha ileri gitmesini önleyen, ve boşaltma
tırnağının takılmasına yarayan çıkıntı.
TAIL: Bkz.; KUYRUK ŞERİDİ..
TAKEDOWN*: Namlu/mekanizma/kundak kısımları taşıma kolaylığı için ayrılabilen tüfek.
TAM GÖMLEK/Lİ MERMİ (Ball Ammunition)(Full Metal Jacket/ed)(Solid): Askeri maksatla veya atıcılık yarışmaları için imal
edilmiş, (çok büyük hayvanlar dışında) avda kullanılması uygun olmayan, dibi hariç tamamen sert bir metalle kaplı mermi
çekirdeği.
TAM OTOMATİK (Full Automatic): Tetik basılı tutulduğuğunda şarjöründeki fişekleri arka arkaya atmaya devam eden silâh.
TAMBUR (Drum): Bilhassa otomatik silâhlarda yüksek fişek kapasitesi sağlamak için kullanılan silindirik veya kısmen konik
şarjör/ler. (Bazı otomatik silâhlar (Örneğin; HK-11) tek yuvaya iki yandan fişek besleyen çiftli tambur kullanır.)(P-08
(Parabellum) tabancanın 32 fişeklik bir tambur şarjörü de vardır.)
TAMPON (Buffer): Mekanizma veya kundak içerisine şok ve/veya tepme emici olarak yerleştirilmiş sabit veya hareketli parça.
TANG: Bkz.; KUBUZ KUYRUĞU.
TAPA (Wad): Barutla saçmaları ayıran, arkasındaki barut gazını kaçırmadan saçmayı iten, veya saçmanın dökülmemesi için
kullanılan çeşitli malzemelerden disk veya silindir şeklinde yapılmış bir aygıt.
TARAK: Bkz.; İBİK.
TARGET: Bkz.; HEDEF.
TAŞLI ÇAKMAK (Flintlock): 17.yy başlarından itibaren ateşli silâhlarda kullanılan ve çelik bir parçaya çakmak taşının çarparak
çıkarttığı kıvılcımlarla barutu ateşleyen mekanizma.
TEK ATIŞLI (Single Shot): Tek atışlı (her atış için ayrı doldurulan) silâh.
TEK HAREKETLİ (Single Action): Bkz.; TETİK.
TEK KURMALI TETİL (Single Set Trigger): Hassas tetik düşürebilme için kendi başına kurulabilen tetik.
TEK KURŞUN (Slug): Yivsiz av tüfekleri için imal edilmiş çeşitli tiplerde mermi.
YİVLİ KURŞUN(Rifled Slug): Dış yüzeyi yiv/setli tek kurşun.
TEK TETİK: Bkz.; TETİK
TEMİZLEME TAKIMI (Cleaning Kit) : Temizleme takımı. Harbi, fırça, bez, yağ, vs..
TEMİZLEME HARBİSİ (Cleaning Rod): Namlu temizleme harbisi. Tek veya çok parçalı olabilir. Ahşaptan veya metalden yapılır. Tel, ip veya metal boncuklardan mamul yumuşak harbiler de vardır.
TEPME (Kick): Bkz.; GERİ TEPME.
TEPME YASTIĞI (Recoil Pad): Tepmeyi azaltmak için dipçik tabanına takılan kalın, yarı sert, esnek (genelde lâstik veya plâstik)
tampon.
TEPME YAYI (Recoil Spring): Geri tepme etkisiyle çalışan silâhların ana mekanizma yayı.
TETİK (Trigger) : Parmakla çekilerek doğrudan veya tetik ayağı vasıtasıyla horoz veya iğneyi düşürerek ateşleme sürecini başlatan
kol veya düğme.
ÇİFT HAREKETLİ / SAĞMAL TETİK (Double Action): Tabancalarda, horozun tetiğin çekilmesi ile kurulup düştüğü düzen.
TEK HAREKETLİ (Single Action): Atış için horozun elle kurulmasını gerektiren düzen.
TEK TETİK (Single Trigger): Birden fazla namluyu hep aynı sırayla ateşleyen tek tetik.
TERCİH MANDALI (Selector): Ateşleme sırasını seçen mandal/düğme.
TERCİHLİ TEK TETİK (Single Selective Trigger): Namlu tercihli tek tetik.
TETİK AYAĞI (Sear): Silâhın ateşleme düzeni içinde, tetikle horoz veya ateşleme iğnesi irtibatını sağlayan oynar aksam.
TETİK BOYU (Length of Pull): (Ön)Tetikten dipçik taban ortasına kadar olan mesafe.
TETİK DÜŞÜRME FİŞEĞİ (Snap Cap): Boşa tetik düşürürken silâh aksamımı koruyacak şekilde yapılmış özel fişek.
TETİK KÖPRÜSÜ (Trigger Guard): Tetiğin etrafına hem mekanik hem de güvenlik yönlerinden koruyucu olarak silâha takılmış
bir çerçeve.
TETİK PLÂKASI (Trigger Plate): Tetik veya tetik düzenini kundak veya mekanizmaya bağlamaya yarayan aksam.
TETİK SÜRTÜNMESİ (Creep): Tetiğin/tetik ayağının iğne veya horoz düşene kadar kurma çentiğinde sürünerek hareketi..
THUMB SAFETY: Bkz.; EMNİYET
TIRNAK (Extractor): Kovan/Fişek çekme tırnağı.
TIRTIL (Checkering): Ateşli silâhların kabza ve el kundağında tahta üzerine, veya horoz, emniyet mandalı gibi yerlerinde metale, el
kaymaması için yapılan kare veya baklava şeklinde derin çizgiler.
TOE*: Tüfek kundağı dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Bkz.; AYAK PARMAĞI.
TOP (Cannon): Hafif silâhlardan daha büyük çaplı ve ferdi silâhtan ziyade ekip silâhı olarak kullanılan ağır ateşli silâhların genel adı.
TOP LEVER: Bkz.; KIRMA MANDALI
TOPLU TABANCA (Revolver): Fişek yatakları namlu gerisinde dönen bir silindirin çeperine açılmış silâh.
TOPUK‡ (Heel): Dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Dipçik tabanı bir ayağa benzetilirse, topuk.
TRAJECTORY: Bkz.; MERMİ YOLU.
TROMBONE ACTION: Bkz; POMPALI.
TWIST: Bkz.; HADVE.
TIRNAK (Extractor): Fişek yatağında bulunan dolu fişek veya boş kovanı geri çekmeye yarayan aksam.
TRIGGER: Bkz.; TETİK
TRIGGER GUARD: Bkz.; TETİK KÖPRÜSÜ
TUBULAR MAGAZINE: Bkz.; BORU ŞARJÖR.
TUTMAK (Hold): Tetiği çekerken nişangâhları hedefle bir hizada tutmak.
TUTUKLUK (Jam): Herhangi bir sebepten dolayı silâhın patlamaması veya mekanizmanın çalısmaması.
U
UCU DELİK MERMİ (Hollow Point): Daha çabuk genişleme sağlamak için ucu delik olan mermi çekirdeği
UZUN GAZ BASINÇLI(?) (Long Stroke Gas Operated): Barut gazı basıncının bir pistonu mekanizma çalışma boyunda hareket
ettirerek işlev gören yarım veya tam otomatik silâh mekanizması.
UZUN GERİ TEPMELİ(?) (Long Recoil Operated): Namlu ve sürgü grubunun tepmesi boyunca beraber kilitli kaldığı venamlunun geri hareketi sonunda sürgüyü bırakıp yerine döndüğü yarım veya tam otomatik silâh mekanizması.
Ü
ÜST EL KUNDAĞI (Handguard): Genellikle askeri tüfeklerde kullanılan ve namlunun üstünü örten tahta, metal veya kompozit
malzemeden yapılma parça. (Isınan namlunun üstünü örtmek yanı sıra, namludan yükselen ısı dalgalarının nişan hattını bozmasını önler.
V
VARIABLE CHOKE: Bkz.; AYARLANABİLİR ŞOK
VARIABLE SCOPE: Bkz.; NİŞANGÂH.
VELOCITY: Bkz.; HIZ.
VENTILATED RIB: Bkz.; AYAKLI ŞERİT
VERNIER*: Genellikle diopter tipi çok hassas ayarlı gez.
VERY PISTOL: Bkz; İŞARET TABANCASI.
VURUŞ NOKTASI (Point of Impact): Merminin atış neticesinde vurduğu nokta.
W
WAD: Bkz.; TAPA
WADCUTTER*: Tabanca atışlarında hedefi temiz delecek şekilde keskin ön kenarlı olarak imal edilmiş özel mermi
WHEELLOCK: Bkz.; ÇARKLI ÇAKMAK
WINDAGE: Bkz.; DİRİSA/KAYMA
WIND DEFLECTION/DRIFT: Bkz.; KAYMA/İNHİRAF.
X
X-RING: Hedefin orta siyah kısmı içinde maksimum puanlı “10” halkasından daha küçük çaplı daire. Eşit vuruşlu ve eşit puanlı
beraberlikler için bir çözüm olarak kullanılmaktadır.
Y
YALDIZ METALİ (Gilding Metal): Mermi gömleği için kullanılan %5-10 çinko içeren bakır alaşımı. Bakıra yakın kızıl renkli bir
çeşit “pirinç” alaşımı. Mobilya ve silâh süsü olarak kullanılacak ve sonradan altın kaplanacak aksamın, yaldızlamaya daha zengin bir renk vermek maksadıyla, döküldüğü alaşım).
YANAKLIK (Cheekpiece): Tüfek kundaklarında yanağa destekleyecek şekilde yapılmış veya eklenmiş kısım.
YAN DÖNME (Keyholing): Merminin her hangi bir sebeple yan dönerek hedefte yuvarlak yerine uzunlamasına delik açması.
YARIM ÇAKMAK (Box Lock): Kırma tüfeklerde basküle bağlı ateşleme mekanizması. Bkz.; ÇAKMAK.
YARIM OTOMATİK (Semi Automatic): Barut gazı tazyiği veya geri tepme gücüyle çalışan bir mekanik düzenle, tetiğin her bir
çekilişinde fişeği ateşleyip, boş kovanı namludan çıkartıp dışarı atan ve dolu bir fişeği tekrar ateşlenmeye hazır olarak namluya süren ateşli silâh.
YARIŞMA (Match): Müsabaka (Atıcılık)
YARIŞMA FİŞEĞİ (Match Ammunition): Av veya askeri maksatlı fişeklere nazaran daha hassas hazırlanmış özel yarışma
cephanesi.
YATAK BASINCI: Bkz; KUYRUK BASINCI.
YEMLEME: Bkz. AĞIZOTU.
YEMLEME BARUTU (Booster Charge): Bazı fişeklerde kapsül alevini destekleyerek sevk hakkının yanmasını kolaylaştıran/
hızlandıran az miktarda kolay yanıcı barut (genelde karabarut).
YİV(LER) (Grooves): Bak; YİV/SET. Yivler ve bu oluklar arasında çıkıntı şeklinde kalan orijinal namlu çapındaki setler.
YİV/SET İZLERİ (Rifling Marks): Mermi üzerinde oluşan (her biri farklı) yiv-set izleri.
YİV ÇAPI (Groove Diameter): Yivli silâh namlularında iki karşılıklı yivıin arasındaki çap (Namlu çapı + 2 Yiv derinliği). Mermi
çapı genelde yiv çapına eşit olur.
