Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 1,328
» Son Üye Florist
» Toplam Konular 952
» Toplam Yorumlar 6,001

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 658 aktif kullanıcı var.
» (2 Üye - 654 Ziyaretçi)
Bing, Google, EczAtes, Florist

Son Yazılanlar
Smith Wesson 5906
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Killing
07-10-2026, 21:03
» Yorum 4
» Okunma 204
MKE'de bulunan 29 farklı ...
Forum: Mühimmat
Son Yorum: Sabri
05-10-2026, 09:50
» Yorum 21
» Okunma 5,774
Yeniden Colt Python
Forum: Colt
Son Yorum: yavuzg
01-10-2026, 23:26
» Yorum 8
» Okunma 2,624
Taurus TH9C, 4 adet kılıf...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: Dark_Angel
01-10-2026, 10:45
» Yorum 2
» Okunma 486
Satılık Canik TP9 SF Elit...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: mrtky
30-09-2026, 14:36
» Yorum 5
» Okunma 952
SATILIK MORA ELDRİS
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
23-09-2026, 14:30
» Yorum 0
» Okunma 248
Genel sohbet
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: dekaya
22-09-2026, 15:49
» Yorum 1
» Okunma 421
Sig P229'um
Forum: SIG Sauer
Son Yorum: barisdogan
21-09-2026, 15:52
» Yorum 2
» Okunma 388
Taşıma Tabancanızda Red-d...
Forum: Genel Silah Sohbetleri
Son Yorum: Onyedi-Cetinkol
20-09-2026, 21:39
» Yorum 23
» Okunma 7,236
Satılık Benelli M4 pistol...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
19-09-2026, 21:11
» Yorum 1
» Okunma 487
Satılık Cold steel Talwar...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: hakan
16-09-2026, 18:54
» Yorum 2
» Okunma 534
Tabancalarımız
Forum: Galeri
Son Yorum: Husrev
16-09-2026, 13:17
» Yorum 80
» Okunma 43,934
HAVALI TABANCA ALIM İLANI
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: filinta
15-09-2026, 11:02
» Yorum 1
» Okunma 289
Browning Hi-Power Mark II...
Forum: Alım-Satım İlanları
Son Yorum: marlinspike
14-09-2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 299
STOEGER COUGAR FL 13 LÜ Ş...
Forum: Stoeger
Son Yorum: Altain
14-09-2026, 03:36
» Yorum 6
» Okunma 1,957

 
  ŞARJÖRLÜ YİVSİZLER
Yazar: dgnucak - 06-03-2024, 11:22 - Forum: Genel Konular - Yorum (11)

Şarjörlü yivsizler, ülkemizde yürürlükte bulunan silah mevzuatı yüzünden sahip olamadığımız yivli tüfeklere; şekil yönünden (AR-AK) benzetilerek piyasaya sunulmuş müthiş bir pazarlama başarısıdır.

Ateşli silahlarda basitlik hayat kurtarır anlayışına sahip biri olarak şarjörlü yivsizler bana göre; güzel görünen ama göründüğü kadar güzel çalışmayan platformlardır.

İster gazlı isterse kinetik sistem ile çalışsın fark etmeksizin klasik boru tip şarjörlü yarı otomatik yivsizlerin çalışma sistemin temel mantığı aynıdır.

Tek dolumla birbiri ardına yivsiz fişeklerini ateşleyip boş kovanları da sağlıklı bir şekilde tahliye edecek bu sistem John Browning tarafından tasarlanmış olup geliştirmelerle birlikte yaklaşık 120 yıldır dünya genelinde sorunsuz bir şekilde kullanılmaktadır.

Şarjörlü yivsizler, bu sistemden kaşığı(gerdel) çıkararak olmayan bir sorun yaratmıştır.

Klasik yivsizlerde dolu fişek, kaşık vasıtası ile mekanizma seviyesine yükseltilerek düze yakın bir açı ile atım yatağına sürülürken şarjörlü yivsizlerde dolu fişek mekanizma tarafından adeta sürüklenerek daha dik bir açı ile atım yatağına sürülmeye çalışılmaktadır.

Yivli mühimmatı ile sorunsuz çalışan kutu şarjör sistemi ne kadar iyi yapılırsa yapılsın söz konusu yivsiz fişeği olunca, fişek yapısı ve malzemesi nedeniyle besleme ve tahliye noktasında sorun yaşatması kaçınılmazdır.

Yivsiz fişeğinin ucunun küt yapısı ve kıvırma kusurları, fişeğin açılı bir şekilde atım yatağına sürülmesi esnasında takılmalara sebep olup besleme sorunu yaşanmasına sebep olmaktadır.

Yine fişek kovanının yumuşak malzemeden yapılmış olması nedeniyle atım yatağına açılı sürme işlemi esnasında takılan fişek, mekanizma tarafından sıkıştırılıp yamulunca besleme ve tahliye problemi yaşanmaktadır.

Özellikle yivsiz fişek dip tablasındaki tırnak tarafından tutulan çıkıntı, kovan çapından büyük olduğu için kutu şarjörden atım yatağına sürülürken alttaki dolu fişeğin dip tablasına takılarak besleme problemi yaşatmaktadır.

Yine alttan vurma ya da yere düşürme neticesinde şarjör ağız açısının değişmesi neticesinde besleme problemleri ile karşılaşılması çokça karşılaşılan bir diğer durumdur.

Görüldüğü üzere ne kadar kusursuz üretilirse üretilsin gerek tasarımsal problemler gerekse kullanılan fişeğin yapısı nedeniyle kutu şarjörlü yivsizler, klasik boru tip şarjörlü yivsizlere göre asla sağlıklı çalışan platformlar değildir.

Şarjörlü yivsizler saydığım nedenlerden dolayı benim için asla savunma tüfeği değildir. Klasik boru tip şarjörlü tüfeğin kolaylıkla tolere edebileceği en ufak kıvırma hatasında bile besleme ve tahliye problemi yaşatacak bir platforma canımı emanet etmem.

“Eeeee ben on yüz bin milyon tane attım, tutukluk yapmadı.”

-Senin bedenin senin kararın saygı duyarım.

Şarjörlü yivsizler fiziki yapıları itibariyle benim için asla av tüfeği de değildir.

“Kardeşim ben domuz avı yapıyorum”

-Kamyonla yolcu da taşıyabilirsiniz ama o asla bir otobüs değildir.

Şarjörlü tüfekler taktik kullanım açısından uygun tüfekler de değildir. Ara dolum yapamazsınız, her 10 fişek için kolum kadar ekstra uzun şarjörü üzerinizde taşımanız gerekir, şarjör nedeniyle yüz üstü atış yaparken silüetiniz yükselir vs.

“Her tarafında pikaçu rayları var hem ben red dot taktım.”

-Sıkıntı yok onlarla yakışıklı fotoğraflar çektirebilirsin.

(Twitter sayfamdan alınmıştır )

https://twitter.com/dgnucak/status/16037...ZLU_A&s=19

Bu konuyu yazdır

  Klasik 5906 ve TSW
Yazar: ceycey - 05-03-2024, 23:04 - Forum: Smith Wesson - Yorum Yok

Lupus Üstadın   7.8.2008 tarihli yazısı: (Resimler silinmiş, ben bir kaç resim ekledim.)

Klasik 5906 ve TSW

Arkadaşlar, SW'un 3'ncü nesil yarı otomatiklerinin amiral gemisi 5906'nın TSW revizyonunun, klasik versiyondan sadece dış görüşünü ile ayrıldığını düşünenler yanılıyorlar. TSW'de, ilk bakışta dikkati çekmeyen pek çok ayrıntıda revizyon yapılmış durumda.

Aşağıda, 5906 ve TSW versiyonunu yan yana görüyorsunuz.

 [Resim: gox0k14.jpg] [Resim: qek1vye.jpg]


Dışarıdan ilk bakışta hemen dikkati çeken şey, TSW'lere eklenmiş olan Picatiny aparat takma kızakları.
Bu kızaklar gövde ile yekpare olmayıp, istendiğinde sökülebilmektedir.

Bir diğer dikkat çeken özellik, yazıların daha basit lazer yakma metodu ile yazılmış olması.
Ayrıca kızak sol yan kısmına artık silahın üretim yılı açıkça yazılmaktadır.
Bu yazının uzun vadedeki dayanıklılığı ve hasar görmesi durumunda nasıl tadilattan geçirileceği insanı düşündürüyor.


MKEK' nin ilk ithal ettiği silahlarda, tetik korkuluğu köşeli idi. Daha sonra gelenlerde bu kısım yuvarlanmıştır, ancak tetik, horoz ve tüm kontrol manivelaları beyaz olarak gelmeye devam etmiştir. Bir müddet sonra gelen silahlarda, tetik ve horoz aynı şekilde içi dolu, fakat siyah olarak, diğer manevelalar ise beyaz olarak gelmeye başlamıştır. Müteakiben de, alttaki resimdeki TSW'de gördüğünüz horoz gibi içi boş, hassas döküm horozlarla gelmeye başlamıştır. TSW ile beraber ise artık, şarjör mandalı hariç tüm manivelalar siyah boya ile gelmektedir.


Aşağıda 5906 ve TSW'nin kontrol manivelarındaki farklılığı görüyorsunuz.
Tetik ve horoz uzun süredir hassas döküm olarak ve siyah karartma boya ile üretilmekteydi.
İlk resimde gördüğünüz klasik 5906, ülkemize gelen ikinci jenerasyon silahlardandır.

TSW' lerde, şarjör destek kısmında, sağa sola oynamayı azaltan ayrı bir revizyon yapmışlar.
Aşağıdaki ilk resimde 5906, hemen altındakinde de TSW şarjör mandalının sağdan görünüşünü görüyorsunuz.
Dışarıdan bakıldığında hemen dikkat çeken şeylerden birisi de, kabze ön kısmındaki işlemeler.
5906'da dikey bir hatta çekilmiş tek sıralı tırtıklar varken, TSW'de her iki düzlemde ve daha sık çekilmiş tırtıklar var. TSW'nin kavrama konusunda daha sağlam bir yüzey sağladığı aşikardır.
Solda gördüğünüz silah 5906, sağdaki ise TSW'dir.

5906 'daki tetik korkuluğu önündeki tırtıklar ise, TSW'de çekilmemiş.
Bunun iki nedeni var, birincisi takılan aparatların bu kısma rahat oturmasını sağlamak, diğeri ise artık bu kısma parmak koymayı terk ettiren '' handsforward '' tekniğinin giderek daha yaygın hale gelmesidir.

TSW'de gövde ön uzantısı ve buradaki kızak taşıyıcı raylardaki metal et kalınlığı inanılmaz derece artmış.
Özellikle de kızak taşıyıcı rayların genel temas alanı çok artmış durumda.
Bu değişikliğin silahın dayanımını katlayacağı aşikardır.
Yalnız dikkat edilmesi gereken bir konu, bu özelliğin silahın çalışma toleranslarını azalttığıdır.
Bu bölgelerin, özellikle silah yeni iken çok iyi yağlanması gerekmektedir.
Ayrıca ön gövde uzantısı tabanının artık daha temiz bir şekilde tesviye edilip temizlendiği görülüyor. Eski silahlardaki enlemesine takım izleri yenilerde yoktur. Bu durum insanın aklına, gövdede hassas döküm tekniğine dönüldüğü fikrini getirebilir, ancak SW kızak ve gövdenin hala dolu malzemeden talaş kaldırılarak '' forging '' tekniği ile üretildiğini söylemektedir.


Bu gün MKEK'de ithal silah standının önünde dinleme fırsatı bulduğumuz '' legend '' lardan birisi de, yeni TSW'lerin eski 5906'lar gibi çalışmadığı ve kovan sıkıştırdığı, bu nedenle bu silahların kesinlikle fason olduğudur. Yeni bir silahın sadece namlusunun içini temizleyip kurulamak yeterli olmayıp, et kalınlığı ve temas yüzeyi artmış kızaklar ve kilitleme bölgelerinin temizlenmesi ve yağlanması da gereklidir. Bu ihmal edildiğinde toleransları sıkı silahlarda tutukluk yaşamak kaçınılmazdır.
TSW'lerde, kızak tıraşlarında da, yeni gövdeye uyum için traşlamalarda bazı ufak değişiklikler yapılmış.

Dikkat çeken bir değişiklik de, şarjör çıkarıldığında, kovan fırlatıcısını aşağıya iterek, tetik kolu irtibat kesicini çalıştırıp, tetiği işlev dışı bırakan, kızağın sol tarafına yerleşmiş küçük beyaz plastik parçanın, hassas döküm siyah metal bir parça ile değişmiş olması. İrtibat kesicinin çalışma yuvası, otomatik iğne bloğu, tırnak ve yatağı ise değişmeden kalmış.
Yeni TSW'lerde namlu yüzüğü, daha parlak olarak yapılmış.
Silahta beğenmediğim tek şey diyebilirim, çünkü artık kumlu mat kızak rengi ile uyumsuz olan yüzük, ayrı bir parça olduğunu belli edecek şekilde sırıtıyor. Soldaki 5906, sağdaki ise TSW'dir. İcra yayı mili etrafındaki artmış kızak malzemesi et kalınlığına da dikkatinizi çekerim.
Yüzükle beraber, namlu ucundaki oturtma tıraşı da değiştirilmiş.
Bu bölgedeki boğum iptal edilip, namlu düz bir hatta çekilip, sadece en ön kısımda yüzüğe sıkı oturmayı sağlayacak bir bombe bırakılmış.
Yüzük iç yüzey geometrisi de hafifçe değiştirilerek, namlu salınımı için geride yapılan ikinci boğuma olan gereklilik ortadan kaldırılmış.
Bu şekilde TSW'lerin mermi dağılım özelliklerinin de bir miktar arttığı söyleniyor.
Silah kullandıkça kendini hafifçe salana kadar, namlunun bu kısmının çepe çevre hafifçe yağlanması, MKEK poligonunda silahınıza arıza raporu tutulmasının engellenmesine yardımcı olacaktır. Aşağıdaki resimde üstte gördüğünüz 5906, alttaki ise TSW namlusudur.
Yani yeni TSW'lerde namlu soğutma sistemi maalesef yoktur,  .

Şaka, şaka. Bu tıraşların amacı zaten sadece namlu ve yüzüğünün, çalışma ve kilitlenme esnasındaki uyumunu arttırmaktı, yoksa namlunun soğuması ile hiç bir alakası yoktur. Ama işin garip '' legendary '' taraflarından birisi, bir BHP klonu olarak tasarlanan Atmaca 53 namlularında, normalde tamamen gereksiz olduğu halde, sırf vatandaşın kafasında yer etmiş bu '' legend '' a hitap edip, vatandaşı kaptırabilmek için bu traş yapılmıştı.
Namluda yapılan bir başka tadilat ise, fişek yatağının üstünden baktığınızda, yatağın dolu olup olmadığının direk görülmesini sağlayan yarım daire şeklindeki gözlem deliğidir.
İcra yayı kılavuzundaki, kılavuzun arka kısmının içinden gövdeye uzanıp, gövde ortasındaki deliğe oturan ve kılavuzu gövdeye sabitleyen yaylı pimi ve destek tablasını sabitleyen, eski dört puntolu sabitleme sistemi yerine, direk iç içe geçmeli, iki kademeli bir pim sistemi adapte edilmiş.


Her iki silahta da aynı kabzeler var.
Şarjörler birebir aynı.
Silahın nişangah ve tetik sisteminde herhangi bir revizyona gidilmemiş.
Çift ve tek hareketli tetiklerin sağma mesafeleri ve ağırlıkları aynı.
Tetik kurulma mesafesi de değişmemiş.