YİVLİ KURŞUN: Bkz.; TEK KURŞUN.
YİVLİ TÜFEK (Rifle): Omuza dayanıp iki elle tutularak, bir defada bir mermi atmaya yarayan yivli namlulu ateşli silâh.
YİVSİZ : Yivleri olmayan namlu veya silâh (KAVAL).
YİVSİZ AV TÜFEĞİ (Shotgun): Çok sayıda kurşun saçmayıı bir seferde atabilmek üzere yapılmış yivsiz namlulu tüfek (Saçma
tüfeklerinden tek kurşun da atılabilir).
YİV/SET (Rifling): Mermiyi döndürerek dengelemek maksadıyla, namlunun iç yüzeyine açılmış spiral (oluklar)
YÜKSEK DİPLİ (High Base/Brass): Metal kısmı yüksek olan av kovanı. 70mm.lik dolu.
YÜKSEK GÜÇLÜ(High Power) : Takriben 2000 fps (610 m/sn) sürati olan ilk dumansız barutlu fişekler için kullanılan bir terim.
YÜKSEK SÜRATLİ (High Velocity): 2700 fps (823 m/sn) veya daha fazla sürati olan fişekler.
Z
ZERO/ZEROING: Bkz.; SIFIRLAMA
ZIPLAMA (Jump) : Mermi fişek yatağından namlu ucuna varana kadar namlu ekseninin dikey ve/veya yatay yer değiştirmesi.
ZIRH DELİCİ (Armor-Piercing): Mermi gömleği içinde, kurşun dolgu önüne sert metal bir parça yerleştirilerek merminin metal
levhaları delmesini sağlamak üzere üretilmiş mermi çekirdeği. (Sadece askeri ve asayiş maksatlı kullanılan bir mermi olup, genelde üçları değişik renklerde boyanarak işaretlenmiştir.)
* Türkçe karşılıkları bulunamadığı için sadece İngilizce olarak bırakılan sözcükler.
‡ Türkçe karşılıkları bulunmadığı için benzetilen/uydurulan sözcükler.
AYAK PARMAĞI‡ (Toe): Dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Dipçik bir ayağa benzetilirse, parmaklar.
COMB*: Tüfek kundağında, kabzadan sonra yukarı doğru yükselip dipçiğe dönen köşe. Bkz.; İBİK. TARAK.
HEEL*: Tüfek dipçi tabanının en üst ucu/köşesi. Bkz.; TOPUK.
İBİK‡ (Comb): Tüfek kundağında, kabzadan sonra yukarı doğru yükselip dipçiğe dönen köşe. Kuş gagalarından yükselen ibik
gibi kabzadan yükseldiği için olsa gerek, İngilizce’de bu ismi layık görmüşler.
SIRT: İBİK (Comb) ile TOPUK (Heel) arasında bulunan, atış sırasında elmacık kemiğinin yaslandığı kundak üst hattı.
TOE*: Tüfek kundağı dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Bkz.; AYAK PARMAĞI.
TOPUK‡ (Heel): Dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Dipçik tabanı bir ayağa benzetilirse, topuk.
|
|
|
| Atışlarda Açısal Hesaplamalar ve Dış Balistik |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 23:39 - Forum: Taktik ve Eğitim
- Yorum (2)
|
 |
Üstat xlcod3r'in 6.5.2009 tarihli yazısı:
ATIŞLARDA AÇISAL HESAPLAMALAR VE DIŞ BALİSTİK
Optikle mücehhez yivli silah kullanan ve kullanmayı düşünen arkadaşlar için lazım olur düşüncesi ile aşağıdaki dökümanı hazırladım. Gerçi "balistik program kullanıyorum, bunlara gerek yok" diyen arkadaşlarda çıkabilir. Ancak herkesin bir PDA sahibi olamayacağını düşündüğümden, bu yazıyı hazırladığımı da belirtmeliyim.
-------------------------------------------------------------------
Bilindiği üzere atışta en önemli olgulardan biride nişan hattıdır. Nişan hattı hesaplamalarında açısal olgular en önemli yeri tutar. Optik olsun, mekanik gez olsun yapılacak atışlarda düzeltmeler verilir. MOA ( Dakika cinsinden açı), RADYAN ve milimetrik olarak yapılan bu hesaplamalarda kullandığımız silah ve optiğin değerlerini bilmeliyiz. Mekanik gez düzeltmeleri nadir olarak MOA cinsinden verilir, genelde milimetrik olarak verilen bu değerlerin temeli de açısal hesaplamalarla ilgilidir.
MOA:
MOA = Minute of angle ( Dakika cinsinden açı )
1 MOA 100 yarda mesafede 1.0471996 inç mesafeyi kapatır. Ancak hesaplamalarda bu rakam 1 inç olarak yuvarlanmıştır. Optiklerin ve silahların ayar çıtları ½ , ¼ , 1/8 olarak hesaplanmış ve bu ayara bağlanmışlardır.
Bu ölçü sadece 100 yard için geçerli olup mesafeler kademeli olarak arttıkça değerde aynı oranda artar. Örneğin:
100 yard mesafede 1 inç
200 yard mesafede 2 inç
300 yard mesafede 3 inç
400 yard mesafede 4 inç
500 yard mesafede 5 inç etc.
Devam ederek gider.
Anlaşılması için 100 yard mesafede 1 moa 1 inç kapatırken 1000 metrede 10 inç kapatır. Moa'nın nasıl hesaplandığına girmek akılları karıştırmak olur. Moa'nın optik üzerinde ayar için aktarılması konusunu incelemek daha doğru olur.
Öncelikle sahip olduğumuz optik ayar skalası moa için dizayn edilmiş ise tambur üzerinde bulunan stadya hattında bulunan (belli aralıklarla çizilmiş çubuklar) bir aralığın ( ki tambur döndüğünde çıt sesi verir, çıt olarak da söylemlendirebilirsiniz) kaç moa değerine tekabül ettiğini bilmeliyiz. Genelde tambur üzerinde yazar. Genelde 1/4 moa değerine sahip olurlar. Bu durumda 100 yard mesafede 1 çıt alırsak hedef üzerinde 6.5 mm düzeltme yapmış oluruz. 200 yardada 13 mm, 300 yardada 19.5 mm etc. devam eder.
6.5 mm nerden bulduk derseniz 1 moa = 1 inç = 25.4 mm 1/4 moa= 25.4/4= 6.35 yuvarladık 6.5 mm.
Eğer oran 1/8 ise 1 inçi 8 e böleceğiz. Bu çok hassas optiklerde olduğundan nadir rastlanan bir orandır.
Kullanacağımız fişeğin balistik tablosunu edinip mesafede yaptığı path oranlarına göre optiğimizin yükselişini hesaplayıp kartex haline getirip yanımızda taşıyabiliriz. Aynı zamanda rüzgar sapma tablosundan faydalanarak yan sapmaları da hesaplayabiliriz.
mrad
Bazı optiklerde tambur oranı mrad olarak ayarlanmıştır. Genellikle Schmidt& Bender optiklerde rastlanır. Bu optiklerde 1 çıt 0.1 mrad dır. Buda 100 yardada 1 cm e tekabül eder. Mesafe arttıkça mesafeyle aynı orantılı artar.
Milimetrik
Bazı optiklerde de tambur oranı milimetrik olarak ayarlanmıştır. Ayar sistemi aynen uygulanır.
Mekanik gezlerde aynı ayarlama sistematiğine sahiptir. Gezden yada arpacıktan mekanik olarak ayarlanırlar.
Atışlarda hesaplamaya kıyısından köşesinden derken epeyce girdik. Merminin balistik karakteristikleri önemlidir demiştim. Bu bölümde en çok kullanılan küçük çap ve yivli silah fişeklerinin karakteristiklerini vereceğim.
Küçük çaplarda ekipman ve cihaz kullanmadan düzeltme vermek ancak ileri seviyede uzmanlaşmış, bilgi ve becerisini geliştirmiş atıcıların yapabileceği uygulamalardır.
Aşağıdaki tablo deniz seviyesinde, 59 F sıcaklıkta, 4 inç namlu uzunluğuna sahip test silahı ile ölçülen değerlerdir. Silah 50 yardaya sıfırlanmış olup, 150 yarda mesafeye kadar path değerleri verilmiştir.
9x19 mm FMJ 115 grain, B.C:0,120
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
1180 /1106 / 1048 / 1001 / 961 / 927 / 896
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
356 / 313 / 280 / 256 / 236 / 219 / 205
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
0,4 / Zero / - 2,4 / - 7 / - 13,9 / - 23,4
Sıfırlama mesafesi 25 yard olursa
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
Sıfır / - 0,9 / - 3,7 / - 8,7 / - 16,1 / - 26
9x19 mm, Hydra-Shock JHP, LR ( Low recoil), 135 grain, B.C: 0,180
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
1060 / 1026 / 996 / 969 / 945 / 923 / 903
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
337 / 316 / 298 / 282 / 268 / 256 / 244
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
0,6 / Sıfır / - 2,8 / - 7,8 / - 15,4 / - 25,4
Sıfırlama 25 yard olursa
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
Sıfır / - 1,2 / - 4,5 / - 10,2 / - 18,3 / - 28,9
40 S&W;, FMJ, 165 grain, B.C: 0,150
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
1130 / 1078 / 1035 / 998 / 966 / 938 / 912
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
468 / 426 / 393 / 365 / 342 / 322 / 305
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
0,5 / Sıfır / - 2,5 / - 7,2 / - 14,2 / - 23,7
Sıfırlama 25 yard olursa
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
Sıfır / - 1 / - 4 / - 9,1 / - 16,6 / - 26,6
45 Auto, FMJ, 230 grain, B.C: 0,190, Test silahı namlu boyu 5 inç.
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
890 / 872 / 855 / 839 / 824 / 809 / 795
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
405 / 389 / 374 / 360 / 347 / 335 / 323
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
1 / Sıfır / - 3,9 / - 11 / - 21,2 / - 34,7
Sıfırlama 25 yard olursa
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
Sıfır / - 2 / - 6,9 / - 14,9 / - 26,1 / - 40,6
357 sig, JHP, 125 grain, B.C: 0,150
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
1350 / 1266 / 1193 / 1130 / 1078 / 1035 / 998
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu -25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
506 / 445 / 395 / 355 / 323 / 297 / 277
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
0,2 / Sıfır / - 1,8 / - 5,2 / - 10,5 / - 17,9
Sıfırlama 25 yard olursa
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 0,9 inç ) Değerler inç cinsinden )
25 yard -50 yard -75 yard -100 yard -125 yard -150 yard
Sıfır /- 0,5 / - 2,4 / - 6,1 / - 11,7 / - 19,2
fps = 0,3048 m/sn
inç = 2,54 cm
yarda = 91,44 cm
kg/m2= 0,20482 pound- feet2
Yivli silah fişeklerinde ise;
Aşağıda deniz seviyesinde 59 F sıcaklıkta, namlu boyu 24 inç olan 100 yard mesafede sıfırlanmış test silahı ile alınan path değerleri verilmektedir.
7.62x51 mm, FMJ-BT,150 grain, B.C: 0,408
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2820 / 2597 / 2385 / 2182 / 1990 / 1809 / 1639 / 1484 / 1345 / 1226 / 1131
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2649 / 2247 / 1895 / 1587 / 1319 / 1090 / 895 / 733 / 603 / 501 / 426
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 1,5 inç ) Değerler inç cinsinden )
100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
Sıfır / - 3,7 / - 13,5 / - 30,6 / - 56,5 / - 93,1 / - 142,6 / - 208,1 / - 292,7 / - 400,5
Sıfırlama mesafesi 200 yard olursa
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 1,5 inç ) Değerler inç cinsinden )
100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
1,8 / Sıfır / - 8 / - 23,2 / - 47,3 / - 82,1 / - 129,8 / - 193,4 / - 276,2 / - 382,2
7.62x51 mm, Trophy bonded tip,165 grain, B.C: 0,450, HE ( Otomatik ve yarı otomatiklerde kullanılmaz, sniper mühimmatı) 200 yardaya sıfırlı.
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2880 / 2675 / 2478 / 2291 / 2111 / 1939 / 1777 / 1625 / 1485 / 1358 / 1247
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
3040 / 2622 / 2251 / 1923 / 1633 / 1379 / 1157 / 968 / 808 / 676 / 570
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 1,5 inç ) Değerler inç cinsinden )
100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
1,7 / Sıfır / - 7,4 / - 21,4 / - 43,2 / - 74,2 / -116,4 / - 171,7 / - 242,8 / -332,8
7.62x51 mm, Soft Point, 180 grain, B.C: 0,382
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2570 / 2345 / 2131 / 1929 / 1740 / 1565 / 1407 / 1271 / 1159 / 1075 / 1011
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2641 / 2198 / 1816 / 1488 / 1210 / 979 / 792 / 646 / 537 / 462 / 409
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 1,5 inç ) Değerler inç cinsinden )
100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2,4 / Sıfır / - 10,1 / - 29,6 / - 60,6 / - 105,8 / - 168,7 / - 253,1 / - 363,4 / - 503,8
.375 H&H; Magnum,Soft Point, 300 grain, B.C: 0,323
İlk hız ve anlık hız değerleri ( Değerler fps cinsindendir.)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2530 / 2267 / 2021 / 1791 / 1581 / 1394 / 1238 / 1118 / 1032 / 969 / 918
Çekirdek enerjisi (Değerler foot- pounds cinsindendir)
Namlu 100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
4265 / 3426 / 2721 / 2137 / 1665 / 1296 / 1021 / 833 / 710 / 625 / 562
Mermi yolu path değerleri ( ( Nişangah yüksekliği 1,5 inç ) Değerler inç cinsinden )
100 yard 200 yard 300 yard 400 yard 500 yard 600 yard 700 yard 800 yard 900 yard 1000 yard
2,6 / Sıfır / - 11,2 / - 33,3 / - 69,4 / - 123,4 / - 200,2 / - 304,7 / - 441,9 / - 616,1
Bu path değerlerinin optik üzerinde düzeltmelerini nasıl hesaplayacağız? Bu hesaplamaları önümüzdeki günlerde vereceğim. Malum, işler başımızdan aşkın.
Tabancalar, uzun mesafe atışları yapmak için uygun değildir. Yakın ve dar alanlarda savunma yapmak amacı ile nişangahları düzenlenmiştir. 25 metre mesafeye sıfırlanan tabanca nişangahları, son zamanlarda ki araştırmalar sonucunda bazı üreticiler tarafından 15 metre mesafeye ayarlanmaktadır. Avukat arkadaşlar daha iyi bilirler ve buradan da paylaşırlarsa bilgi sahibi oluruz; Uzak mesafeden yapılan atışlar atıcının başını ağrıtmaya müsaittir. Uzak mesafede nefsii müdafadan söz edilebilir mi? Gibi.
Hedef atıcılığı için denemek isteyen arkadaşlar olabilir, dereceli nişangahları yoksa tecrübe ile nişangahlarını nişan alırken ayarlamak durumunda kalacaklardır. Şahsi tavsiyem, (kısıtlı istihkakınızla) uzak mesafe denemek yerine saldırıya maruz kalabileceğiniz yakın alanda savunma atışlarında çalışmanız, kas hafızanızı güçlendirmenizdir.
Balistik programlar yivli silahlar için daha yardımcı olurlar. Atışlarınızı düzenlemenizi sağlarlar. Tabii fişeğiniz programın database sinde kayıtlı ise. Her zaman yazmışımdır, yineleyeyim. Yivli atıcılığının temeli birebir usta çırak ilişkisi içinde öğrenilir. Atıcının yaptığı hataları beraber analiz etme ve değerlendirme bu işte elzemdir. Ana hatlar öğrenildikten sonra kişi kendi atışlarını analiz etme ve düzeltme işini daha kolay yapacaktır.
İyi günler.
|
|
|
| HANGİ TÜR KOVAN? |
|
Yazar: Sabri - 21-02-2024, 23:16 - Forum: Mühimmat
- Yorum Yok
|
 |
Değerli forumdaşlarım,
Bildiğiniz gibi TT Forumun aniden kapatılması bir çok faydalı bilgiyi de aldı götürdü. Fırsat buldukça silahseverler için yararlı olacağını düşündüğüm eski paylaşımlarımı bulup bu forumda paylaşmaya çalışacağım.
Aşağıdaki konuyu 23 Mayıs 2020 de paylaşmışım:
HANGİ KOVAN?
![[Resim: Ekran-Resmi-2024-02-21-21-59-14.png]](https://i.ibb.co/NjHfmHc/Ekran-Resmi-2024-02-21-21-59-14.png)
Yıllık mühimmat istihkakının 200 den 1000 e çıkması, mühimmat üretimi tekelinin MKEK den alınıp özel sektöre de imalat ve satış izni verilmesi ile piyasada mühimmat çeşitliliği ve üreten firma sayısı arttı. Sektör rekabete açıldı. Her geçen gün yeni bir firmanın, yeni bir mühimmat türü üretimi ile ilgili bilgiler gelmeye başladı.
Geçenlerde bir firmanın “Çelik” kovanlı tabanca mermisi çıkartması üzerine, bu mühimmatı üreten firma aleyhine yazıyormuşum gibi bir durum ortaya çıktı. Sadece bizde değil, dünya piyasalarında hakimiyet pirinç kovanda olmasına rağmen, daha ucuz olduğu için çelik ve alüminyum kovan, daha pahalı üst kalite “Nikel kaplı kovan” ile mühimmat üreten birçok firma var.Bu başlık altında değişik malzeme ile üretilen kovanların, avantaj ve dezavantajları var. Bunları bir başlık altında toplayarak tartışmanın daha uygun olacağı düşüncesiyle konu başlığı açtım.
Öncelikle, benim aktarabileceklerimi burada özetleyip, daha sonra katkılarınızla konunun zenginleşeceğini düşünüyorum.
PİRİNÇ KOVAN :
En yaygın kullanılan kovan türüdür. Paslanmaya dirençlidir. Esnekliği ve üretim kolaylığı nedeniyle tercih edilir. Ancak son zamanlarda pirinç alaşımındaki bakırın üretiminin azalması ve pahalanması nedeniyle, üreticiler diğer malzemelerle de kovan üretimine yöneldiler.
- Pirinç bükülebilir bir malzemedir. İşlemesi kolaydır. Atış esnasında kolayca genleşerek atım yatağını doldurur, çok çabuk büzüşür. Bu genleşme esnasında barut gazlarının geriye gitmesini engellediği için, silah iç parçalarının kirlenmesi pek yoktur.
- Pirinç güvenilir bir malzemedir. An içinde genleşip-büzüşmesi nedeniyle çelik ve alüminyum kovanlar gibi tahliye sorunu yaratmaz,
- Yumuşaklığı nedeniyle silah parçalarını aşındırmaz
- Uzun mesafe atışlarında daha iyi isabet sağladığı için özellikle tercih edilir
- Haddelenebilmesi ve bükülebilmesi nedeniyle (bizde yasak) çok defalar yeniden dolum için kullanılabilir
Pirinç kovanın bir dezavantajı deri kılıf içinde ve rutubetli ortamlardada renginin kararması, çok nadiren bakır içeriğinin oksitlenmesidir. Yeniden dolum işleminde dikkatlice gözden geçirilmesi gerekir.
NİKEL KAPLI KOVAN:
Nikelin çelik üzerinde kayganlığı diğer kovan malzemelerine göre çok iyidir. Pirinç kovan nikel ile kaplanarak kullanılabildiği gibi, çelik nikel alaşımı (çok nadir) kovanlar üretilmektedir.
- Kayganlığı nedeniyle en iyi besleme/tahliye sağlayan kovan türüdür.
- Paslanmaya karşı en dirençli malzemelerden biridir
Bu avantajlarına rağmen bazı dezavantajları da var- Pahalıdır
- Kaplandığı malzeme üzerinden kolayca sıyrılabilmektedir
- Namlu ve atım yatağında nikel kalıntılarını temizlemek çok zordur
- Bozulduğu için haddeleme zordur, 3-5 defadan fazla yeniden dolum yapılamaz
ÇELİK KOVAN:
Makinalarda kolay işlenmesi ve pirince göre daha ucuza üretilmesi nedeniyle, özellikle antreman amaçlı atışlar için tercih edilebilmektedir.
- Ucuzdur
- Besleme ve tahliyede çok nadiren sorun yaratır.
Ancak çelik kovan kullanımının dezavantajları fazladır.
- Sert bir malzeme olduğu için yüksek sayıdaki atımlarda atım yatağı rampasında aşınma ve tahliye tırnağında aşınmaya neden olabilir
- Genleşmesi olmadığından silahı karbon ve barut atıkları ile çok kirletir, daha çok temizlik gerektirir
- Üzeri boya ve lak ile kaplansa bile rutubetli ortamlarda paslanmaya eğilimlidir
- Üzeri lak ile kaplanmış olanlarda, atım yatağında artık bırakır, sonraki pirinç kovanlarda besleme ve tahliye sorunlarına yol açar
- Haddeleme ve yeniden dolum yapmak mümkün değildir
ALÜMİNYUM KOVAN
En ucuz ve kolay işlenen bir malzemedir.
- Ucuzdur
- Paslanma sorunu yoktur
- Genleşebildiği için silahta kirlenme çelik kovan kadar yaratmaz
Buna karşılık dezavantajları biraz fazladır:
- Genleşmesi nedeniyle atım yatağında sıkışma, dolayısıyla tahliye sorunu diğerlerine göre fazladır
- Kovanda yırtılma görülebilen bir durumdur
- Yumuşaklığı nedeniyle dip tablası ezilip, tırnak tarafından tahliye sorunu yaratabilir.
Aşağıdaki tabloda anlattıklarımı özetlemeye çalıştım. Elbette aktardıklarımda eksikler ve tartışılacak tarafları var. Katkılarınız ile konu zenginleşecektir
![[Resim: Ekran-Resmi-2024-02-21-21-59-27.png]](https://i.ibb.co/xC3scwM/Ekran-Resmi-2024-02-21-21-59-27.png)
Saygılar
|
|
|
| Namluda Bakır Artığı Temizliği |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 21:53 - Forum: Bakım-Onarım
- Yorum (6)
|
 |
Üstat xclod3r 18.12.2018 tarihli yazısı:
Beyler,
FMJ tip fişek kullanan arkadaşlar atışlardan sonra mutlaka temizlik yapıyorlardır. Ancak bu yapılan temizlik genelde karbon artıkları için yapılmaktadır. Klasikleşmiş bu temizlik ameliyesinden başka namlu için çok tehlikeli olan bakır yığıntısı temizliği de yapılması gerekir. Piyasada bakır temizleme mayisi bulamadığımdan kendi hazırladığım solüsyonu kullanıyorum.