Arkadaşlar genel olarak revizyondan geçip TSW şeklini almış olan SW 5906 serisi, eski modele oranla bazı gözlere hitap etmeyebilir, ama kesinlikle çok daha sağlam ve kullanışlıdır. Silahın çok daha sıkı bir hale gelmiş tolerans ölçüleri nedeni ile, namlu kilit noktaları ve kızak-gövde temas alanlarındaki yağlama ihmal edilirse, bu silahın başlangıçta kalitesi tartışılmaz MKEK fişekleri ile tutukluk yapması kaçınılmazdır. Bu silahı alan arkadaşlar, güzelce söküp, titiz bir yağlama yapmadan atış yapmasınlar. Çok basit bir şekilde bertaraf edilecek nedenlerden dolayı boş yere hayal kırıklığı yaşamasınlar.


Emniyet sisteminin şekli ve çalışması tamamen aynıdır.
TSW'lerde de emniyet iğneyi bir miktar içeri gömüp, önünü kapatmaktadır.


SW'ların şarjör emniyeti, çoğu silah ustasının bile farkında olmadığı ve çoğu kişinin aslında ne olduğunu merak ettiği küçük bir parça aracılığı ile çalışır. 5906'ınızı söktüğünüzde, kızağı ters çevirip bakınca, emniyet mandalları hizasında, bir tarafta otomatik iğne kilidini, diğer tarafta da küçük beyaz plastik bir parça görürsünüz.

Bu küçük beyaz plastik parçaya hafifçe bastırdığınızda, bu parçanın altında bir yay gerimi hissedersiniz. Bu yay, bu küçük parçaya sürekli olarak aşağıya doğru bir basınç yapar. Silahınız monte bir halde iken, bu plastik parçanın hemen altına, gövdenin sol tarafındaki, kovan fırlatıcısı gelir.

Silahınız sökülüyken, bu kovan fırlatıcısı altındaki yay nedeni ile yukarıda durur.
Bu pozisyonda dikkat ederseniz, silahınızın tetiği çalışır ve horozu düşürür.
Silahınız demonte bir haldeyken, önce bu şekilde tetiğini test edip, kendiniz çalıştığını görün.
Daha sonra da, sol tarafta tek başına duran kovan fırlatıcısını herhangi bir şey ile aşağıya kadar bastırın, tetiğinizin boşa çalıştığını göreceksiniz.

Bunun nedeni, gövdenizin tam ortasında, kovan fırlatıcısı ve iğne kilidi açma manivelası ile horoz düşürme tulumbası arasında duran, küçük yuvarlak bir parçadır. Bu parça aslında aşağıya doğru uzanıp, geriye doğru bir kuyruk şeklinde çıkıntı verir. Bu kuyruk, tetik kolu üzerine oturarak, yukarıda çıkıntısını gördüğünüz parçanın, kızak kilitleri açıldığında veya şarjör çıkarıldığında, tetik kolunun aşağıya itilerek, horoz tulumbasından irtibatının kesilmesini sağlar.

Aynı şekilde kızağın geri kısmında, tam ortada açılmış bir oyuk göreceksiniz.
Silah kilitlendiğinde, irtibat kesicinin kafası o boşluğa gelerek yukarı yükselir ve tetik kolu atış pozisyonuna gelir.
Silah patlayıp, kilitler açıldığında ise, kızağın geri hareketi ile beraber, o boşlukta geri gelerek, kızağın düz alanı nedeni ile, irtibat kesicinin kafası aşağıya doğru bastırılacaktır, tetik kolu gene boşa çıkarak, silahın tüm sistemi tekrar uygun ve güvenli pozisyonda kilitlenene kadar, tetik kolunun horoz tulumbasına temasını engelleyecektir.

CZ 75'inizde bu işi, tetik kolunun orta üstündeki iki mahmuz ve kızakların alt gerisinde yer alan özel oluklar yapmaktadır. Silahlar monte haldeyken, kilitlerin açıldığı pozisyondan itibaren, tetik kollarının boşa çalıştığını kendiniz de test edebilirsiniz.

Gövdenin arka ortasında çıkıntısını gördüğünüz bu parçanın alt orta kısmında, sağda ve solda olmak üzere iki kulak vardır, işte sizin silahınızdaki kovan fırlatıcısı, kızaktaki beyaz parça tarafından aşağıya itilince, ortada gördüğünüz irtibat kesinin sol kulağına oturarak, irtibat kesiciyi aşağıya iterek, tetik kolunu, horoz tulumbasından kurtarır.

Peki silah monte haldeyken, şarjör takılınca ne olur da silahımız çalışmaya başlar?
Silahınız demonte haldeyken şarjörü takın. Şarjörün sol yanağının, kovan fırlatıcısının ortasındaki dışa açılı küçük bir çentiği yakalayarak, kovan fırlatıcısını yukarıya ittiğini göreceksiniz. Bu parça yukarı itilince, tüm sistem tersine çalışarak, tetik kolu atış pozisyonuna gelir. Silah çalışmaya başlar.

Şarjör emniyetini bazı atıcılar kullanışlı ek bir güvenlik tedbiri olarak görür.
Bazıları da tamamen gereksiz bir ayrıntı olarak değerlendirir.
Tek bir silahım olsa, sadece ona bağımlı olsam, asla bu aparatı istemezdim.
Gerekli bir durumda, silahın şarjörü olmadan da, fişek yatağını doldurup ateş edebilmeyi isterim.
Tabii bu benim kişisel düşüncem.

5906 ve benzeri platformları zaten dünyada artık sadece Polat Alemdar benzeri '' Ağır Abi '' ler, ya da kasa silahı olarak tabanca muhafaza edip, gerektiğinde havasını basmak isteyenler, ya da boyası cilası eskimeyecek evladiyelik sınıftan bir silah isteyenler kullanmaktadır. 1911'ler, hatta BHP'ler bile profesyonel ya da duayenlerin kılıflarında yer edinebilirken, profesyonel manada taktik kullanım alanını çoktan kaybetmiş olan 3 ncü nesil tabancalarının yerine SW firması da artık M&P modelini forse etmeye çalışmaktadır.

Saygılar

Bu konuyu yazdır

  Klasik 5906 ve TSW
Yazar: ceycey - 05-03-2024, 23:04 - Forum: Silah Karşılaştırmaları - Yorum Yok

Lupus Üstadın   7.8.2008 tarihli yazısı: (Resimler silinmiş, ben bir kaç resim ekledim.)

Klasik 5906 ve TSW

Arkadaşlar, SW'un 3'ncü nesil yarı otomatiklerinin amiral gemisi 5906'nın TSW revizyonunun, klasik versiyondan sadece dış görüşünü ile ayrıldığını düşünenler yanılıyorlar. TSW'de, ilk bakışta dikkati çekmeyen pek çok ayrıntıda revizyon yapılmış durumda.

Aşağıda, 5906 ve TSW versiyonunu yan yana görüyorsunuz.

[Resim: 5906-1.jpg]  [Resim: 5906TSW.jpg]


Dışarıdan ilk bakışta hemen dikkati çeken şey, TSW'lere eklenmiş olan Picatiny aparat takma kızakları.
Bu kızaklar gövde ile yekpare olmayıp, istendiğinde sökülebilmektedir.

Bir diğer dikkat çeken özellik, yazıların daha basit lazer yakma metodu ile yazılmış olması.
Ayrıca kızak sol yan kısmına artık silahın üretim yılı açıkça yazılmaktadır.
Bu yazının uzun vadedeki dayanıklılığı ve hasar görmesi durumunda nasıl tadilattan geçirileceği insanı düşündürüyor.