15 cc. su + 5 cc. amonyak.
Bu '' cc '' birimlerini, eczaneden alacağınız '' 5 cc '' lik şırınga ile kolayca ayarlayabilirsiniz.
Ayrıca elinizin altında PERHİDROL de bulundurmalısınız.
Bulamazsanız, bayan kuaförlerinden saç ağartıcı hidrojen peroksit karışımını temin edebilirsiniz.
Ancak kesinlikle PERHİDROL ve HİROJEN PEROKSİTİ saf halde kullanmaya kalkmayın. % 35- 40 oranında seyreltilmiş olmalı.
İlk olarak silahımızı karbon artıkları için iyice temizleyip kurulamalıyız.
Sonra amonyaklı solüsyona batırdığımız bir bezi fişek yatağından namlu ucuna doğru bir kez itmeliyiz.
3 dakika kadar bekledikten sonra, temiz bez yardımı ile namlu kurulanmaya başlanır.
İlk çıkan bezler mavimsi renkte çıkacaktır. Bu da namludaki bakır artıklarının temizlendiğine işarettir.
Değiştirerek uyguladığımız bezler artık temiz olarak çıkmaya başlayınca ki (en az 10 sefer gıcır gıcır ötecek şekilde sıkı olarak çekilmelidir) perhidrol ile ıslatılmış bez, harbi yardımı ile namluya bir kez uygulanır. Bu aşamada da 3 dakika kadar beklenir.
Namlu iyice kurulanır. 7-8 kez kuru bez ile harbilenir.
Kuru namluya en son iyi kalite bol koruyucu yağ tatbik edilip, silinerek hafif yağlı olarak bırakılır.
Atışa gitmeden kurulamayı unutmamak şarttır.
ÖNEMLİ:
Silah temizliği yaparken ileri itilen harbi asla geri çekilmez.
Bez çıkarılıp fişek yatağından tekrar hazırlanarak ileri itilir.
Bakır temizliği için her atıştan sonra uygulamak zaman kaybı olur diye düşünüyorum. Belli bir atım adedini takip ederek uygulamak daha doğru olur. Lupus üstadım sayı olarak ne önerir bilemiyorum, ancak 150 fişekten sonra yapmak faydalı olur. Tabii bu bir atışta 200-250 fişek attıktan sonrada uygulanabilir. Şunu belirtmekte fayda var, bu temizliği önemsemezsek belli bir orana geldikten sonra bu tür uygulamalarla namluyu kurtarmakta mümkün olmuyor.
|
|
|
| Şarjör Bakımı ve Kullanımı |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 21:42 - Forum: Bakım-Onarım
- Yorum (19)
|
 |
Üstat Lupus'un 03.9.2014 Tarihli yazısı:
* Şarjörlere fişek basarken anormal bir temas, ses, kıtırtı veya şarjör içerisinde kum varmış gibi hissedildiğinde şarjör mutlaka tamamen sökülüp, temizleyici yağlarla yay dahil tüm aksamı tamamen temizlenmelidir. Müteakiben de temizleyici yağı tamamen kurulanmalıdır. Şarjör yayı koruyucu ve yağlayıcı bir yağla, çok ince bir tabaka oluşturacak şekilde yağlanabilir, ancak fazla yağın her zaman için pislik ve tortu tuzağı olduğu kesinlikle akıldan çıkarılmamalıdır.
* Şarjör yayında pas ve korozyon tespit edildiğinde mutlaka elden geldiği kadar temizlenmelidir. Eğer bu yay sürekli olarak taşınan ve hayati görevlerde kullanılan bir şarjör yayı ise mutlaka değiştirilmelidir.
* Bir şarjör çok uzun süreler dolu olarak muhafaza ediliyorsa, fişekler ayda bir boşaltılıp tekrar doldurulmalıdır. Eğer söz konusu şarjör sürekli olarak taşınıyorsa, mühimmat sirkülasyonu daha sık aralıkla yapılmalıdır.
* Herhangi bir fişek besleme sorunu yaşandığında ilk yapılması gereken şey şarjörün çok ayrıntılı bir şekilde temizlenerek, mümkünse kaliteli ve taze mühimmatla tekrar denenmesidir. Eğer buna rağmen şarjör sağlıklı bir şekilde çalışmıyorsa, üretici veya dağıtıcıya iade edilmelidir.
Arkadaşlar, şarjör ile namlu fişek / atım yatağına fişek besleyen silahların şarjörlerindeki yaylar ve bunların çalışma sıhhatleri ile ilgili olarak hemen hemen hepimizin duyduğu ve benimsediği bir şehir efsanesi vardır;
Şarjörlerin sürekli olarak tam kapasite ile doldurulması ve bu şekilde muhafaza edilmesi zamanla şarjör yayını yorar ve şarjörün çalışma sıhhatini bozar. Peki bu gerçekten düşünüldüğü kadar önemli, ama en önemlisi de bilimsel temeli olan bir yaklaşım mıdır?
Sadece ülkemizde değil, ABD dahil olmak üzere dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak gündemde olan bu yaklaşım, atıcıları şarjörlerini maksimum kapasitesinden bir veya iki fişek daha az doldurmaya, kullandıkları şarjörleri sürekli olarak değiştirmeye, ama en önemlisi de arada sırada şarjör yaylarını kendi elleri ile esneterek kendilerince şarjör yayının kaybettiği uzunluk ve gerimi tekrar kazandırma gayretine itmektedir.
Şarjör yayları tasarlanırken maruz kalacakları yükler ve stresler en ince ayrıntısına kadar hesaplanarak, kullanılacak metalin alaşımından sertliğine, uzunluğundan elastik katsayısına kadar her ayrıntı büyük bir dikkatle belirlenir. Metallerin belirli bir elastik katsayıları vardır. Söz konusu metaller belirli bir kuvvetle bu elastik katsayının sınırlarını içerisinde esnetilip bırakıldığında, tekrar kendi şekillerini alırlar. Kaliteli şarjör üreten tüm firmalar şarjör yaylarını tasarlarken, şarjör tam dolu bir haldeyken bile asla bu elastik limitin dışına çıkılmamasına özellikle dikkat ederler. Pratikte ise bu, şarjör tam dolu bir halde, çok uzun süreler bekletilse bile, şarjör yayının özelliğini koruyacağı anlamına gelir. '' American Handgunner '' dergisi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 50 yıl boyunca tam kapasite ile dolu olarak bekletilen .45 ACP bir 1911 şarjörünün gayet sıhhatli olarak çalıştığını rapor ettikleri bir test yapmıştır.
Bir şarjör yayını deforme etmenin tek yolu, bu yayı şarjörü kapasitesinin üzerinde doldurmaya çalışarak veya tekrar sertleştirmek için esneterek elastik limitlerinin üzerinde bir mesafede zorlamaktır.
Beretta USA yetkilisi Carlton Nether, şarjörün uzun süre tam dolu olarak taşınmasının yayı deforme etmeyeceğini, ancak şarjör içerisindeki fişeklerin kendi etraflarında dönmesinden dolayı besleme sorunlarına neden olabileceğini bildirmektedir. Yani uzun süre dolu olarak taşınan bir şarjör besleme sorunlarına neden oluyorsa bunun nedeni şarjör yayının deforme olması değil, şarjör içerisindeki fişeklerin zamanla sıkışması veya yer değiştirmesidir. Tam dolu olarak taşınan şarjörlerdeki mühimmat şarjörden boşaltılıp tekrar doldurularak ya da komple değiştirilerek bu tür sebeplerden kaynaklanan fişek besleme sorunlarının önüne geçilebilir.
Şarjörden çıkartılarak, istirahat pozisyonunda tam açılmış olarak bekletilen şarjör yayı da hala elastik limitlerin içerisindedir, ancak bu yay uçlarından çekilerek, serbest halinden daha fazla uzatılmaya çalışılırsa, elastik limitler o zaman aşılmış ve zorlanmış olur. Bir şarjör yayının güvenli olduğu elastik limitlerin sınırları kabaca kapasitesine kadar fişek doldurulmuş bir şarjördeki kısalmış hali ile, sökülmüş bir şarjörden çıkarıldıktan sonra kendiliğinden serbest kaldığı haldeki uzunluğu olarak tanımlayabiliriz.
Saygılarımla.
|
|
|
| İkinci Elde Dikkat Edilmesi Gerekenler |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 21:31 - Forum: Bakım-Onarım
- Yorum (1)
|
 |
Üstat Lupus'un 2008 tarihli yazısı:
Arkadaşlar,
Öncelikle orijinal boyası muhafaza edilmemiş hiç bir silahı asla, ama asla almayın. Revizyondan önce silahın ne durumda olduğunu, ne kadar pas veya korozyona uğradığını, ne oranda tesviye ve polisaja ihtiyaç duyulup, yapılan işlemlerin silahın toleranslarını ne kadar değiştirdiğini bilemeyeceğinizden, tamamen kumar oynayarak bir silah almış olursunuz.
Yalnız tanıdığınız veya bildiğiniz bir arkadaşınızdan, önceki ve sonraki halini bilebildiğiniz silahları alabilirsiniz, ancak burada da dikkat edilmesi gereken bazı kriterler vardır. Sadece zevk için, çok fazla tesviye veya polisaj yapılmadan, işi iyi bilen birisi tarafından boyanmış, komple çelik bir silahı alabilirsiniz, ki Türkiye'de işini bilerek boya yapan yer bir elin parmakları kadar bile değildir.
Özellikle krom yapma adı altında, resmen silahların içine edilmektedir. Ağırlıklı olarak elektrolizli krom kaplama yapıldığından, sadece anodları gören dış yüzeyler kaplanırken, silahın iç yüzeyleri doğru dürüst kaplanmadan bırakılmaktadır. İşi biraz daha iyi bilen bir kaç kişi, iç yüzeyleri son derece ince bir kumlama ile kaplayarak sanki kromlanmış hissi vermektedir, ancak bu yüzeylerde hala krom kaplama yoktur.
Kaplama öncesi hazırlık sırasında eski boyanın kaldırılması, yüzey tesviyesi sırasında silahın orijinal yazı ve hatlarının korunması gibi konulara hiç girmiyorum, çünkü o zaman yine sinirlenip olmadık şeyler yazacağımdan korkuyorum.
Silahın tüm yüzeylerine eşit oranda boya aldırarak yapılabilen nikel ve meneviş benzeri boyalar da, beyaz sert kromun korozyon ve pas dayanıklılığını verememektedir.
Yurt dışında uygulanan polimer ve teflon bazlı boyalar ise ülkemizde henüz ateşli silah kaplamasında yaygınlaşmamıştır. Bazı firmalar kendi silahlarında değişik renkler vermek amacı ile polimer bazlı boyaları kullanmakla beraber, bu boyalar yurt dışı örnekleri kadar dayanıklı olamamaktadır.
Bazı illerimizdeki sanayi kuruluşları teflon, nikel, krom karışımı benzer boya tekniklerini uygulamakla beraber, yurdumun iş bilir ustaları bunlardan bihaber olduklarından, bu firmalar da tek başlarına ateşli silah kaplamacılığına vakıf olamadıklarından, bu kapasite atıl olarak durmaktadır.
Boya konusunda dikkat etmeniz gereken diğer bir konu da, geçmişini bilseniz dahi, tekrar boyanmış hiç bir alüminyum alaşımlı silahı almamanızdır. Alaşım gövdelerin üzerindeki kaplama genelde eloksel tabir edilen anodlama tekniği ile yapılan bir çeşit yakma, müteakiben bu yüzeye boya emdirilmesidir. Bu işlem yapılırken alaşım yüzeyinden bir miktar malzeme evapore olarak kaybedilmektedir. Bu nedenle mükerrer anodlamalar yapılarak boyanan alüminyum alaşım gövdeli silahlardan uzak durun. Alüminyum alaşım gövdenin son yüzey sertliğini veren faktör bu anodlama işlemidir. Orijinali kaldırıldıktan sonra ise yapılan işlemler hem tolerans değerlerini bozacak, hem de asla orijinal yüzey sertliğini sağlayamayacaktır.
Şu aralar yüzeyi önce nikel kaplayıp, sonra da kromlama modası vardır, bu işlem hem tolerans değerlerini getirdiği ekstra kalınlıkla muhafaza edebilmekte, hem de korozyon dayanıklılığı biraz daha fazla olmaktadır, ancak asla orijinal yüzey elokselinin sertlik ve tolerans değerleri yakalanamaz. SIG, Beretta, Ruger gibi alaşım gövdeli silahlar alınırken bunlara azami dikkat edilmesi gerekir.
Arkadaşlar, mümkünse almayı düşündüğünüz silahtan bir başka arkadaşınızda varsa ve orijinal hali ile duruyorsa, almayı düşündüğünüz silahla birebir karşılaştırın. Bunu yaparken;
1. İrca yaylarının sertliklerini,
2. Horoz yaylarının sertliklerini,
3. Tırnak yaylarının sertliklerini,
4. Şarjör mandal yaylarının sertliklerini, şarjörün her iki silaha oturma şekilleri ve sıkılıklarını,
5. Şarjörlerin kendileri,
6. Nişangah takımlarını,
7. Silahı manüpüle edip, tetik sertliklerini,
8. Üzerlerindeki yazıların karakter özellikleri ve derinliklerini,
9. Silahların köşe kenarlarındaki sertlik, hat derinlikleri ve netliklerini,
10. Namlu içi ve dışının yüzeyini, bu özellikle keçeye tutularak kusurları gizlenen namluları ayırt
etmenize yardımcı olacaktır,
11. Silahtaki tüm vida ve pimlerin yönlerini, niteliklerini ve oturma şekillerini tek tek karşılaştırın. En basitinden, en sık karşılaşacağınız şeylerden birisi CZ 75'in genelde kaybedilen şarjör kanalındaki şarjör sabitleyici maşa yayın üst sabitleme pimi yerine, ucuz tornavida uçlarından yapılmış pimler olmasıdır.
Eğer bu konularda tecrübesiz iseniz, tecrübeli bir arkadaşınız veya kendisine ve bilgisine gerçekten güvendiğiniz bir silah ustasına danışabilirsiniz. Eğer bir aracıdan silah alıyorsanız asla onun tavsiye ettiği bir ustaya danışmayın, çünkü bu tip sahtekar şarlatanlar arkanızdan danışıklı dövüş yapıp sizi dolandıracaklardır. Silah camiası sanıldığından çok daha küçük olduğundan, hemen hemen her ildeki, hatta tüm Türkiye' deki aracılar ve silah tamircileri birbirini tanımakta, sürekli olarak beraber iş yapmaktadırlar. Birbirlerinin ellerindeki silahlardan her zaman haberdar olup, ortaklaşa avlanmaktadırlar, dolayısı ile asla birbirlerinin yoğurtlarına ekşi dememektedirler. Bu nedenle aralarında az da olsa gerçekten dürüst olan ve kişiliğine güvendiğiniz insanlara danışın.
Saygılarımla.
|
|
|
| Sig Sauer P228-229 |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 20:53 - Forum: SIG Sauer
- Yorum Yok
|
 |
P228-P229:
Üstat Lupus'un 14.3.2008 tarihli yazısı:
Sig Sauer'in ülkemizde en yaygın olarak kullanılan iki kompakt modelinin karşılaştırması aşağıdadır:
P228,
* Karbon çelik pres ve kaynaklı kızakla mamuldür.
* Kızaktaki çekme kertikleri kızak yüksekliği kadardır.
* İğne bloğu ayrı bir parça olarak, iki geçme pimle kızağa sabitlenmiştir.
* İğne kilidi bloğu kare şeklinde, boyutları ideal ölçülerde olmazsa, sağ dıştan aşağıya doğru sarkıp, sökme takma sırasında ve çalışma sırasında, arka sağ gövde kızak rayının üzerini yiyerek aşındırmaktadır. Aslında bu parça tam parelel açı ile durup, sarkmaması gereken bir parça iken, yeni SIG'lerde neredeyse standart halde sarkmaktadır.
* Tırnak yaprak yay şeklinde tek parçadır.
![[Resim: nlb4zul.jpg]](https://i.hizliresim.com/nlb4zul.jpg) ![[Resim: 96o0fpu.jpg]](https://i.hizliresim.com/96o0fpu.jpg)
P229;
* Kızak paslanmaz blok çelikten tek parça olarak yapılmıştır.
* Kızaktaki çekme kertikleri, kızak yüksekliğinin yarısı kadardır.
* Tırnak ve tırnak yayı ayrı parçalar olarak yapılmıştır.
* İğne tek parça blok pimle yerine sabitlenmektedir.
* İğne kilitleme bloğu yuvarlak ve aşağı kazara sarkmayacak şekilde olup,
kullanım esnasında kızak raylarına temas etmemektedir.
![[Resim: bn6rjis.jpg]](https://i.hizliresim.com/bn6rjis.jpg) ![[Resim: c9u2qo2.jpg]](https://i.hizliresim.com/c9u2qo2.jpg)
P229 tırnağını sökmek ve bakımını yapmak daha kolaydır.
P229 iğnesini sabitleyen blok pim mükerrer kullanıma uygundur.
P228 tırnağı, iğne bloğu içinde, sökülmesi ve bakımı daha zordur.
P228 iğne bloğunu sabitleyen kıvırma pimler mükerrer kullanıma uygun değildir. Firma kesinlikle bunu menederken, yurdumun iş bilir ustaları bu tip kızakları boyamak için bu pimleri söküp, tekrar kullanmaktadırlar.
Sonuç olarak P229 kızakları bakım ve dayanıklılık açısından daha iyi iken, P228 kızakları çekme kertiklerinden dolayı daha kolay manipüle edilebilen, silahın ağırlık dağılımını daha dengeli tutan kızaklardır.
P229 kızakları, gövde elokselini de daha çok sıyırmaktadır.
SIG Sauer ' in, tek sıra şarjörlü, 9x19 mm çapındaki ilk kompakt tabancası olan P6 / P225 ' den sonra çıkardığı ikinci kompakt tabanca, 9x19 mm kalibredeki P228 ' dir. İlk bakışta sadece kabza tabanından ve sürgü önünden kısaltılmış bir P226 gibi görünse de, özellikle namlu kilit bloğunun ve kovan tahliye penceresinin farklı boyutları, SIG Sauer ' in alışıldık teammüllerin aksine silahı sadece alttan ve önden kısaltmadığını, kısalan sürgü ve namlu salınım mesafelerine göre, namlu kilit bloğunu dahi yeniden tasarladığını göstermektedir.
İlerleyen yıllarda .40 SW kalibrede bir silah geliştirme ihtiyacı hasıl olunca, yapılan testlerde iğne bloğunun iki ayrı pimle sabitlendiği, klasik bükme ve kaynaklı karbon çelik sürgülerin, .40 SW nin basınç ve tahribatına dayanamayacağı anlaşılınca, komple tek parça blok çelikten mamul sürgüler üretilerek .40 SW kalibrede tabancaların dayanım sorunu aşıldı ve bu çalışmaların ilk ürünü de P229 modeli oldu.
![[Resim: 54364326984_3d8106c739_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364326984_3d8106c739_o.jpg)
![[Resim: 54364124661_f098346d4d_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364124661_f098346d4d_o.jpg)
![[Resim: 54364352378_73def30432_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364352378_73def30432_o.jpg)
P228 ve 229 ' un gövde konstrüksiyon ve iç mekanikleri bire bir aynıdır. Hatta P228 ve 229 sürgülerini, birbirlerinin gövdelerine takabilir, P228 namlu ve icra yayı takımını, P229 ' da rahatlıkla takabilirsiniz. Her iki silah da, horoz indirme manivelalı, klasik çift / tek hareketli SIG Sauer P serisi mekaniğine sahiptir. DAO ve DAK gibi farklı tetik kombinasyonları olsa da, ülkemizde en sık görülenler klasik DA / SA tetikli modellerdir.
Aşağıda P228 ve P229 gövde, namlu ve sürgülerini birbirlerinin üzerinde görüyorsunuz.
![[Resim: 54363258222_733873d931_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363258222_733873d931_o.jpg)
![[Resim: 54364530595_e6980177f5_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364530595_e6980177f5_o.jpg)
Aşağıda 228 ve 229 ' un tetik tertibatlarını görüyorsunuz.228 ' in boğumsuz tetik yayı eski tip olup, 229 ' un boğumlu tetik yayı ise yeni tiptir. 229 horozu ise tüm 229 ' lara has olmayıp, MKEK ' deki bu parti Two-Tone ' larda mevcuttur ve eski Alman Polis şartnamelerine göre üretilmiş, deformasyon çentikli bir horozdur. Bu arada tüm dostlarımızdan, 228 ve 229 kızaklarındaki aşınma farkına dikkat etmelerini rica ediyorum.
![[Resim: 54364138561_939555070b_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364138561_939555070b_o.jpg)
Aşağıda her iki silahın sürgü yakalama manivelası, horoz indirme manivelası ve şarjör mandallarını görüyorsunuz.Arzu edilirse her iki silahın da şarjör mandalının yönü değiştirilebilir.
![[Resim: 54364345884_05d09b3ab9_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364345884_05d09b3ab9_o.jpg)
Namlu, icra yayı ve kılavuzu dahi birebir aynı olan 228 ve 229 arasındaki asıl fark yine de tamamen sürgü grubundadır. P228 sürgüsü, bir mandrel üzerinde bükülerek ve namlu yüksüğü sonradan kaynak yapılarak kalın karbon çelik saçtan üretilmektedir. Bu şekilde üretim maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanmıştır. P229 sürgüsü ise paslanmaz çelik dolu malzemeden talaş kaldırılarak üretilmektedir.
![[Resim: 54364368898_69df3e84a6_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364368898_69df3e84a6_o.jpg)
![[Resim: 54364350124_a26787ce52_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364350124_a26787ce52_o.jpg)
P228 iğne bloğu da, iki adet kıvırma pimle sürgü içerisine sabitlenen ayrı bir parçadır. P228 tırnakları, komple tek parça bir yaprak yay şeklinde olup, iğne bloğunun üzerine sabitlenmiştir ve sürgü dışından bakıldığında görülmez. P229 tırnağı ise ayrı bir destek pimi ve tırnak yayı ile blok çelik sürgünün dışındaki bir yatağa yerleştirilmiş olup, dışarıdan bakıldığında görülmektedir.