MKEK' nin ilk ithal ettiği silahlarda, tetik korkuluğu köşeli idi. Daha sonra gelenlerde bu kısım yuvarlanmıştır, ancak tetik, horoz ve tüm kontrol manivelaları beyaz olarak gelmeye devam etmiştir. Bir müddet sonra gelen silahlarda, tetik ve horoz aynı şekilde içi dolu, fakat siyah olarak, diğer manevelalar ise beyaz olarak gelmeye başlamıştır. Müteakiben de, alttaki resimdeki TSW'de gördüğünüz horoz gibi içi boş, hassas döküm horozlarla gelmeye başlamıştır. TSW ile beraber ise artık, şarjör mandalı hariç tüm manivelalar siyah boya ile gelmektedir.


Aşağıda 5906 ve TSW'nin kontrol manivelarındaki farklılığı görüyorsunuz.
Tetik ve horoz uzun süredir hassas döküm olarak ve siyah karartma boya ile üretilmekteydi.
İlk resimde gördüğünüz klasik 5906, ülkemize gelen ikinci jenerasyon silahlardandır.

TSW' lerde, şarjör destek kısmında, sağa sola oynamayı azaltan ayrı bir revizyon yapmışlar.
Aşağıdaki ilk resimde 5906, hemen altındakinde de TSW şarjör mandalının sağdan görünüşünü görüyorsunuz.
Dışarıdan bakıldığında hemen dikkat çeken şeylerden birisi de, kabze ön kısmındaki işlemeler.
5906'da dikey bir hatta çekilmiş tek sıralı tırtıklar varken, TSW'de her iki düzlemde ve daha sık çekilmiş tırtıklar var. TSW'nin kavrama konusunda daha sağlam bir yüzey sağladığı aşikardır.
Solda gördüğünüz silah 5906, sağdaki ise TSW'dir.

5906 'daki tetik korkuluğu önündeki tırtıklar ise, TSW'de çekilmemiş.
Bunun iki nedeni var, birincisi takılan aparatların bu kısma rahat oturmasını sağlamak, diğeri ise artık bu kısma parmak koymayı terk ettiren '' handsforward '' tekniğinin giderek daha yaygın hale gelmesidir.

TSW'de gövde ön uzantısı ve buradaki kızak taşıyıcı raylardaki metal et kalınlığı inanılmaz derece artmış.
Özellikle de kızak taşıyıcı rayların genel temas alanı çok artmış durumda.
Bu değişikliğin silahın dayanımını katlayacağı aşikardır.
Yalnız dikkat edilmesi gereken bir konu, bu özelliğin silahın çalışma toleranslarını azalttığıdır.
Bu bölgelerin, özellikle silah yeni iken çok iyi yağlanması gerekmektedir.
Ayrıca ön gövde uzantısı tabanının artık daha temiz bir şekilde tesviye edilip temizlendiği görülüyor. Eski silahlardaki enlemesine takım izleri yenilerde yoktur. Bu durum insanın aklına, gövdede hassas döküm tekniğine dönüldüğü fikrini getirebilir, ancak SW kızak ve gövdenin hala dolu malzemeden talaş kaldırılarak '' forging '' tekniği ile üretildiğini söylemektedir.


Bu gün MKEK'de ithal silah standının önünde dinleme fırsatı bulduğumuz '' legend '' lardan birisi de, yeni TSW'lerin eski 5906'lar gibi çalışmadığı ve kovan sıkıştırdığı, bu nedenle bu silahların kesinlikle fason olduğudur. Yeni bir silahın sadece namlusunun içini temizleyip kurulamak yeterli olmayıp, et kalınlığı ve temas yüzeyi artmış kızaklar ve kilitleme bölgelerinin temizlenmesi ve yağlanması da gereklidir. Bu ihmal edildiğinde toleransları sıkı silahlarda tutukluk yaşamak kaçınılmazdır.
TSW'lerde, kızak tıraşlarında da, yeni gövdeye uyum için traşlamalarda bazı ufak değişiklikler yapılmış.

Dikkat çeken bir değişiklik de, şarjör çıkarıldığında, kovan fırlatıcısını aşağıya iterek, tetik kolu irtibat kesicini çalıştırıp, tetiği işlev dışı bırakan, kızağın sol tarafına yerleşmiş küçük beyaz plastik parçanın, hassas döküm siyah metal bir parça ile değişmiş olması. İrtibat kesicinin çalışma yuvası, otomatik iğne bloğu, tırnak ve yatağı ise değişmeden kalmış.
Yeni TSW'lerde namlu yüzüğü, daha parlak olarak yapılmış.
Silahta beğenmediğim tek şey diyebilirim, çünkü artık kumlu mat kızak rengi ile uyumsuz olan yüzük, ayrı bir parça olduğunu belli edecek şekilde sırıtıyor. Soldaki 5906, sağdaki ise TSW'dir. İcra yayı mili etrafındaki artmış kızak malzemesi et kalınlığına da dikkatinizi çekerim.
Yüzükle beraber, namlu ucundaki oturtma tıraşı da değiştirilmiş.
Bu bölgedeki boğum iptal edilip, namlu düz bir hatta çekilip, sadece en ön kısımda yüzüğe sıkı oturmayı sağlayacak bir bombe bırakılmış.
Yüzük iç yüzey geometrisi de hafifçe değiştirilerek, namlu salınımı için geride yapılan ikinci boğuma olan gereklilik ortadan kaldırılmış.
Bu şekilde TSW'lerin mermi dağılım özelliklerinin de bir miktar arttığı söyleniyor.
Silah kullandıkça kendini hafifçe salana kadar, namlunun bu kısmının çepe çevre hafifçe yağlanması, MKEK poligonunda silahınıza arıza raporu tutulmasının engellenmesine yardımcı olacaktır. Aşağıdaki resimde üstte gördüğünüz 5906, alttaki ise TSW namlusudur.
Yani yeni TSW'lerde namlu soğutma sistemi maalesef yoktur,  .

Şaka, şaka. Bu tıraşların amacı zaten sadece namlu ve yüzüğünün, çalışma ve kilitlenme esnasındaki uyumunu arttırmaktı, yoksa namlunun soğuması ile hiç bir alakası yoktur. Ama işin garip '' legendary '' taraflarından birisi, bir BHP klonu olarak tasarlanan Atmaca 53 namlularında, normalde tamamen gereksiz olduğu halde, sırf vatandaşın kafasında yer etmiş bu '' legend '' a hitap edip, vatandaşı kaptırabilmek için bu traş yapılmıştı.
Namluda yapılan bir başka tadilat ise, fişek yatağının üstünden baktığınızda, yatağın dolu olup olmadığının direk görülmesini sağlayan yarım daire şeklindeki gözlem deliğidir.
İcra yayı kılavuzundaki, kılavuzun arka kısmının içinden gövdeye uzanıp, gövde ortasındaki deliğe oturan ve kılavuzu gövdeye sabitleyen yaylı pimi ve destek tablasını sabitleyen, eski dört puntolu sabitleme sistemi yerine, direk iç içe geçmeli, iki kademeli bir pim sistemi adapte edilmiş.


Her iki silahta da aynı kabzeler var.
Şarjörler birebir aynı.
Silahın nişangah ve tetik sisteminde herhangi bir revizyona gidilmemiş.
Çift ve tek hareketli tetiklerin sağma mesafeleri ve ağırlıkları aynı.
Tetik kurulma mesafesi de değişmemiş.

Arkadaşlar genel olarak revizyondan geçip TSW şeklini almış olan SW 5906 serisi, eski modele oranla bazı gözlere hitap etmeyebilir, ama kesinlikle çok daha sağlam ve kullanışlıdır. Silahın çok daha sıkı bir hale gelmiş tolerans ölçüleri nedeni ile, namlu kilit noktaları ve kızak-gövde temas alanlarındaki yağlama ihmal edilirse, bu silahın başlangıçta kalitesi tartışılmaz MKEK fişekleri ile tutukluk yapması kaçınılmazdır. Bu silahı alan arkadaşlar, güzelce söküp, titiz bir yağlama yapmadan atış yapmasınlar. Çok basit bir şekilde bertaraf edilecek nedenlerden dolayı boş yere hayal kırıklığı yaşamasınlar.