P228 tırnağını sökebilmek için, iğne bloğunu da sökmek gerektiğinden, bu işlem için de, yataklarına geçerken yatağa oturarak sabitlenen kıvırma pimlerin de sökülmesi gerektiğinden, bu pimler sökülürken toleranslarının bozulma ihtimali olduğundan, P228 tırnağını sökmek hem daha meşakkatli, sahada ve kullanıcı tarafından yapılması zor ve riskli bir iştir. P229 tırnağı ise dışarıdan rahatlıkla sökülerek temizlenebilmektedir.
![[Resim: 54364547030_6d0668f6ba_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364547030_6d0668f6ba_o.jpg)
![[Resim: 54363280522_eaf4492cca_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363280522_eaf4492cca_o.jpg)
Her iki silahın otomatik iğne kilidi bloklarının yapısı da farklıdır. Solda gördüğünüz P228 iğne bloğu dikdörtgen bir şekle sahip olup, bunu çalıştıran yay, bu bloğun sağ dış yanındadır. Bu nedenle eğer bu bloğun sağ dış kenarı ideal ölçülerde kesilmezse, bu parçanın sağ kenarı, sürgü kızak yataklarından daha aşağıya sarkarak, gerek söküp takarken, gerekse de çalışırken sağ arka gövde kızaklarını çizmektedir.
P228 iğne kilidi bloğunun, sürgüdeki kızak yataklarının sınırını geçmediğine dikkat edin, 2000 yılından önce üretilen SIG Sauer'lerde bu parça da nadiren hata olur ve bu parça aşağıya sarkardı. 2001 yılından itibaren gelen bükme çelik sürgülü SIG Sauer'lerin ise hiç birisinde bu parçanın tam ölçülerinde olup, gerektiği yerde, durması gerektiği gibi durduğunu hiç görmedim.
P229 iğne kilidi bloğu ise, tam yuvarlak bir parça olup, bu parçayı çalıştıran yay da parçanın tam ortasına yerleştirildiğinden, herhangi bir şekilde aşağıya sarkma ve gövdeye temas gözlenmemektedir.
![[Resim: 54363282187_a6106b10d0_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363282187_a6106b10d0_o.jpg)
Aşağıda eski ve yeni SIG Sauer ' lerde sanayi kodlarının vurulma yerlerindeki farklılıkları görüyorsunuz.Eski nesil tüm bükme karbon çelik sürgülü SIG Sauer modellerinde sanayi kodları sürgü namlu yüksüğünün alt kısmına vurulurdu. '' KH '' harfleri silahın üretimden çıkıp, test onayı aldığı yılı kodlarken, kartal ve N harfleri yüksek basınçlı nitro sellüloz katkılı mühimmatla yapılan testi geçtiğini göstermektedir. Böceğe benzer kod ise, silahın genel kontrolünün yapıldığı Kiel Test Enstitüsü ' nün sembolüdür. 2000 yılından sonra gelen SIG Sauer modellerinde ise bu kodlar, namlu kilit bloğu ve fişek yatağının sol tarafına vurulmaktadır.
![[Resim: 54363284962_3f6ee3a193_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363284962_3f6ee3a193_o.jpg)
![[Resim: 54364157456_bea9e6db1a_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364157456_bea9e6db1a_o.jpg)
Her iki silahta da, SIG Sauer ' in klasik çubuklu ve noktalı nişangah sistemi kullanılmaktadır. Alışıldığında bu kombinasyon gerek hızlı atışta, gerekse de nokta vuruşları amaçlanan yavaş atışta gerçekten çok kullanışlıdır.
Aşağıda da görüldüğü gibi, P229 sürgüsündeki çekme desenlerinin yüksekliği, sürgünün yarısı kadardır ve özellikle parlak paslanmaz çelik yüzey perdahı ile birleşince, sürgü manipülasyonlarında kavrama sorunlarına neden olabilmektedir.
![[Resim: 54364559740_56b6706d40_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364559740_56b6706d40_o.jpg)
Özetlemek gerekirse P229 daha yüksek basınçlı kalibreler için tasarlanmış, tırnak bakımı daha kolay olan, iğne kilidi ebat ve temas sorunları daha az olan, ağırlığı nedeni ile ele alındığında silaha üst bölümü daha ağırmış hissi veren, kısa çekme kertikleri ve parlak yüzeyi nedeni ile kavrama sorunlarına neden olabilen, alttaki alüminyum alaşım gövdeye daha zor uyum sağlayarak, kızakları çok hızlı yıpratan paslanmaz çelikten mamul blok çelik sürgüsü ile P228 ' den ayrılmaktadır.
Saygılarımla.
|
|
|
| Sig Sauer P228-229 |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 20:53 - Forum: Silah Karşılaştırmaları
- Yorum (2)
|
 |
Üstat Lupus'un 14.3.2008 tarihli yazısı:
Sig Sauer'in ülkemizde en yaygın olarak kullanılan iki kompakt modelinin karşılaştırması aşağıdadır:
P228,
* Karbon çelik pres ve kaynaklı kızakla mamuldür.
* Kızaktaki çekme kertikleri kızak yüksekliği kadardır.
* İğne bloğu ayrı bir parça olarak, iki geçme pimle kızağa sabitlenmiştir.
* İğne kilidi bloğu kare şeklinde, boyutları ideal ölçülerde olmazsa, sağ dıştan aşağıya doğru sarkıp, sökme takma sırasında ve çalışma sırasında, arka sağ gövde kızak rayının üzerini yiyerek aşındırmaktadır. Aslında bu parça tam parelel açı ile durup, sarkmaması gereken bir parça iken, yeni SIG'lerde neredeyse standart halde sarkmaktadır.
* Tırnak yaprak yay şeklinde tek parçadır.
![[Resim: nlb4zul.jpg]](https://i.hizliresim.com/nlb4zul.jpg) ![[Resim: 96o0fpu.jpg]](https://i.hizliresim.com/96o0fpu.jpg)
P229;
* Kızak paslanmaz blok çelikten tek parça olarak yapılmıştır.
* Kızaktaki çekme kertikleri, kızak yüksekliğinin yarısı kadardır.
* Tırnak ve tırnak yayı ayrı parçalar olarak yapılmıştır.
* İğne tek parça blok pimle yerine sabitlenmektedir.
* İğne kilitleme bloğu yuvarlak ve aşağı kazara sarkmayacak şekilde olup, kullanım esnasında kızak raylarına temas etmemektedir.
![[Resim: bn6rjis.jpg]](https://i.hizliresim.com/bn6rjis.jpg) ![[Resim: c9u2qo2.jpg]](https://i.hizliresim.com/c9u2qo2.jpg)
P229 tırnağını sökmek ve bakımını yapmak daha kolaydır.
P229 iğnesini sabitleyen blok pim mükerrer kullanıma uygundur.
P228 tırnağı, iğne bloğu içinde, sökülmesi ve bakımı daha zordur.
P228 iğne bloğunu sabitleyen kıvırma pimler mükerrer kullanıma uygun değildir. Firma kesinlikle bunu menederken, yurdumun iş bilir ustaları bu tip kızakları boyamak için bu pimleri söküp, tekrar kullanmaktadırlar.
Sonuç olarak P229 kızakları bakım ve dayanıklılık açısından daha iyi iken, P228 kızakları çekme kertiklerinden dolayı daha kolay manipüle edilebilen, silahın ağırlık dağılımını daha dengeli tutan kızaklardır.
P229 kızakları, gövde elokselini de daha çok sıyırmaktadır.
SIG Sauer ' in, tek sıra şarjörlü, 9x19 mm çapındaki ilk kompakt tabancası olan P6 / P225 ' den sonra çıkardığı ikinci kompakt tabanca, 9x19 mm kalibredeki P228 ' dir. İlk bakışta sadece kabza tabanından ve sürgü önünden kısaltılmış bir P226 gibi görünse de, özellikle namlu kilit bloğunun ve kovan tahliye penceresinin farklı boyutları, SIG Sauer ' in alışıldık teammüllerin aksine silahı sadece alttan ve önden kısaltmadığını, kısalan sürgü ve namlu salınım mesafelerine göre, namlu kilit bloğunu dahi yeniden tasarladığını göstermektedir.
İlerleyen yıllarda .40 SW kalibrede bir silah geliştirme ihtiyacı hasıl olunca, yapılan testlerde iğne bloğunun iki ayrı pimle sabitlendiği, klasik bükme ve kaynaklı karbon çelik sürgülerin, .40 SW nin basınç ve tahribatına dayanamayacağı anlaşılınca, komple tek parça blok çelikten mamul sürgüler üretilerek .40 SW kalibrede tabancaların dayanım sorunu aşıldı ve bu çalışmaların ilk ürünü de P229 modeli oldu.
![[Resim: 54364326984_3d8106c739_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364326984_3d8106c739_o.jpg)
![[Resim: 54364124661_f098346d4d_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364124661_f098346d4d_o.jpg)
![[Resim: 54364352378_73def30432_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364352378_73def30432_o.jpg)
P228 ve 229 ' un gövde konstrüksiyon ve iç mekanikleri bire bir aynıdır. Hatta P228 ve 229 sürgülerini, birbirlerinin gövdelerine takabilir, P228 namlu ve icra yayı takımını, P229 ' da rahatlıkla takabilirsiniz. Her iki silah da, horoz indirme manivelalı, klasik çift / tek hareketli SIG Sauer P serisi mekaniğine sahiptir. DAO ve DAK gibi farklı tetik kombinasyonları olsa da, ülkemizde en sık görülenler klasik DA / SA tetikli modellerdir.
Aşağıda P228 ve P229 gövde, namlu ve sürgülerini birbirlerinin üzerinde görüyorsunuz.
![[Resim: 54363258222_733873d931_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363258222_733873d931_o.jpg)
![[Resim: 54364530595_e6980177f5_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364530595_e6980177f5_o.jpg)
Aşağıda 228 ve 229 ' un tetik tertibatlarını görüyorsunuz.228 ' in boğumsuz tetik yayı eski tip olup, 229 ' un boğumlu tetik yayı ise yeni tiptir. 229 horozu ise tüm 229 ' lara has olmayıp, MKEK ' deki bu parti Two-Tone ' larda mevcuttur ve eski Alman Polis şartnamelerine göre üretilmiş, deformasyon çentikli bir horozdur. Bu arada tüm dostlarımızdan, 228 ve 229 kızaklarındaki aşınma farkına dikkat etmelerini rica ediyorum.
![[Resim: 54364138561_939555070b_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364138561_939555070b_o.jpg)
Aşağıda her iki silahın sürgü yakalama manivelası, horoz indirme manivelası ve şarjör mandallarını görüyorsunuz.Arzu edilirse her iki silahın da şarjör mandalının yönü değiştirilebilir.
![[Resim: 54364345884_05d09b3ab9_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364345884_05d09b3ab9_o.jpg)
Namlu, icra yayı ve kılavuzu dahi birebir aynı olan 228 ve 229 arasındaki asıl fark yine de tamamen sürgü grubundadır. P228 sürgüsü, bir mandrel üzerinde bükülerek ve namlu yüksüğü sonradan kaynak yapılarak kalın karbon çelik saçtan üretilmektedir. Bu şekilde üretim maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanmıştır. P229 sürgüsü ise paslanmaz çelik dolu malzemeden talaş kaldırılarak üretilmektedir.