Emniyet sisteminin şekli ve çalışması tamamen aynıdır.
TSW'lerde de emniyet iğneyi bir miktar içeri gömüp, önünü kapatmaktadır.


SW'ların şarjör emniyeti, çoğu silah ustasının bile farkında olmadığı ve çoğu kişinin aslında ne olduğunu merak ettiği küçük bir parça aracılığı ile çalışır. 5906'ınızı söktüğünüzde, kızağı ters çevirip bakınca, emniyet mandalları hizasında, bir tarafta otomatik iğne kilidini, diğer tarafta da küçük beyaz plastik bir parça görürsünüz.

Bu küçük beyaz plastik parçaya hafifçe bastırdığınızda, bu parçanın altında bir yay gerimi hissedersiniz. Bu yay, bu küçük parçaya sürekli olarak aşağıya doğru bir basınç yapar. Silahınız monte bir halde iken, bu plastik parçanın hemen altına, gövdenin sol tarafındaki, kovan fırlatıcısı gelir.

Silahınız sökülüyken, bu kovan fırlatıcısı altındaki yay nedeni ile yukarıda durur.
Bu pozisyonda dikkat ederseniz, silahınızın tetiği çalışır ve horozu düşürür.
Silahınız demonte bir haldeyken, önce bu şekilde tetiğini test edip, kendiniz çalıştığını görün.
Daha sonra da, sol tarafta tek başına duran kovan fırlatıcısını herhangi bir şey ile aşağıya kadar bastırın, tetiğinizin boşa çalıştığını göreceksiniz.

Bunun nedeni, gövdenizin tam ortasında, kovan fırlatıcısı ve iğne kilidi açma manivelası ile horoz düşürme tulumbası arasında duran, küçük yuvarlak bir parçadır. Bu parça aslında aşağıya doğru uzanıp, geriye doğru bir kuyruk şeklinde çıkıntı verir. Bu kuyruk, tetik kolu üzerine oturarak, yukarıda çıkıntısını gördüğünüz parçanın, kızak kilitleri açıldığında veya şarjör çıkarıldığında, tetik kolunun aşağıya itilerek, horoz tulumbasından irtibatının kesilmesini sağlar.

Aynı şekilde kızağın geri kısmında, tam ortada açılmış bir oyuk göreceksiniz.
Silah kilitlendiğinde, irtibat kesicinin kafası o boşluğa gelerek yukarı yükselir ve tetik kolu atış pozisyonuna gelir.
Silah patlayıp, kilitler açıldığında ise, kızağın geri hareketi ile beraber, o boşlukta geri gelerek, kızağın düz alanı nedeni ile, irtibat kesicinin kafası aşağıya doğru bastırılacaktır, tetik kolu gene boşa çıkarak, silahın tüm sistemi tekrar uygun ve güvenli pozisyonda kilitlenene kadar, tetik kolunun horoz tulumbasına temasını engelleyecektir.

CZ 75'inizde bu işi, tetik kolunun orta üstündeki iki mahmuz ve kızakların alt gerisinde yer alan özel oluklar yapmaktadır. Silahlar monte haldeyken, kilitlerin açıldığı pozisyondan itibaren, tetik kollarının boşa çalıştığını kendiniz de test edebilirsiniz.

Gövdenin arka ortasında çıkıntısını gördüğünüz bu parçanın alt orta kısmında, sağda ve solda olmak üzere iki kulak vardır, işte sizin silahınızdaki kovan fırlatıcısı, kızaktaki beyaz parça tarafından aşağıya itilince, ortada gördüğünüz irtibat kesinin sol kulağına oturarak, irtibat kesiciyi aşağıya iterek, tetik kolunu, horoz tulumbasından kurtarır.

Peki silah monte haldeyken, şarjör takılınca ne olur da silahımız çalışmaya başlar?
Silahınız demonte haldeyken şarjörü takın. Şarjörün sol yanağının, kovan fırlatıcısının ortasındaki dışa açılı küçük bir çentiği yakalayarak, kovan fırlatıcısını yukarıya ittiğini göreceksiniz. Bu parça yukarı itilince, tüm sistem tersine çalışarak, tetik kolu atış pozisyonuna gelir. Silah çalışmaya başlar.

Şarjör emniyetini bazı atıcılar kullanışlı ek bir güvenlik tedbiri olarak görür.
Bazıları da tamamen gereksiz bir ayrıntı olarak değerlendirir.
Tek bir silahım olsa, sadece ona bağımlı olsam, asla bu aparatı istemezdim.
Gerekli bir durumda, silahın şarjörü olmadan da, fişek yatağını doldurup ateş edebilmeyi isterim.
Tabii bu benim kişisel düşüncem.

5906 ve benzeri platformları zaten dünyada artık sadece Polat Alemdar benzeri '' Ağır Abi '' ler, ya da kasa silahı olarak tabanca muhafaza edip, gerektiğinde havasını basmak isteyenler, ya da boyası cilası eskimeyecek evladiyelik sınıftan bir silah isteyenler kullanmaktadır. 1911'ler, hatta BHP'ler bile profesyonel ya da duayenlerin kılıflarında yer edinebilirken, profesyonel manada taktik kullanım alanını çoktan kaybetmiş olan 3 ncü nesil tabancalarının yerine SW firması da artık M&P modelini forse etmeye çalışmaktadır.

Saygılar

Bu konuyu yazdır

  SW Model 10
Yazar: ceycey - 05-03-2024, 21:03 - Forum: Smith Wesson - Yorum (1)

Eski forumdaki  gibi eski usulde bir tanıtım yapmak istiyorum.
Klasik bir  K gövdeli SW revolveri, Model 10 :

[Resim: r5zralo.jpg]

 [Resim: kis23vz.jpg]

Namlu uzunluğu 3 inç, yani 7.62 cm’dir. Namlu incelmeden öne kadar uzanır.

[Resim: 4th9pnr.jpg] 

Kabzası 'Square Butt '',köşeli kabzadır.

 [Resim: pf5vbd1.jpg]

Revolver K gövdeli olup, 6 adet 38 Special mermi kapasitelidir.

[Resim: n22qroh.jpg]

Çapı namlunun sağ tarafında yazılıdır.

 [Resim: kf3pq80.jpg]

Karbon çelikten yapılmış, sonra menevilşle boyanmıştır.Tetik ve horoza ısıl işlemi uygulanmıştır.
İğne klasik şekilde horozda olup, horoz yayı yaprak şeklindedir. Top açma mandalı ve 
S.Wesson logosu yine klasik yerinde.

 [Resim: 89eo5u8.jpg]

Ejektör yuvası olmayan tabancada, namlunun sol tarafında marka yazılıdır.
Model 10’un gezi gövdeden oluklu olup sabittir. İki adet beyaz nokta bulunmaktadır. 
Arpacık kısmında  beyaz bir bant vardır.

[Resim: 9sfk1z8.jpg]

Bir dönem polislerimize hizmet silahı olarak verildiğinden, piyasadaki Model 10’ların büyük
çoğunluğu polis silahı olup, sol tarafta namlunun altında beyaz renkte “T.C.POLİS” yazılıdır.
Ayrıca MKE’de bir dönem bu tabancalardan ithal etmiş ve satmıştır.

[Resim: 2ov8ne0.jpg]

Topun açıldığı  kısımda model numarası yazıyor.(Mod.10-9)

[Resim: prphcaj.jpg]

Ağırlık ayar vidası  kabza önündedir. Ayar buradan yapılıyor.

[Resim: a1clsg2.jpg]

Seri numarası kabza altına basılmış.

[Resim: ldc07y2.jpg]

Namlu ağzının görünüşü.

[Resim: osi716l.jpg]

Tabancanın iç kısmı. Saat gibi.

[Resim: baibx2b.jpg]

Tetik kısmı ve emniyeti sağlayan parça.