![[Resim: 54364368898_69df3e84a6_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364368898_69df3e84a6_o.jpg)
![[Resim: 54364350124_a26787ce52_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364350124_a26787ce52_o.jpg)
P228 iğne bloğu da, iki adet kıvırma pimle sürgü içerisine sabitlenen ayrı bir parçadır. P228 tırnakları, komple tek parça bir yaprak yay şeklinde olup, iğne bloğunun üzerine sabitlenmiştir ve sürgü dışından bakıldığında görülmez. P229 tırnağı ise ayrı bir destek pimi ve tırnak yayı ile blok çelik sürgünün dışındaki bir yatağa yerleştirilmiş olup, dışarıdan bakıldığında görülmektedir.
P228 tırnağını sökebilmek için, iğne bloğunu da sökmek gerektiğinden, bu işlem için de, yataklarına geçerken yatağa oturarak sabitlenen kıvırma pimlerin de sökülmesi gerektiğinden, bu pimler sökülürken toleranslarının bozulma ihtimali olduğundan, P228 tırnağını sökmek hem daha meşakkatli, sahada ve kullanıcı tarafından yapılması zor ve riskli bir iştir. P229 tırnağı ise dışarıdan rahatlıkla sökülerek temizlenebilmektedir.
![[Resim: 54364547030_6d0668f6ba_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364547030_6d0668f6ba_o.jpg)
![[Resim: 54363280522_eaf4492cca_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363280522_eaf4492cca_o.jpg)
Her iki silahın otomatik iğne kilidi bloklarının yapısı da farklıdır. Solda gördüğünüz P228 iğne bloğu dikdörtgen bir şekle sahip olup, bunu çalıştıran yay, bu bloğun sağ dış yanındadır. Bu nedenle eğer bu bloğun sağ dış kenarı ideal ölçülerde kesilmezse, bu parçanın sağ kenarı, sürgü kızak yataklarından daha aşağıya sarkarak, gerek söküp takarken, gerekse de çalışırken sağ arka gövde kızaklarını çizmektedir.
P228 iğne kilidi bloğunun, sürgüdeki kızak yataklarının sınırını geçmediğine dikkat edin, 2000 yılından önce üretilen SIG Sauer ' lerde bu parça da nadiren hata olur ve bu parça aşağıya sarkardı. 2001 yılından itibaren gelen bükme çelik sürgülü SIG Sauer ' lerin ise hiç birisinde bu parçanın tam ölçülerinde olup, gerektiği yerde, durması gerektiği gibi durduğunu hiç görmedim.
P229 iğne kilidi bloğu ise, tam yuvarlak bir parça olup, bu parçayı çalıştıran yay da parçanın tam ortasına yerleştirildiğinden, herhangi bir şekilde aşağıya sarkma ve gövdeye temas gözlenmemektedir.
![[Resim: 54363282187_a6106b10d0_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363282187_a6106b10d0_o.jpg)
Aşağıda eski ve yeni SIG Sauer ' lerde sanayi kodlarının vurulma yerlerindeki farklılıkları görüyorsunuz.Eski nesil tüm bükme karbon çelik sürgülü SIG Sauer modellerinde sanayi kodları sürgü namlu yüksüğünün alt kısmına vurulurdu. '' KH '' harfleri silahın üretimden çıkıp, test onayı aldığı yılı kodlarken, kartal ve N harfleri yüksek basınçlı nitro sellüloz katkılı mühimmatla yapılan testi geçtiğini göstermektedir. Böceğe benzer kod ise, silahın genel kontrolünün yapıldığı Kiel Test Enstitüsü ' nün sembolüdür. 2000 yılından sonra gelen SIG Sauer modellerinde ise bu kodlar, namlu kilit bloğu ve fişek yatağının sol tarafına vurulmaktadır.
![[Resim: 54363284962_3f6ee3a193_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54363284962_3f6ee3a193_o.jpg)
![[Resim: 54364157456_bea9e6db1a_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364157456_bea9e6db1a_o.jpg)
Her iki silahta da, SIG Sauer ' in klasik çubuklu ve noktalı nişangah sistemi kullanılmaktadır. Alışıldığında bu kombinasyon gerek hızlı atışta, gerekse de nokta vuruşları amaçlanan yavaş atışta gerçekten çok kullanışlıdır.
Aşağıda da görüldüğü gibi, P229 sürgüsündeki çekme desenlerinin yüksekliği, sürgünün yarısı kadardır ve özellikle parlak paslanmaz çelik yüzey perdahı ile birleşince, sürgü manipülasyonlarında kavrama sorunlarına neden olabilmektedir.
![[Resim: 54364559740_56b6706d40_o.jpg]](https://live.staticflickr.com/65535/54364559740_56b6706d40_o.jpg)
Özetlemek gerekirse P229 daha yüksek basınçlı kalibreler için tasarlanmış, tırnak bakımı daha kolay olan, iğne kilidi ebat ve temas sorunları daha az olan, ağırlığı nedeni ile ele alındığında silaha üst bölümü daha ağırmış hissi veren, kısa çekme kertikleri ve parlak yüzeyi nedeni ile kavrama sorunlarına neden olabilen, alttaki alüminyum alaşım gövdeye daha zor uyum sağlayarak, kızakları çok hızlı yıpratan paslanmaz çelikten mamul blok çelik sürgüsü ile P228 ' den ayrılmaktadır.
Saygılarımla.
|
|
|
| Walther P99-Glock 19 (Gen3) Karşılaştırması |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 20:21 - Forum: Silah Karşılaştırmaları
- Yorum Yok
|
 |
Üstat Lupus'un 14.3.2008 tarihinde yaptığı karşılaştırma:
(Bir kaç resmi ben ekledim.)
--------------------------------------------------------------------------
Artık Glock'lar da gelmeye başladığı için pek çok arkadaşın kafasına takılabilecek bir soruyu beraber irdeleyelim;
P99 mu, Glock mu?
![[Resim: ju85k37.jpg]](https://i.hizliresim.com/ju85k37.jpg)
![[Resim: ti65uqt.jpg]](https://i.hizliresim.com/ti65uqt.jpg)
P99 ile karşılaştırılması gereken Glock modeli, G19 dur. Çünkü gerek boyut, gerekse de üretim amaçları aynı olan modeller bunlardır. Aslında en mantıklısı Glock'un bir taklidi olan QA tetik versiyonu ile G19'u karşılaştırmak, ama bizim ülkemizde ağırlıklı olarak AS versiyonu tercih edildiğinden, ki bence Walther'in Glock 'a tercih edilmesine neden olacak en makul özelliktir, AS versiyonunu da hesaba katarak karşılaştıracağız.
G19; 102 mm hexagonal profilli bir namluyu, 174 mm toplam uzunlukla sunarken,
P99 ateşleme ve emniyet sistemlerine yapılan eklerden dolayı bunu 180 mm de sağlamaktadır.
G19; 15 mermi kapasiteli şarjörü toplam 127 mm yüksekliğe sığdırırken,
P 99 135 mm yüksekliğe sığdırmaktadır.
G19 kızak yakalama mandalı dahil edildiğinde 30 mm genişliğe sığarken,
P99 kızak yakalama mandalı ile 32 mm genişliğe ulaşmaktadır.
G19 şarjörsüz 595 gram gelirken,
P99 ise 630 gramdır.
* Bu durumda G19, daha derli toplu ve biraz daha hafif bir tabancadır.
Her iki tabancada da maalesef plastik nişangah takımları vardır.
Bu nişangahlar boyaları gitmediğinden iyidir, ancak en küçük bir darbede zedelenmektedir.
Walther'in gez takımı sağ-sol ayarlı olup, ayrıca üç ayrı arpacık ile geldiğinden atıcının ihtiyaçlarına göre değiştirilebilmektedir.
Bu arada Tuğra Gravür'ün sahibi Sayın Mehmet Karslıoğlu'na, Walther'in distribütörlüğünü ilk aldığında, Walther'in opsiyonel olarak üç nokta sistemli metal nişangah takımı sunduğunu, Türkiye'ye getirilecek silahların bu şekilde ısmarlanmasının daha iyi olacağını belirtmiştim. Gördüğüm kadarı ile P99'lar hala plastik nişangahlarla geliyor.
* Bu durumda P99, daha kullanışlı ve özellikli bir nişangah takımına sahiptir.
P99'un şarjör mandalı alışılagelmişin dışında, aşağıya doğru çevrilerek manipüle edilip, alışılması biraz zaman gerektirmekle beraber, sağ ve soldan manipüle edilebilir olması bir avantajdır.
* P99'un şarjör mandalı daha kullanışlıdır.
P99 tetik kıvrımı yüzey alanı, çok kısa olup, tombul parmaklı insanlar için problem oluşturmaktadır.
Tetik genişliği iyi olmakla beraber, kıvrım uzunluğu yetersizdir.
* G19'un tetik yüzeyi, farklı parmak yapılarına daha uyumludur.
Özellikle yeni P99'ların arka yan kısımları , eller ve parmaklar ileride, derin tutuşta, atıcının eline fazla dokunup rahatsız etmektedir. P99, klasik kahve fincanı tutucuları için uygun bir gövde şekline sahipken, eller-parmaklar
ileride tutuş yapan insanlar için uygun bir tabanca değildir.
Ancak P99'un en önemli avantajı, değiştirilebilir kabze sırtları ile, farklı el ve avuç yapılarına uydurulabilmesidir.
* P99'un kabzesi daha değişken ve uyumludur.
Şimdiye kadar karşılaştırdığımız şeyler, genel olarak dış görünüş ve tutuş ile ilgili özelliklerdir.
G19, tek tip tetik eğitimi gerektiren, daha basit bir konseptle üretilmiştir.
G19 tetiği, 12.5 mm çekme mesafesi ve 2.5 kg ağırlığa sahiptir.
P99 QA tetiği ise, 7mm çekme mesafesi ve 3.8 kg ağırlığa sahiptir.
Burada, kısa ama ağır bir tetik mi, yoksa biraz daha uzun ama yumuşak bir tetik mi arzuladığı atıcıya kalmaktadır.
Ancak kişisel deneyimim, Walther QA tetiğinin kullanımının aşırı zor, öğrenilmesinin çok fazla zaman ve atış gerektireceği yönündedir.
* G19 tetiği, QA dan daha kullanışlı ve pratik bir tetiktir.
P99'un AS tetiği ise tamamen kendine has olup, iğne vurmalı bir silahtaki tek klasik çift-tek hareket tetik sistemidir. Aslında üç ayrı pozisyonda kullanılabilen bir tetiktir.
Silahın ağzına mermi verildiğinde öne giden, ancak iğneyi kurulu bırakan, tetik çekildiğinde ise 14 mm tetik yolunun muhafaza edilip, ilk kısmının çok yumuşak bir şekilde alındığı, çift hareket güvenlik mesafesinin korunduğu, ancak tek hareket yumuşaklık ve hassaslığının sağlandığı, harika bir sistemi vardır.
Eğer atıcı, iğnenin kurulu pozisyonda kalmasını istemiyorsa, kızak üzerindeki manivela ile iğneyi boşaltıp, 14 mm lik uzun ve 4.0 kg lık ağır bir çift hareketle başlayabilir. Müteakip atışlar ise 5mm lik kısa ve 2.0 kg lık hafif bir tek hareketle yapılacaktır.