[Resim: ap2fe5b.jpg]

Orijinal ahşap kabza kapaklarıyla 873 gram ağırlığında.6 Adet MKE mermisi konulunca  
957 gram oldu.

[Resim: c42xgb1.jpg]


Tam bir SW  klasiği olan tabanca  dayanıklı, kolay arıza vermeyen, özellikle tek hareketli
tetiği yumuşak, hafif ve  atışı keyifli silahtır. Mermilerin barut hakkı fazla olmadığından, geri 
tepmesi bir revolvere göre çok az.
 
Ülkemizde bol bulunan revolver, eski polis silah olarak tanındığı ve bu yüzden fazla rağbet 
görmediği için, temizlik durumuna göre piyasa fiyatları 25.000-30.000 TL (1.000 Dolar civarında)
arasında değişmektedir. 10-15  Sene sonra bu tabancaların artık çok satışa çıkartılmayacağını ve
koleksiyon değeri kazanacağını düşünüyorum. Bu nedenle mümkünse bu gerçek değerinden düşük
satılan klasik revolverden birer tane edinmek lazım.

Osman Ortaç üstadın yeni usulde yaptığı tanıtım vidosunu ekleyelim, konu tamamlansın:

Bu konuyu yazdır

  Av tüfeğim ne kadar tepiyor?
Yazar: Sabri - 05-03-2024, 10:01 - Forum: Genel Konular - Yorum (5)

Forumlarda bazı yakınmalar okuyorum. "Filanca fişeği attım fena geri tepti!" Neden? "Falanca tüfek çok tepiyor" Niçin? Bunların hepsini sebebi var anlatmaya çalışacağım.

Atış yapmak bir keyif ise, geri tepme bir o kadar keyifsizlik kaynağı olabilir. Bir skeet atıcısının bir günde 200-300 fişek attığını düşünün. Veya uçar avına çıktınız 100 tane 32 -36 gramlık fişek attınız. Omuzunuzun ağrısından akşama keyfiniz kaçmaz mı?  Ya da çocuğunuza 12 çap bir tüfekle 36 gram fişek attırdınız, bir daha o tüfeği eline almak ister mi?

Geri tepme atış sayısı arttıkça yorgunluk yapan, hatta bazılarımızın omuzunda ağrı ve hatta morarma sebebi olan bir olay. Benim bir tüfek modeli geliştirmek için beraber çalışma yaptığım bir firma sahibi, test atışlarında attığı yüksek sayıda fişek nedeniyle omuz eklemi bağlarını yırtmıştı. Ameliyat olması gerekiyordu, o kadar yani. Tıbbi literatürde mükerrer atışlar sonucu  omuz kuşağı eklem ve bağlarında kırık, yırtık, omuz kuşağı sinirlerinde yaralanma hatta felç, gözün iç tabakalarından vitreus ayrılması, hatta retina dekolmanı sonucu körlüğe kadar gidebilen dolaylı yaralanmalar bildiriliyor.

Yüksek Geri tepme yaptığı yorgunluk ve ağrı dışında, mükerrer atışta nişan hattına tekrar dönmeyi de zorlaştıran bir olaydır. Yani isabetinizi bile etkiler.

Geri tepme fiziksel bir olaydır. Geri tepme, ateşli silahların kaçınılmaz bir durumudur. Newton'un evrensel hareket yasalarına bağlı bir durumdur. Newton hareket yasalarının 3. sünde:

Lex III: Actioni contrariam semper et æqualem esse reactionem: sive corporum duorum actiones in se mutuo semper esse æquales et in partes contrarias dirigi.

Yasa III: Her kuvvete karşılık, her zaman eşit ve ters bir tepki kuvveti vardır: veya iki cismin birbirine uyguladığı kuvvetler her zaman eşit ve zıt yönelimlidirler diyor.

Basitçe :Her etkiye karşılık, eşit bir ters tepki vardır.

[Resim: Tepme1.webp]

Silahımızı ateşlediğimiz zaman barutun patlaması ile mermi bir tarafa itilirken, bunun karşılığında tüfekte geri itilerek bir geri tepme oluşur. Geri tepmeyi etkileyen faktörler:
1. Tüfeğin ağırlığı
2. Fişeğin ağırlığı ve barut hakkı
3. Namlu çapı
4. Namlu çıkış hızı olarak sayılabilir.

Tüfeğin ağırlığı arttıkça tepme azalırken, diğer faktörler arttıkça geri tepme artar. Newton'un 2. yasası (momentin korunumu yasası)na göre, aşağıdaki resimde göreceğiniz gibi, ateş edilmemiş tüfekte Tüfek+Barut gazı+ mermi'nin toplam momenti SIFIR dır. Momentin korunumu kanununa göre ateşlendikten sonra momentin korunması (0 olması) için, mermi ve barut gazı bir tarafa itilirken tüfek diğer tarafa itilir ki biz buna geri tepme diyoruz

[Resim: Tepme2.webp]
Bu durumda fizik kanunlarına göre geri tepmeyi azaltmak için eşitliğin iki tarafında değişiklik yapmak gerekir. Ya Barut gazı ivmesi veya mermi ağırlığını azaltmamız, yada tüfeğin ağırlığını arttırmamız gerekir.

Fiziksel olarak geri tepmeyi bir formül aracılığıyla hesaplamak mümkün. Aşağıdaki resimde bu hesaplamayı bulabilirsiniz:

[Resim: Tepme3.webp]

Fiziksel geri tepmenin dışında bir de hissedilen geri tepme var. Kişiden kişiye aynı tüfekte, aynı fişek atıldığında farklı tepme hissedilir. Nedenlerimi sıralarsak:

1. Silahın atıcıya uygunluğu
2. Atıcının deneyimi
3. Atıcının o andaki zihni, fiziki durumu
4. Silahın tipi (pompalı, yarı-otomatik= gazlı veya kinetik enerjili oluşu)
5. Geri tepme azaltıcı destek veya aparatlar
6. Atıcının giysisinin kalınlığı
7. Silahın sesinin şiddeti, irkilme
8. Silahın tepmesi konusunda atıcıya yapılan telkinler

Atıcının o anda hissettiği geri tepme üzerine etkili bulunmuş.


Geri tepme ile ilgili bazı kuralları da sizlere hatırlatmak isterim:

Gramaj ve namlu çıkış hızı ile geri tepme arasında 1 e 2 kuralı vardır. Gramaj veya namlu çıkış hızı %10 arttığında, geri tepme %20 artar. Örneğin 28 gm fişek ile 32 gm arasında geritepme %20 artarken, 36 gm fişek 28 e göre %40 daha fazla geri teper.

Tüfek ağırlığı ile geri tepme arasındaki ilişkide 1 e 1 kuralı vardır. Yani tüfek ağırlığını %10 arttırırsak, geri tepme %10 azalır. Örneğin 2900 gm olan benim tüfeğimle, 3200 gm ağırlıktaki bir tüfeğin geri tepme farkı sadece %10 olup bu da çok hissedilen bir fark değildir. Ağırlık 3500 gm olursa %20 geri tepme azalacaktır ki bunun fark edilebileceğini düşünüyorum.

Bir tüfeğin geri tepmesi attığınız sıkı ile bağlantılı olarak Greener'in 96 Kuralına uyar.

Açıklaması "Bir tüfeğin ağırlığının, attınız sıkının 96 katı ağırlıkta olması durumda geri tepme rahatsız etmeyecek düzeye iner"


Önce aşağıdaki tabloya bakalım aşağısında bu tablonun yorumunu inceleyelim:

Aşağıdaki atışlar 20 grain barut hakkı ve 1200 fps namlu çıkış hızı sabit alınarak hesaplanmıştır. ( http://huntamerica.com/recoil_calculator/ )

[Resim: Tepme4.webp]

Tablonun sol tarafında ons ve gm cinsinden sıkının ağırlığı, üstte Pound altta Kg cinsinden tüfeğin ağırlığı mevcut.