Arzu edildiğinde, fişek yatağı dolu ve sistem ağır çift harekette iken, kızak sadece bir kaç mm geri çekilerek tetik, hafif ağırlıklı ve uzun yollu pozisyona gelmekte, tetik manipüle edildiğinde de, uzun yolu kolayca ve hafif bir çekişle alınan tetik, direk tek hareketli konuma gelmektedir.
* P99 AS' nin tetiği, daha değişken ve kullanışlıdır.
* G19 tetiğinin ağırlığı, 3.5, 5.5, 8.5 lb lik [ connector ] değişimi yapılarak, planlanan amaca göre kolaylıkla değiştirilebilmektedir.
G19'un, namlu altı kilit takımı daha geniş bir yüzeye temas eden daha basit, problem çıktığında da değiştirilmesi çok pratik olan bir parçadır. P99'larda başlangıçta en çok kırılan parçalardan biri olup, revizyonlar sonrası daha dayanıklı bir hale getirilmiştir.
* G19'un, namlu altı kilit takımı daha basit ve sağlamdır.
G19 tırnak takımı, iğne ile beraber tamamen sökülen, bakım ve temizliği daha kolay olan bir sisteme sahiptir.
G19'un tırnak yüzeylerinde pislik olukları vardır.
Eski tip P99 tırnağı, sökümü daha zor, tırnak yayı eski tip ve tırnak gerisine oturtulmuş, daha kolay yorulan ve kirlenen bir sisteme sahiptir. Ancak yeni P 99'larda, tırnak şekli ve yayı değişmemekle beraber, sökümü çok daha kolay bir hale getirilmiştir. Sürgü içerisinden bastırılarak yerine itilen bir şafttan kurtulan tırnak, çok daha kolay sökülmektedir.
* G19 tırnak takımı daha pratik ve sağlamdır.
* G19 ateşleme sistemi daha az parça gerektirdiğinden, daha basit ve sağlamdır.
* Her iki silahta da, artık Tenifer yüzey perdahı kullanılmaktadır.
* Her iki silahta da, sökülünce bir arada kalan, yassı icra yayı takımı olup, her ikisinin de icra yayı klavuzları plastiktir.
* Her iki silahın da, oldukça düşük atış aksı olup, avuç içine oldukça derin oturtulabilmektedirler.
Arkadaşlar, Glock mu, Walther mi sorusunu cevaplayarak tercih yapacak kişiler, yukarıda sıraladığımız özelliklerden hangisinin kendisi için daha elzem olduğunu hesaplayıp, ona göre karar vermelidirler.
Saygılarımla.
|
|
|
| Silah Yasası Tasarısı Çalışmamız |
|
Yazar: ceycey - 21-02-2024, 18:11 - Forum: Bireysel Silah Edinme Hakkı
- Yorum (2)
|
 |
Arkadaşlar, bazılarınız hatırlar ;TBMM'de "Silah Yasası" için bir komisyon kurulmuş, 2013 yılı mayıs ayında Osman Ortaç ,Pinus(X) ve ben meclise giderek komisyon üyeleriyle komisyon odasında 1 saate yakın görüşmüş, beklentilerimizi ve düşüncelerimizi anlatmıştık.
Lupus,Ekeke,Tokoğlu,Osman Ortaç ve ben bir çalışma yapmış, tarafımca kaleme alınan yazı komisyon üyelerine elden teslim edilmişti.
Çok olumlu bir görüşme olmuştu. Ancak, iktidarın tercihi nedeniyle tasarı yasal sürede meclis önüne gelmeyerek kadük olmuştu.
Daha sonra temel silah yasalarında bazı değişiklikler oldu. Bu çalışmamızın ufak da olsa bu değişikliklerde etkisi olduğunu düşünüyorum.
Bu metni hiç bir değişiklik yapılmadan aşağıda mesajlar halinde yayınlıyorum. İleride yapılacak yasa değişikliklerinde inşallah yararlanılır.
(X)Pinus'tan izin alınmadığı için gerçek ismini belirtmedim.
Sayın Milletvekilim,
Bilindiği üzere İçişleri Bakanlığı tarafından 2009 yılında hazırlanan “Silah Kanunu Tasarısı”, TBMM İçtüzüğü’nün 77 maddesi uyarınca hükümsüz sayılmış; ancak Bakanlar Kurulu tarafından 16.4.2013 tarihinde yenilenerek tekrar TBMM’ye gönderilmiştir.
Tasarının genel gerekçesinde; ateşli ve ateşsiz silahlarla ilgili düzenlemelerin 6136 ve 2521 Sayılı Kanunlar’da yer aldığı, bu kanunların eski olduğu, zamana ve değişen şartlara göre bir çok değişiklik ve ekleme yapıldığı, bu değişikliklerin bütüncül bir bakış açısını içermediğinden ortaya anlaşılması zor, sistematiksiz, uygulaması zor kanunların çıktığı, dolayısıyla ihtiyaçlara cevap veremediği belirtilmiştir,
Yine, yivli ve yivsiz silahlara ilgili hususların ayrı ayrı düzenlenmesi nedeniyle, kanunlarda mükerrer hükümler olduğu, bunun da uygulamada ciddi sorunlar yarattığı anlatılmıştır. Ayrıca, mevzuatın Avrupa Birliği müktesebatına uyumunun sağlanması gerekliğinden de söz edilerek, mevzuatın tek bir metin halinde toplanmasının amaçlandığı bildirilmiştir.
Gerekçede belirtilen hususların tamamına katılıyoruz. Gerçekten, iki ayrı kanunla yapılan düzenlemelerin bir sistemi yoktu. Kanunlar eski olup, yapılan değişiklik ve ek maddelerle tam bir yamalı bohçaya dönmüşlerdi. Aynı konularda farklı ve mükerrer hükümler, uygulamayı zorlaştırmakta, sorunlar zaman zaman Yargıtay’ın ve Danıştay’ın devreye girerek içtihat yaratmalarıyla giderilmeye çalışılmaktaydı. Bu nedenlerle, bütün mevzuatın bir kanunda toplanması ve belli bir sisteme bağlanması zorunluluktu. Kısacası, yeni bir kanun zorunluluktu.
Kanunlar hazırlanırken, düzenlemeyle ilgisi olan bütün toplum katmanlarının, sivil toplum kesimlerinin, kamu kuruluşlarının, sektör temsilcilerinin vb. görüşlerinin alınması; o kanunun uygulanabilirliği yanında benimsenmesini de sağlar.
Mevcut taslak hazırlanırken, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, sektör temsilcilerinin görüş ve teklifleri alınmış, ancak yasanın asıl muhatabı ve getirdiği yükümlülüklerin taşıyıcısı olan toplum kesimlerinin görüşleri ne bu dönemde, ne de daha önceki dönemlerde alınmamıştır. Sivil toplum adına görüşleri alınan bazı vakıf ve derneklerin ise, bahsi geçen muhatapları temsil etme, haklarını savunma ve gündeme getirme yeterlilikleri olmadığı gibi, aksi yönde görüş ve teklifler gündeme getirmişlerdir. Yani, bu yönüyle tasarının bir tarafı eksiktir.
Bunun dışında, yapılacak kanunların toplumun içinde bulunduğu duruma uygun, ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte ve toplumun hassasiyetlerini karşılayacak özelliklerde olması gerekmektedir.
Halen yürürlükte olan 6136 ve 2521 Sayılı Kanunlar,1953 tarihinde milletin hesap sorma korkusuna karşı alınmış, temel mantık ve yaklaşımı ile milleti mümkün olduğu kadar silahsızlandırmayı amaç edinmiş kanunlardır. Bu kanunlar baştan aşağıya dikkatlice incelendiğinde, temel mantık ve yaklaşımının, genel asayiş ve güvenlikten ziyade bu korkuya dayandığı kolaylıkla anlaşılır.
BAĞIMSIZLIK-SİLAH İLİŞKİSİ:
Tarih boyunca yapılan savaşlar ve istilalar incelendiğinde; silahları daha güçlü olan ve silahlarını daha iyi kullanan milletlerin genelde galip geldiğini görüyoruz. Silahları düşmanlarından geri kalmayan ve silahlarını kullanmayı bilen toplumlar ,tarih boyunca kaybetmemişler ve asla köleleştirilememişlerdir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun 3 kıtaya kadar yayılmasının en önemli nedenlerinden birisi, iyi silahlara sahip olması ve bu silahları kullanmayı iyi bilen bir ordusunun olmasıydı.
Silahlarımız olmasa ve değerli komutanlarımızca silahını iyi kullanabilen eğitimli bir ordumuz olmasa, İstiklal Savaşı’nı kazanabilir miydik?
Yani,silah ve silahlarını iyi kullanabilen bir ordu, bağımsızlık için en önemli unsurlardan birisidir.
Yine savaş tarihi incelendiğinde, milis kuvvetler dediğimiz silahı olan sivil güçlerin çok önemli roller oynadığını görüyoruz.
Amerika’nın bağımsızlığını kazanabilmesi, milis kuvvetlerin düzenli ordu yanında savaşa girmesiyle mümkün olmuştur.
Osmanlı’da, savaş zamanı dışında çiftçilik yapan, sefer olunca orduya katılan sipahileri hatırlayalım. Bunlar da milisti.
Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasını sağlayan en önemli faktörlerden biri, Kuvay-i Milliye denilen bir kısmını milislerin oluşturduğu güç değil midir? Babadan, dededen kalma tüfekleri ve tabancaları olan siviller savaşa katılmasa, zafer kazanılabilir miydi?
Bu örnekler arttırılabilir. Bir de ters örnekleri düşünelim.
1995 Yılında Srebrenitsa’da, Birleşmiş Milletler tarafından Boşnak köylerinden duvarda asılı dededen kalma tekli kırmalar bile toplanmış, öteki yanda Yugoslav ordusunun depolarını açıp silahları alan Bosnalı Sırplar, savaş başlamadan çok önce milis eğitim kampları düzenleyerek katliama hazırlanmışlardır. Sonuçta silahlı Sırplar, çoluk, çocuk demeden hiçbir silahı olmayan(resmi rakamlara göre)8.372 müslümanı katletmişlerdir. Müslümanların evlerinde en azından birer tüfeği olsaydı, bu katliam olabilir miydi?
![[Resim: a6355km.jpg]](https://i.hizliresim.com/a6355km.jpg)
![[Resim: mpjjd96.jpg]](https://i.hizliresim.com/mpjjd96.jpg)
Yugoslayva iç savaşı sırasında ellerinden silahları alınan Müslüman Boşnaklar, küçük atölyelerde ve evlerinde silah yaparak kendilerini savunmaya çalışmışlardır. Bu silahların bir kısmı şimdi soykırım müzelerinde sergileniyor.
![[Resim: 8.jpg]](https://i.ibb.co/Df1fZs6/8.jpg)
![[Resim: 10.jpg]](https://i.ibb.co/NFZNDpW/10.jpg)
Yine 1992 yılında Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı Kasabası’nda Ermeni güçler, silahsız 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan vatandaşını katletmiştir. Kadınlara tecavüz edilmiş, hamile olanlarının karınlarına süngü saplanarak bebekleriyle birlikte öldürülmüşlerdir. Bu insanların kendilerini savunmaya yetecek kadar silahı olsaydı, bu katliam kolayca yapılabilir miydi?
Tarih göstermiştir ki , silah ve silahlarını iyi kullanabilen bir ordu dışında silahı olan milisler de bağımsızlık için önemlidir.Silahı olan insanları köleleştiremezsiniz.
|
|
|
|