Tablonun içindeki rakamlar foot/pound cinsinden geri tepme

Sarı olanlar (12-13 ft/lbs) kabul edilebilir geri tepmeyi
Yeşil olanlar 96 kuralından düşük az geri tepmeyi
Kırmızı olanlar ise çok geri tepmeyi ifade ediyor.

Örnek olarak sol sütunda 32 gram sıkı yı hizalarsanız, geri tepmeyi karşılayacak olan tüfek ağırlığı  3 kg üzeri olmalıdır.
Rahatsız olmadan Magnum fişek atmak için 4 kg ve üstü, süper magnum için 5,5 kg ve üstü bir tüfek gerekir.

Tüfeğinizin ağırlığını biliyorsanız yukarıdaki tablodan sizi rahatsız etmeyecek geri tepme ve sıkı ağırlığını bulabilirsiniz. Yani tüfeğinizin ağırlığına uygun fişek gramajının altında attığınız fişekler geri tepme açısından sizi rahatsız etmeyecektir.

Bu konuyu yazdır

  Tabancaların gerçek boyutları ile karşılaştırmasını yapan site
Yazar: AliGalip - 05-03-2024, 00:46 - Forum: Silah Karşılaştırmaları - Yorum (2)

Merhaba,
Türk tabancalarının da verisinin bulunduğu,,, 2 tabancayı gerçek ölçüleri ve ağırlıkları ile kıyaslayabileceğiniz HANDGUN HERO isimli güzel bir site bu. Tabanca almayı düşünenler için fikir verebileceğini düşünüyorum. 

Tabanca modellerini seçtikten sonra hemen alttaki COMPARE HANDGUNS 'a tıklamanız yeterli.

Sitenin linki için TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Stoeger STR-9 Optic Ready ve Sightmark Red-dot
Yazar: marlinspike - 04-03-2024, 21:40 - Forum: Aksesuarlar - Yorum (2)

Stoeger STR-9 Optic Ready tabanca ve üzerine takılı Sightmark Mini Shot A-Spec M3 red-dot.

Bu red-dot Shield RMS-C ayak izine sahip ve STR-9 a doğrudan değil kutudan çıkan 4 plakadan birini kullanarak monte ediliyor. Arkadan çekilmiş fotoğrafa baktığınızda montaj için kullanılan bu plakanın (oldukça kompakt yapıda olan) bu red-dota göre daha geniş olduğunu göreceksiniz, firma plakaların ebatını belirlerken olası tüm red-dotların takılabileceği bir boyut seçmeye çalışmış. Plakanın her iki yanından uygun açı ve usül ile yaklaşık 1mm metal eksiltilir ise estetik açıdan daha güzel bir sonuç elde edilebilir.

Aynı fotoğraftan anlaşılacağı üzere STR-9 un üzerinde gelen standart 3 nokta gez arpacık ve bu red-dot ile co-witness olma söz konusu değil ancak istenildiği takdirde Stoeger'in kendi sitesinden edinilebilen "fiber optikli düz set" gez-arpacık takımı ile lower 1/3 co-witness olması sağlanıyor (bu şekilde fotoğraf çekmemişim, kusura bakmayın).

Tabanca yaklaşık 800 atımda, beklendiği gibi sorunsuz çalışmakta ve benim gibi ortalama bir atıcı için üç nokta gez-arpacık ile hedef kağıdındaki sonuç tatmin ediyor.

Red-dot sorunsuz çalışıyor; bir kez sıfırlandıktan sonra herhangi bir kullanıcı müdahalesine ihtiyaç söz konusu değil, açma/kapama düğmesi yok, 3 MOA kırmızı noktanın parlaklığı ortamdaki ışık miktarına bağlı olarak otomatik ayarlanıyor, kapağı kapalı ya da ortam tamamen karanlık ise çok az enerji harcar bir duruma geçiyor. Yaklaşık 500 atımda sıfırlamada herhangi bozulma olmadı. Yoğun kullanım görmese de yaklaşık bir yıldır pilinin azaldığına dair bir emare gözlemedim ancak pil değişimi için red-dotın yerinden sökülmesi gerekiyor, bu nedenle pil değişiminin ardından yeniden kontrol atışı/sıfırlama ihtiyacı olacaktır.

STR-9 için optic ready versiyonu tercihimin nedeni üzerinde Stoeger'in tabiri ile "fişek yatağı dolu mandalı" bulunmamasıydı. Mevzu bahis parçayı tabanca üzerinde istemediğim için yaptığım optic ready tabanca tercihi (tabanca üzerinde red-dot kullanımına şüphe ile yaklaşa geldiğim halde) "madem yeri de hazır bir de red-dot takalım sonra sökeriz nasılsa" ya dönüştü. Şu anda (aynı çapta başka tabancalarımın da bulunmasının rahatlığı nedeniyle) sökmeyi düşünmüyorum.

Tabanca kutusundan çıkan kılıfa red-dot monte edilmiş ve kapağı kapalı olduğu halde sorunsuz yerleşiyor.

Bu arada red-dot herhangi bir zorlu dayanım testine tabi tutulmadı, öğrenmek ve deneyim kazanmak için kullanılıyor. Geleceğin elektro-optik nişangahlarda olduğunu düşünsem de henüz güvenliğimizi sağlamak üzere hazır bulundurduğum tabancaların hiçbirinde red-dot bulunmuyor. Burada yazılanlar öneri değil sadece benim deneyim ve çıkarımlarımdır, bu nedenle tercihlerinizin sorumluluğu sizdedir.


[Resim: 6.jpg]

[Resim: 5.jpg]

[Resim: 4.jpg]

[Resim: 3.jpg]

[Resim: 2.jpg]

[Resim: 1.jpg]


Tabancanın sökümünü yapıp sürgü ve gövdenin içinden fotoğraf paylaşmadım çünkü Sayın Sabri'nin eski forumda STR-9 a dair güzel bir inceleme/karşılaştırma yazısı olduğunu ve fotoğrafları paylaştığını hatırlıyorum, kendisi muhtemelen yeni foruma bu konuyu da taşıyacaktır.

Saygılarımla

Bu konuyu yazdır

  Silah Bulundurma Ruhsatı
Yazar: ceycey - 04-03-2024, 17:21 - Forum: Hukuk Bölümü/Ruhsat İşlemleri - Yorum (53)

Bu konuda önce mevzuata bakalım. Temel hüküm, 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un Ek-7.maddesidir:

"Silah ruhsatı almasında mani hali bulunmayan her Türk vatandaşı bulundurmak maksadıyla silah satın alabilir. Bulundurma ruhsatı mesken yada iş yerinde bulundurmak üzere iki şekilde verilir. Bulundurma ruhsatlı silahların bir yerden başka bir yere nakli için mahallinin en büyük Mülki Amirinin vereceği nakil belgesi gereklidir. Bu belge atış poligonlarına gidiş ve dönüş için de geçerlidir. Ancak, silah nakil belgesinde belirtilen gün ve güzergah haricinde silah, mesken veya iş yeri dışına çıkarılamaz........"

(91/1779) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik'in 4.maddesi:

"Silah ruhsatı alınmasına engel hali bulunmayan, yirmibir yaşını doldurmuş her Türk vatandaşı bulundurmak amacıyla silah satın alabilir. Meskeninde silah bulundurmak amacıyla silah ruhsatı almak isteyenler kanunen kabul edilen yerleşim yerindeki, işyerinde silah bulundurmak isteyenler ise işyeri adresinin bulunduğu yerdeki ruhsat vermeye yetkili mercilere müracaat ederler.

Bulundurma ruhsatı, meskende veya işyerinde olmak üzere iki şekilde düzenlenebilir.

Bulundurma ruhsatlı silahların atış poligonu da dahil, zorunlu hallerde bir yerden başka bir yere nakli, mahallin en büyük mülki amirinin vereceği (EK-2)’deki Silah Nakil Belgesi ile mümkündür. Bu belgede belirtilen gün ve güzergah dışında silah, mesken veya işyeri dışına çıkarılamaz. Taşıt araçları işyeri veya mesken sayılmaz.

Bulundurma ruhsatlı silaha sahip kişiler, mesken veya işyerlerini daimi olarak değiştirmeleri halinde yeni adreslerini ruhsatı veren mülki amirliğe bildirerek silah nakil belgesi almak ve yeni adreslerinin kayıtlara geçirilmesini ve ruhsatına işlenmesini sağlamak zorundadırlar. Ruhsatlı silahın bulundurulacağı yeni adresin başka bir mülki sınır içinde olması halinde, silaha ait bulundurma dosyası yeni adresin bulunduğu mülki amirliğe nakledilir. Dosyanın nakledildiği mülki amirlikçe harç alınmaksızın yeniden bulundurma ruhsatı düzenlenir."

Kanunun 6.maddesinde ruhsatlarla ilgili genel esaslar düzenlenmiştir:

"Bu Kanun kapsamına giren silahlar için verilen taşıma ve bulundurma ruhsatları yenileme harcı alınmak şartı ile beş yıl için geçerlidir. Ruhsatların veriliş sebeplerinin ortadan kalkması halinde ruhsat sahibi durumu ruhsatı veren makama altı ay içinde bildirmekle yükümlüdür. Aksine hareket edenler ile süresi dolduğu halde altı ay içerisinde ruhsatını yeniletmeyenlerin ruhsatları iptal edilir. Ancak, gerekli şartları haiz olan kişilere üçbin Türk Lirası idari para cezası ödemeleri kaydıyla tekrar ruhsat verilebilir. Bu fıkra hükmüne göre idari para cezası vermeye mülki amir yetkilidir........"

Aynı yönetmeliğin 3.maddesinde genel esaslar tekrar edilmiştir :

"Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren beş yıl için geçerli olup, gerekli şartların varlığı halinde her beş yılda bir yenilenir. Ruhsatlar verilirken ruhsatın geçerlilik süresi ve süre bitiminden itibaren en geç altı ay içinde ruhsatın yenilenmesi gerektiği kişiye tebliğ edilir. Beş yıllık geçerlilik süresini müteakip altı ay içinde ruhsatın yenilenmemesi halinde o silaha ait ruhsat başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilerek bu Yönetmelik hükümlerine göre devri sağlanır. Bu şekilde ruhsatı iptal edilen silah, ancak Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirlenen idari para cezasının ödenmesi kaydıyla aynı şahıs adına tekrar ruhsata bağlanabilir.

Yeni ruhsatın geçerlilik süresi, önceki ruhsata ait sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süresi biten taşıma ruhsatı, yenisi verilinceye kadar bulundurma ruhsatı yerine geçerlidir. ......."

91/1779 Sayılı yönetmeliğin 15.maddesinde ruhsat için istenecek belgeler belirtilmiştir :

"Silah taşıma veya bulundurma ruhsatı almak isteyenlerden, silah taşımalarında veya bulundurmalarında psikolojik, nörolojik veya fiziki rahatsızlıklar bakımından sakınca bulunmadığına dair doktor raporu (...) ile Bakanlıkça belirlenen diğer belgeler istenir."


Bu mevzuata göre bulundurma ruhsatı alabilmek için ilk şart TC vatandaşı olmaktır.
Diğer şartlar 21 yaşını bitirmiş olmak ve ruhsat almaya engel hali olmamaktır.(Engel haller ileride incelenecektir.)
Eğer bu şartları taşınıyor ve ruhsat harcı ödemek göze alınıyorsa; aşağıdaki belgelerle birlikte ilgili emniyet müdürlüğüne veya jandarma komutanlığına başvurulur.
Sağlık raporu,3 adet biyometrik resim, vergi borcu olmadığına gösterir yazı, kimlik kartı (nüfus cüzdanı),ruhsat harcı ve kart parasının ödendiğine dair banka dekontları, yarım kapak dosya.
Eğer silah yeni alınmayacak ve birinden devir alınacaksa, devreden kişinin silah ruhsatı fotokopisi ile her iki tarafın devir niyetini gösterir dilekçeler başvuruya eklenecek.
İlgili kurumca sabıka kaydı ve nüfus kayıtları ile başvuru dosyasındaki evraklar incelenir. Ruhsata engel yoksa, yeni silah alımı için "Silah Satın Alma Yetki Belgesi" hazırlanarak başvuran şahsa verilir.Bu belge 6 ay süreyle geçerlidir. Şahıs MKE'den aldığı silahı ve faturayı(60 gün içerisinde) aynı kuruma getirir, silahın tespiti yapılır.
Devir varsa (bu arada silahın dosyası başvuru dosyası içerisine konulur) notere devir için yazılan belge şahsa verilir.Noter önünde satış yapıldıktan sonra ,devir belgesi ve silah ilgili kuruma getirilir, tespit yapılır.(Alınan silah bulundurma ruhsatlı silah ise nakil belgesi de hazırlanır)
Bu işlemler bitince nüfus müdürlüğüne ruhsat tanzimi için yazı yazılır. Yaklaşık 2 hafta içerisinde silah ruhsat kargo vasıtasıyla size ulaşır.

NOT: 2024 yılı için bulunduma ruhsatı harcı 17.556,00 TL, kart ücreti 750,00 TL'dir.
2025 Yılı için bulundurma ruhsat harcı 25.282,70 TL,kart ücreti 1.100,00 TL'dir.


Yukarıda yazdıklarım mesken bulundurma ruhsatları içindir. İşyerinde bulundurma ruhsatı isteniyorsa, yukarıdakiler dışında  aşağıdaki belgeler eklenecek:

1-İşyeri açma ve çalıştırma ruhsatı fotokopisi, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatına tabi olunmaması halinde buna ilişkin belge ve işletme/faaliyet izin belgesi fotokopisi (Fotokopi Noterden tasdikli olacak yada aslı ile beraber getirilecek.)

2- Mükellefiyeti gösterir vergi dairesi yazısı,

3- Müracaata esas olan işyerinde, ortaklık veya şirket söz konusu ise yönetimin buna ilişkin kararı ve muvafakat yazısı, (Karar metninde şirketin adresi, şirkette kimin silah bulundurmasına muvafakat verildiği ve ruhsatın bulundurma ruhsatı olacağı açıkça belirtilmiş olacak.)

4- Müracaata esas olan işyeri şirkete ait ise ortak ve yetkilileri gösterir Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısı.

Bu konuyu yazdır

  İDEF 2023 İZLENİMLERİ KOR FX9 VE AG9 TABANCALAR
Yazar: Osman Ortaç - 04-03-2024, 16:57 - Forum: Diğer Modeller - Yorum Yok

Bu konuyu yazdır

  Yurtdışında Yaşayan Vatandaşın Ruhsat Durumu
Yazar: Shepherd - 04-03-2024, 15:05 - Forum: Hukuk Bölümü/Ruhsat İşlemleri - Yorum (3)

Ankara Egm'nin internet sitesinde tesadüfen gördüm. Yurt dışında çalışan ikamet eden vatandaşlara tabanca ruhsatı verilmeyecekmiş.
Teker teker her ilin silah ruhsat şubesine bakmadım. Her ilde geçerli mi bilmiyorum.
Sayın üyelerimizden bu konuyu daha iyi bilen açıklayacak olanlar vardır.

[Resim: Resim1.jpg]

Mesaji duzenleyemiyorum telefondan biraz zor oluyor.
Emniyetin linkteki genelgeninde 2. sayfadaki i ve j maddelerinde gerekli açıklama mevcut.
https://www.egm.gov.tr/kurumlar/egm.gov....ESI(1).pdf
[Resim: 303mdx0.jpg]
Bu konuyu iyi bilen sayın uyelerimiz vardır. Kendileri tarafından bu konu yorumlanırsa daha net bilgiye ulaşabiliriz.

Bu konuyu yazdır